Teorik hesaplarımız tutarsa yolumuz belli, tutmazsa her zamanki gibi talihimize yanacağız.
Bu gruptan birinci çıkmamız gerekirdi ama kendi sahamızda oynadığımız Letonya ve Karadağ maçlarında 2 farklı galibiyetlerin beraberliğe dönüştürülmesine izin verdik.
Zamanında yapılmayan sorgular her zaman bir bedel ödetir. Bizler de o bedeli hayaller bittikten sonra ödeyeceğiz belki.
Portekiz bile play-off'lara kaldıktan sonra her rakibin Cebelitarık gibi olacağı zannedilmesin!
***
Bir deniz kaç gemi eder kaç yat? Her milli maçta kulüp başkanlarına bunları öğretiyor hayat!
Sadece milli takımdaki gençlerle denizlerin eski bereketine kavuşması mümkün olur mu onu da futbolumuzun ağaları beyleri gösterecek bizlere.
Özellikle derbi maçlarından sonra gözyaşı şişelerini doldurmaktan fırsat bulurlarsa!
***
Hafta sonunda milli maçın havasından bizleri çabucak uzaklaştıracak olan bir derbimiz var.
Yöneticilerin maç sonu demeçlerinin futboldan çok konuşulacağı derbilerden olma ihtimali büyük.
Kulüp başkanlarının adaletle kurduğu bağ zayıfladıkça kötülük güçlendi ve kendi kurallarını icat etti.
İki takım taraftarının aynı tribünde oturduğu yıllarımız vardı.
Güzel yıllardı, gaz lambalarımız da vardı göz lambalarımız da.
Eskimiş gömlekler de ütülüydü yüzdeki çizgiler de.
O yüzden çocukluğumun İspanyol paça pantolonlarını bugünün düdük paçalı pantolonlarına değişmem.
Düdük denince aklınıza ne geliyorsa, paçasından çamur akanlar da o düdüklerin arkasından geliyor!