TOKİ'nin, Samsun'daki felaketinden kalanları gördük. "Yıldız gibi parlayan proje" sloganıyla satılan evlerin, insanlara mezar olduğunu da gördük.
Ne İnşaat Mühendisleri Odası'nın uyarılarına kulak asıldı.
Ne bildirilere.
Uzmanlar hala, "yer seçimi yanlış" diyor da...
Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, "Yanlış olduğunu zannetmiyorum" diyor.
Sormak lazım. "Ne zannediyorsunuz?" "Bir yağmurla insanlara mezar olan evleri, yıldızlı proje mi?" "İki dereyi birleştirmekle oluşturulan mezar mı?"
Ölümün de, suyun da uykusu yok da, yıllardır uyuklayan gerçeklerin hükmü olur mu?
Bu demektir ki.
Ustası olacaksınız yaptığınız işin.
Hatanızı kabul edecek kadar büyüklüğe erişeceksiniz.
Ölümler bir şey anlatıyor da, siz anlamıyorsanız, suların ortasında görevlilerin boğazına yapışan anneye neyi anlatacaksınız?
Ne acıdır ki...
Kendinden olanı koruyan sistem, bu ülke semalarında geçerli oldukça, ölümler sudan ucuz olacaktır.
Hiçbir şey rastgele değildir.
Ölümler de...
Dere kenarında yıldız gibi parlayan proje, ölümlere basılan yaldızlı davetiyedir.
Kalanların haykırışları da, beş yıldızlı çığlıklardır.
Şimdi adalet zamanı.
Yasalar, depremde yapılan binaların müteahhitlerine gereken cezayı veriyorsa.
Bu meselenin suçlularına verilecek cezayı merak ediyoruz.
5 insanın canı bir değer taşıyorsa.
Adalet; sadece deprem müteahhitlerinin değil, bütün yanlış yapıların mimarları için geçerliyse
* * *
ÖMÜR BOYU ACI
Yolculukta, bir buçuk yaşındaki bebeği otomobilin ön koltuğuna oturtan aile, kazada bebeğini kaybetti.
Bebeğin arka koltukta oturtulması gerektiğini bilip, yerine getirmemek, o aile için en büyük vicdan azabı.
Hayat "keşke"lerle dolu.
Kim isterdi ki böyle bir hata yapmayı.
Hele o hata, bir ailenin canını ömür boyu yakacaksa.
* * *
İnsanın hayata karşı görevi yaşamaktır.
* * *
Uyumak için değil, uyanmak için kitap okunduğu zaman, kitap okumanın da anlamı olacaktır, uyanmanın da.
* * *
6 Temmuz 2012
Mutluluk takvimi
Satın almayı düşünmediğin mal için satıcı oyalama.
Çocuklara tasarrufu aşıla.
Ruhunu dinlendir.
* * *
Aynı kaderi paylaşmak da
Yetmiyor
Delice sevdiği birini bile
Geç tanıyor insan
Sırtına bir hançer
Daha saplanıyor
Bazen çok sevdim
Demeye bile
Utanıyor insan
Bazen melek yüzler bile
Özünde ihanet gizler
Bir yalancı kahraman
Kendini galip saysın
Susarak gelmişti de
Zehrini kusarak gitti
O küçücük kalbinde
Bir sahte gurur kalsın
Hakkı YALÇIN