Yargıtay kararlarında mobbing, 'Aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya veya pasifize etmeye yönelik davranışlar' şeklinde tanımlanıyor.
Çalışanın işyerinde yalnızlaştırılması, iş yapmasının zorlaştırılması, yok sayılması, alay edilmesi, statüsünün küçümsenmesi, yaptığı işin aşağılanması, işle ilgili olağan olmayan taleplerde bulunulması, statüsü, işi ve benzeri konularda tehdit edilmesi, görev tanımının dışında işler verilmesi, dedikodusunun yapılması, cinsel tacize maruz bırakılması, sürekli eleştirilmesi ve suçlanması, iş şevkinin kırılmaya çalışılması şeklinde örnekleyebiliriz. Elbette bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Mobbinge uğrayan işçi,
● İş sözleşmesini haklı nedene dayanarak feshedebilir,
● Belli şartlarda ayrımcılık tazminatı isteyebilir,
● Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'na göre tazminat isteyebilir,
● Mobbing yapan yöneticiyi dava edebilir ve manevi tazminat talebinde bulunabilir,
● Ve koşulları söz konusu ise işçi, kötü niyet tazminatı hükümlerine de başvurabilir. Mobbinge uğrayan işçi iş akdini bu nedenle feshederse, istifa etse dahi, kıdem tazminatını da almaya hak kazanacaktır.
Mobbing nedeniyle iş akdinin feshi halinde ihbar tazminatına ise hükmedilmeyecektir.