CANLI YAYIN
Ergün Diler
ERGÜN DİLER

Vehbi Bey ne derdi?

Eklenme Tarihi 31 Mayıs 2011
Ali Numan Bey, 1897'de Bursa'da doğdu. Afyon İdadisi ve Bursa Ziraat Mektebi'ni bitirdi. Ziraat öğretmenliğinden sonra Ankara Gazi Çiftliği'nde göreve devam etti.
CUMHURİYET'in ABD'ye gönderdiği ilk ziraatçı oldu. UTAH Üniversitesi'nde öğrenim gördü.
Türkiye'ye dönerek Eskişehir yakınlarındaki DRAYFARMING DENEME İSTASYONU'na yerleşti. 10 yıl ailesiyle burada yaşadı. ABD'de öğrendiği yeni teknikleri hayata geçirdi. Önemli işlere imza attı. Ama onu bekleyen asıl görev, ATATÜRK'ün ölümünden sonra kapısını çaldı. 2. Dünya Savaşı yeni bitmişti.
ABD'nin başlattığı Marshall yardımlarının dağıtılması gerekiyordu. Hemen kolları sıvadı. Peki ilk yardım paketinde ne vardı?
Tabii ki zirai aletler...
Talihsiz TÜRK KÖYLÜSÜNÜ pulluktan ve kara sabandan kurtaracak traktörler memlekete geldi.
Devletin HİBE OLARAK aldığı traktörler LOKMAYI SAYARAK YİYEN TÜRK KÖYLÜSÜNE KREDİYLE SATILDI. 'Minneapolis Moline' adını taşıyan bu traktörlere, sarı traktör adı verildi... Oğulları KORE'ye savaşmaya gönderilen babalar bir yandan acı içinde uykusuz geceler geçirirken bir yandan aldıkları traktörün parasını ödemeye çalışıyordu... SARI TRAKTÖR büyük ilgi görünce hemen YERLİ ÜRETİM planlandı. Ziraat Bankası desteğiyle Minneapolis Moline-Türk Traktör ortaklığı kuruldu. Nereye? Atatürk Orman Çiftliği'ne.
Türk Traktör'ün sermayedarı kim oldu?
Vehbi Koç...
Numan Bey'in ilk oğlu 1927'de dünyaya geldi. Can adı verildi. Galatasaray Lisesi'ni bitiren Can da babası gibi ziraat öğrenimi gördü. Mezun olur olmaz babasının kuruluşuna öncülük ettiği TÜRK TRAKTÖR'de işi hazırdı, Bernar Nahum'un yardımcısı olarak. Can'dan 10 yaş küçük olan kardeşi de hızla gelişiyordu. O da ağabeyi gibi Galatasaray'da okudu.
Ardından City College Business'tan mezun oldu. Eğitiminden sonra o da ağabeyi gibi Koç Grubu'nda çalışmaya başladı. Ormak A.Ş. ilk işyeri oldu.
Ancak o ağabeyinden daha hırslıydı.
Bulunduğu yerde kalacak biri değildi.
Hedefleri vardı. Yükselmek istiyordu...
Ankara Palas'taki bir yemekte Suna Hanım'ı dansa kaldırmak istedi. "HAYIR" cevabı aldı. Ama yılacak gibi değildi. Birkaç yıl aradan sonra HANIMEFENDİYİ buluşmaya ikna etti. Pelit Pastanesi'nde saatlerce bekledi. Ne gelen vardı ne giden..
Beklemekten sıkıldı ve soluğu Koç'un merkezinde aldı. Evlenme teklifi de orada geldi. İDOLÜ olan kişinin DAMADI olmak istiyordu. Suna Hanım babasının fikrini aldıktan sonra "EVET" dedi. Evlendiler ama önce geleneklere göre İMAM NİKAHI yapılacaktı. Nikahın şahidi ise Bernar NAHUM'du...
Nikahta KERAMET VARDIR sözü bir kez daha gerçekleşti. Çiçeği burnunda damat hızla yükselmeye başladı.
1966 - 1970 Otoyol Sanayi A.Ş. Genel Müdür
1970 - 1973 Tofaş Oto Ticaret A.Ş. Genel Müdür
1973 - 1980 Koç Holding A.Ş. Tofaş Grubu Koordinatörü
1980 - 1987 Koç Holding A.Ş. Başkan Yardımcısı, Tofaş Grubu
1987 - 1993 Koç Holding A.Ş. İdare Komitesi Üyesi, Otomotiv Şirketleri Başkanı
1993 - 1994 Koç Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi, İdare Komitesi Başkanı, Otomotiv Şirketleri Başkanı 1994 - 1998 Koç Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi, Topluluk Yürütme Kurulu Başkanı
1998 - Kıraça Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı
2003 - Koç Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

Başarılarla dolu bir hayata sahip oldu.
Birçok hayır işine imza attı. Birçok vakfın kurucusu oldu. Ama bütün bunlar beyefendinin hızını kesemedi. En sonunda şiddetli bir muhalif oldu. Çalışma yaşamını geçirdiği grup kazancını her yıl katlarken, o gazetecilere "Merak etmeyin CHP iktidara gelecek" dedi... Eğer gelmezse "ne isterseniz alacağım" sözü verdi... NE İSTERSENİZ ALACAĞIM sözü kulağa ne kadar hoş geliyor di'mi...? Eee herkes İnan KIRAÇ olamıyor. Acaba VEHBİ BEY hayatta olsa DAMADINA ne öğüt verirdi...
Mesela "DEVİR DEĞİŞTİ EVLADIM" der miydi? Merak ediyorum da...