PAZAR gecesi şampiyonluk arenasında Galatasaray'ın "beş yıldızlı Aslan" formasıyla tanışmış olduk. Fenerbahçe'de 7 sezondur yanlışların arkasında duranların nasıl maharetli olduklarını bir kez daha görmüş olduk.
Galatasaray hem kupada hem ligde sadakatiyle, inancıyla ve mücadele gücüyle rüzgar gibi geçti. Fenerbahçe'de korkaklığın "yakından sevgilisi" olanlar, bu sezon da şampiyonluğun "uzaktan akrabası" olmayı seçti.
***
Galatasaraylı taraftarlar pazar gecesi tribünlerde "oley çekerken", mızıkçılık denizinde taş sektiren Mourinho bu sezon taraftara çilenin kralını çektirdi.
Üstelik rakibini tebrik etmesi gerekirken, "her şey organize edildi" diyecek kadar küçüldü.
Fenerbahçe'nin Eyüpspor maçında tribünlerin bomboş olmasının bir açıklaması varsa, maçtan sonra "istifa" haykırışları yankılandıysa, taraftarın yönetime ve takıma saygıyı reddetmesidir.
"İzlemeye bile değmez!"
***
Bu sezon ligimizden Osimhen diye bir futbol kahramanı geçti. Osimhen'de çözülmemiş gizler vardı, en olumsuz şartlarda bile maçı döndüren sihirli gözler.
"Tek kişilik orduydu" desek yeridir. Osimhen gidiyor diye sevinenler, kendilerinde kalan belalara iyi baksınlar. Hiçbir teknik direktör bir tane büyük maç kazanamayan Mourinho kadar Fenerbahçe'nin karikatürize edilmesine çanak tutmadı. Hala böyle bir mızıkçının arkasında duran varsa, Mourinho tazminatını alamazsa tahtında kalacak, Fenerbahçe taraftarı da bahtına yanacak öyle mi? Öyle!
***
Sonuç olarak Fenerbahçe'de olmayanlar Galatasaray'da vardı. Ve iki kupayı da analarının ak sütü gibi hak ettiler. "Her şey organize edildi" diyen saygısız Mourinho'ya sorsunlar, "şampiyon olabilmek için ne yaptın?" Cevabı bellidir.
"Rakip teknik direktörün burnunu sıkmaktan, kadro kurarken yazı tura atmaktan başımı kaldıramadım!" O yüzden Okan Buruk sezonu başı dik ve gururlu tamamladı, Mourinho'nun "sözyaşları" hala dinmiyor!