İNSAN aydınlık mıdır, okumakla kendini farklı zanneden karanlık mı?
Ekranlarda konuşurken "bunlar mı aydın?" dediğimiz o kadar çok profesör etiketli insan varken, cehaletin terazisine hep aynı insanları koymaktır yanlış olan.
Köylü diye aşağılanan insanların ürettiklerini şehirli züppeler mi üretti?
Lüks yatlarda "kafayı çekerken" geyik muhabbetlerine bayılanlar, karaya ayak basınca mı ayıldılar?
***
Tek üyesi kalmamış bir düşüncenin savunucusu olmak hiç olmamak değilse, çok kişinin savunduğu bir düşünceye saygı duymak da zorunluluktur.
Buna çoğulcu demokrasi denir.
İnandığı doğrulara saygı duyulmasını isteyenler, başkalarının doğru bildiklerine de o saygıyı göstermelidir.
***
Yanlışları ilkeli bir dille sorgulamak başka, kendinden olmayanı yok sayma duygusu başka!
İnsanların farklı dinamiklerden beslendiğini görmemektir yanlış olan ve bunun adına "kabile kültürü" denir.
"Cahil" diye küçümsenen insanların, kendilerini eleştirenleri "sanatçı" olarak alkışladığı zamanlar yok farz edilirse de ayıp edilir.
***
Başkalarını değiştirmek isteyenler meseleye önce kendi mahallelerinden başlamalıdır.
Öyle ya, iktidarı suçlamakla o iktidarın karşısında 20 yıldır hiçbir şey beceremeyen "muhalefeti" gizlemek arasındaki "karanlık tünel" ne olacak?
Sığ düşünmektir cehalet!
Hangi düşünceye sahip olursa olsun, inandıkları partilere oy verenleri suçlamaya da kimsenin hakkı yoktur.
***
"Çobanın oyuyla benim oyum bir olamaz" demişti, hayatında hiçbir şey üretmeyen mankenin biri.
Eşme'de çobanlık yapan 14 yaşındaki Aysu Paralı o sözlerin ardından güreşte Balkan Şampiyonu olup tarihe geçti.
O mankenin hayatta bıraktığı izler yaşadığı günlük ilişkilerde bile kalmamıştır emin olun.
***
Eleştiriden korkmayalım. Daha demokratik bir Türkiye olmanın mücadelesini elbette verelim ama kimseye hakaret etmeyelim.
Ekmek davasına el atalım ama dolar yükseliyor diye çığlık atmayalım.
Ülkemizi sevelim, insanlar arasındaki kutuplaşmanın her haline karşı duralım.
Çünkü bu ülkede bitirilmesi gereken ilk şeydir nefret!
Sil baştan demek kolay
Unutmak zor
Bu hayat her zaman
Bildiğini okuyor
İhtimallerde yoksan
Bari aşkı hatırlat
Bu kalbi sevmek için
Taşıyoruz be hayat
Bizim neyimiz noksan
Ömrümüze ömür kat
Biz zaten ölmek için
Yaşıyoruz be hayat
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Bahis oyunlarına güvenme.
Aç insanı geri çevirme.
Garsonlara kibar davran.
Yoksulluğun her halini bilenler için her şey ekmek uğrunadır.
ATAKÖY ÇAKALLARI
İstanbul Ataköy'de otomobil çeteleri türedi, arabalar teker teker çalınıyor.
Güvenliğin ve emniyetin olmadığı yerde çakallar için ganimet vardır.
Ataköy 4'ncü kısımda o ganimet toplandı şimdi sıra diğer kısımlarda.
Evlerin içine kadar girip, otomobilin anahtarını çalabilecek kadar güç ve beceriye sahip olan çakalların, hırsızlığın neredeyse suç sayılmadığı bir düzende at oynatması sebepsiz değildir.
Sitelerdeki güvenlik de bir kameranın karşısında film izlemekten ibarettir.