Küresel sistem bu kez bir boğazda kilitlendi. Ve o boğazın adı Hürmüz ise mesele artık bir bölgesel kriz değil; zincirleme bir çöküş senaryosudur.
28 Şubat'ta İsrail, yalanlarla ürettiği senaryo sonrası ABD ile birlikte İran'a savaş açtı. İran merkezli görünen bu savaş artık 190'dan fazla ülkenin kaderini etkileyen küresel bir sarsıntıya dönüşmüş durumda. Risk büyüyor. Ve bu büyüme lineer değil; katlanarak ilerliyor.
JPMorgan Chase analistlerinin çizdiği "petrol şoku haritası" ilk bakışta teknik bir finans raporu gibi görünebilir. Oysa satır aralarında yazan şey çok daha karanlık: Bu, bir felaketin zaman çizelgesi. 28 Şubat sonrası yaşanan aksama... İlk etapta "geçici bir lojistik sorun" gibi sunuldu.
Ama gerçek çok daha sert: Küresel damarlar tıkanmaya başladı. Çünkü modern dünyanın kalbi petroldür. Ve o kalbe giden ana arter daralıyor. Saatler çoktan işlemeye başladı. 1 Nisan itibarıyla ilk darbe Asya'ya indi.
Rafineriler yavaşladı, tankerler gecikti, piyasalar huzursuzlandı. Bu bir tedarik sorunu değil; sistemin ilk büyük çatlağı. Enerjiye bağımlı ekonomilerde üretim önce yavaşlayacak, sonra duracak. Ve üretim durduğunda yalnızca fabrikalar değil, hayatın ritmi de aksayacak. Nisan ilerledikçe kriz batıya doğru sürüklenecek.
Avrupa... Stoklarla ayakta kalmaya çalışan bir kıta. Ancak stok dediğiniz şey sonsuz değildir. Depolar boşaldıkça raflar da boşalacak. Enerji fiyatlarındaki artış, gıdadan ulaşıma kadar her şeyi tetikleyecek.
Ve kriz, soyut bir risk olmaktan çıkıp gündelik hayatın gerçeğine dönüşecek.
Sonra ABD...
Fiziksel kıtlık daha sınırlı olabilir. Ama bu bir avantaj değil, gecikmiş bir darbe.
Çünkü bu kez silah petrolün kendisi değil, fiyatı. Brent petrolün varilinin 150, hatta 200 dolar seviyelerinde telaffuz edilmesi artık bir spekülasyon değil; yaklaşan fırtınanın habercisi. Bu, piyasalar için sıradan bir dalgalanma değil; sert bir kırılma. En tehlikeli aşama ise henüz tam anlamıyla başlamadı. Ya stoklar tükenirse? Çünkü bu kriz, akış yeniden başlasa bile bitmeyecek. Borular dolabilir, tankerler yeniden hareket edebilir. Ama tükenen şey sadece petrol değil... güven, denge ve öngörülebilirliktir.
Piyasa bir kez "yokluk" fikrine ikna oldu mu, artık hiçbir akış yeterli gelmez. Mayıs... Günde 2 milyon varil kayıp. Haziran... 3 milyonu aşan kayıp. Rakamlar büyüdükçe maalesef mesele enerji olmaktan çıkacak. Bu, küresel düzenin kırılma anı olarak etkileri büyüyecek.
Çünkü dünya ekonomisi hassas dengeler üzerine kurulmuş bir saat mekanizmasıdır. Ve o mekanizmanın en küçük dişlisi durduğunda, tüm sistem duruyor. Bugün konuşulan bir arz şoku.
Sonra ise bir düzen krizi. Ve belki de başkentlerde sessizce sorulan soru: Bu, sadece başlangıç mı?
RÜYA DEĞİL KABUS
California'da enerji fiyatları son dönemde rekor seviyelere çıktı. Benzin fiyatları galon başına 8.21 – 8.29 dolar aralığında seyrediyor. Bu yükselişin başlıca nedeni, küresel petrol arzındaki daralma ve İran ile yaşanan jeopolitik gerilimler. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a saldırı başlatmadan sadece birkaç saat önce galon fiyatının 4.73 – 4.75 dolar seviyesindeydi. Şimdi Chevron istasyonlarında "Regular" benzin 8.21 dolar, "Plus" 8.25 dolar, "Supreme" ise 8.29 dolar civarında. Dizel fiyatı da neredeyse 8.29 doları gördü. Tarihin en büyük akaryakıt enflasyonu yaşanıyor.
Amerikan halkı için en korkutucu senaryolardan biri yakıt fiyatlarının bu denli artması. Birçok benzin istasyonunda depolar "fiyatlar daha da artacak" endişesi yaşanıyor.
Californiya rüyası, yükselen enerji maliyetleriyle birlikte her geçen gün biraz daha kabusa dönüyor.
PLANI OLMAYAN SAVAŞ
İngiliz İstihbarat Servisi MI6'nın 2014- 2020'de başkanlığını yapan Alex Younger, ABD-İsrail koalisyonunun İran savaşı hakkında Beyaz Saray'ı kızdıran açıklamalar yaptı.
Younger, "Gerçek şu ki ABD görevin zorluğunu hafife aldı ve bence yaklaşık iki hafta önce inisiyatifi İran'a kaptırdı. Körfez ülkelerine roket atarak ABD üzerinde baskı kurdular. Enerji savaşının önemini anladılar ve boğazı (Hürmüz Boğazı'nı) tehdit altında tutarak çatışmayı kendilerine avantaj sağlayacak şekilde küreselleştirdiler. Bu da onlara bazı araçlar sağladı. Ellerindeki zayıf kartı iyi oynadılar" dedi. Aslında Younger şunu söylüyor: Bu savaş kazanılsa bile plan ne? ABD ve İsrail'in plan yapmadan füzeleri ateşlediğini iddia ediyor. Aslında Washington ve Tel Aviv dışında herkes aynı fikirde.
PARANTEZ
Eski Facebook çalışanı Frances Haugen'ın açıklamaları, META'ya pahalıya mal olacak. Çocukların güvenliğini korumayan Facebook'un 1 trilyon dolarlık tazminat ödemek zorunda kalacağı iddia edildi.