CANLI YAYIN

El üstünde

Eklenme Tarihi 10 Ocak 2014
Kahramanla soytarının aynı adreste ve hatta aynı kimlikte buluştuğu bir ülkeyiz artık. Bataklığımız da var, timsahlarımız da.
Gözyaşlarını paraya dönüştüren sistemin bedelidir bunlar!
***

Adalet; köre adres soran sağır ve dilsizin çaresizliğindeyse.
İnsanların hayatları çalınacak, suçlarının ne olduğunu bilmeden hapislerde yatacaklar, sonra da "pardon" denecek!
Bizde böyle borçlar mahşere kalır.
***

Dibe sürüklenmeyi sevdiğimiz içindir ki, derinlikleri seven bir devlet anlayışımız mevcut.
Bu ülkede, demokrasinin inim inim inleyeceğine de.
Kimin kimi dinleyeceğine de, devlet karar verir. "Derin devlet!"
***

Masumken bile özür dileyen insanlarla.
Suçluyken bile gücünü gösteren insanlar ülkesiyiz artık.
İçinden geçtiğimiz kirli zaman, ele verdiklerinden daha fazlasını gelecek zamanda saklıyor.
***

Bir zamanlar soylu eşkıyalarımız vardı bizim, dağlara çıkarlardı.
Hamido, Koçero.
Bindikleri atlar bile yemeden içmeden kesilirdi haksızlıklarda.
Onların ortaya koydukları kendi hayatlarıydı.
Düşmanları bile hapşırsa, "çok yaşa" derlerdi.
Kara sakallarından kan damlayan, ellerindeki benzin bidonlarından can damlayanları da gördük biz.
Eşkıyalarımız onların yanında melekti.
***

Evinden çıkan babaların korkuları belliydi. "Mutfağın penceresini açık unutma.
Çocuğu camdan sarkıtırken dikkat et."
Şimdi, "Aman ha yerin kulağı var.
Babana bile güvenme!"
***

Her zaman söylüyorum, 12 Eylül'den sonra bu ülkenin gördüğü en büyük darbedir televizyonlar.
Televizyonlardan sonra sadece kulaklar değil, yürekler de "anten" oldu.
Dedikodu humması veba gibi yayıldı.
Muhbirlik altın devrini yaşarken, tetikçilik itibarlı bir meslek haline geldi.
Şimdi kendinde olmayanı başkasında arıyor herkes. Şerefi, haysiyeti mesela!
***

Eski insanlıkların payına bir selamın bile düşmediği günlerden geçiyoruz.
Hayatın öznesi para.
Parayı uyuşturucu kaçakçıları, pezevenkler de kazanıyor.
Önemli olan ayaklar altında yaşamamak.
Yoksa herkesin tabutu el üstünde taşınıyor.

***

Heykellerin dozerle kırıldığı bir ülkede sanata verilen değer göz boyamadır.

***

Ah nine ah!

65 yaşındaki nine, 22 yaşındaki delikanlıyı bıçaklayarak öldürdü.
Sebebi, 3'üncü kez eşinden ayrılan kızından olan 16 yaşındaki torunu.
Nineyi cinnet haline getiren eylem; ölen delikanlının torunu için kapıya dayanması.
Hayatını kızını ve torununun mutluluğuna adayan bir ninenin, 65 yaşından sonra hapislerde çürümesine mi yanalım?
Aşkın kapısına dayanıp, 22 yaşında hayatını kaybeden gençliğe mi?
Bir yanlış, bütün doğruları götürebiliyor.

***

Beyin jimnastiği yap.
Faturanı zamanında öde.
Vicdanına tutsak ol.

***

Uzak düştün ellerime
İki gözüm dertli başım
Seni yazdım kaderime
Mahşer günüm
Can yoldaşım

Uyku tutmaz geceleri
Ne olurdu dönsen geri
Sen içimde can gibisin
Yakıyorum türküleri

Cemre düştü sevdamıza
Hasreti sar getir bana
İçimdeki yangınlara
Dağlardan kar getir bana

Hakkı YALÇIN