Küçük bir tabureye oturup, dudaklarımızı kapatıp susardık.
Flaş patlayınca, siyah örtünün altından bir kuş çıkacağını zannederdik.
Biz çıkardık.
O Arap fotoğrafın içinden tertemiz çıkardık.
"Cansız bir hatıra" diye yazardık resimlerin arkasına.
Canlıydık aslında.
Hayat verecek kadar hem de.
İnsanlar düşünceli bakardı birbirine, yere düşerse kaldırmak amacıyla.
Toplumdan zarafet akardı.
Herkesin yüreğinde geniş bir avlu.
Pencereler güneşi görürdü, yüzler aydınlık.
Yol kenarında gelincikler.
Basit oyunlarla geçerdi çocukluk.
Vurmaya kırmaya yönelik değil.
En fazla verdiğimiz zarar, ağaçlara kazıdığımız isimlerdi.
Dört elle sarılırdık birbirimize, iki elimiz yetmezdi.
Akşam yanımızdan Çerkez ayrılan, sabah Kürt gelirdi.
Herkes herkesi kardeş bilirdi.
Duvarımız yoktu ki yıkılsın.
Ama içimizi oydular.
O nefret haramileri, her yanımızı sardı.
Dostluğumuzu kardeşliğimizi soydular acımasızca.
Rüzgarın yönünü biz değiştiremezdik, rüzgar bizleri değiştirdi.
Zehirli televizyonlara alıştığımız gibi, bu düzene de alıştık.
Birbirine savaş açan, kan kusturan insanlar arasında, hala dost ve kardeş kalmaya çalışıyoruz.
Bu renkli dünyanın içinde, siyah beyaz resimlere bakıyorum inatla.
O köşe başındaki çeşmelere susuyorum.
Oysa hayatımız karanlıklara gömüldü.
Çok şeyler öldü bu ülkede.
O yüzden içime kapanıp susuyorum!
Susarak konuştuğum, o eski resimlerdeki gibi..
* * *
YARATICI DÜNYA(!)
Reklam dünyasının ne kadar yaratıcı (!) olduğunu görmek için Hitler'i reklamlarda kullanan müthiş buluşa(!)bakın.
Sınıfta kalmak neymiş görün.
Reklam filmlerinin çoğunun aptal komikler üzerine kurulduğu bir dünyada, işler tıkırında olduğu içindir ki, fazla düşünmeye gerek duymuyor, duyurmuyorlar.
Ancak baltayı taşa vurunca, iadeli taahhütlü dönüşleri seyrediyoruz. Keyifle!
* * *
Gençliği iyiye yönelten insanlığı iyiye yöneltir.
* * *
Sahte bal üretenleri bir odaya kilitlemek gerek. Eşek arılarıyla birlikte!
* * *
30 Mart 2012
Mutluluk takvimi
Görmeyen bir insanın kolunu tutma, bırak o senin kolunu tutsun.
Sabah yürüyüşü yap.
Duruşun olsun.* * *
Sevdalandı türkü türkü
Boşa çekti onca yükü
Bir yangındı artık söndü
Yorgun ömrüm
Ne dostu var ne bir kardaş
Acılarla sarmaş dolaş
Eriyor bak yavaş yavaş
Solgun ömrüm
Elbet vardı çok günahı
Yerde kaldı her bir ahı
Kesti hayatla sabahı
Dargın ömrüm
Hala bir gönül yasında
Yenik düştü kavgasında
Tel örgüler arkasında
Sürgün ömrüm
Hakkı YALÇIN