Adamın biri oy kullanmaya gitmiş, "Niye geldiğimi bilmiyorum" demiş.
Adamın biri oy kullanmaya gitmiş, "Kendime bir telefon açabilir miyim?" diye sormuş.
Adamın biri oy kullanmaya gitmiş, oy kullanmasına zaten gerek yokmuş.
Kemal Kılıçdaroğlu yukarıdaki espriler için kusuruma bakmasın.
Liderliğin nasıl bir güven duygusu gerektirdiğine baksın.
Sırtındaki hançer gölgelerine ve kendi yanlışlarına baksın.
Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'a "Recep Bey" demeyi icat saydı.
Tayyip Erdoğan'a yüklenirken, kendi villasını villadan saymadı.
Masumiyetine, başarılı bir darbe girişiminde bulundu.
Daha sakin olması gerekirken, yangın çıkarmayı sevdi.
Altta kalmayayım derken, kurduğu cümlelerin altında kaldı. Önündeki kağıttan seslenen liderliğin, huzurevinde el sallayan adamlarla bir benzerliği vardır. Anlayamadı.
Gördüğümüzden zayıf çıktı.
CHP'nin içinde bireysel iktidar meseleleri vardır, devlet meselelerini dert etmeyenlerce... Onları göremedi.
Ayaklarının altına koydukları tabureyi çekmesi muhtemel, parti içi adamlardan medet umdu.
Gürsel Tekin'i saf dışı bırakmaktan çok daha önemlisi, Önder Sav gibilerini partiden ihraç etmekti.
Hakkı Süha Oktay'a ancak dişini sıkabildi.
Kemal Kılıçdaroğlu iyi bir adam.
Hamuru iyi.
Ama liderlik başka bir şey.
Ve CHP üzeri renkli çiçeklerle örtülmüş bir uçurum.
Bu referandumda, bileği bükülmekle kalmadı...
Kemal Kılıçdaroğlu, ilan-ı aşk ettiği Başbakanlık hayallerini de yedi.
Belki de başlamadan biten bir rüyaydı onunki...
* * *
ÇAKAL KORUMA SİSTEMİ
Eskişehir'de 10 gündür kayıp olan 11 yaşındaki kız çocuğu ölü bulundu. Tecavüz edildikten sonra boğulmuş. Çakallığın tecavüz alanı her yıl biraz daha genişlerken, ölümlerin yaşı küçülüyor. Onları besleyen bir medya düzeni var. Bu çakallara cesaret veren bir sistem. Gökyüzü affetmeyi bıraktı da... Yeryüzü hala onları koruyor.
* * *
Kimse görmek istemeyenler kadar kör değildir.
* * *
Kenan Evren için suç duyurusu yağıyor. "Yarabbi şükür" diyordur. "Beni yargılayacak sistem, bu ülkede yok!"
* * *
15 Eylül 2010
Mutluluk takvimi
Kendi yemeğini kendin yap.
Okula yeni başlayan çocuğa cesaret ver.
Sokakta kahve iç.
Kan ver.
Masanı kendin topla.
* * *
İçimde sakladım
Kendi külümde
Kalbim yaşamaya
Zor dayanıyor
Ben ona aitim
Kendime değil
Onu uğurlarken
İçim yanıyor
O gidiyor ardından
Öbür yarım gidiyor
O gidiyor, birtanem
Benim canım gidiyor
Yangınlara hazırladım
Bu seven yüreğimi
Sabahlara çıkamam
O sevgimi bilmiyor
Hakkı YALÇIN