CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Toplumsal problem…

Eklenme Tarihi 09 Eylül 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Yarın kuruluşunun 100 yılını kutlayacak olan CHP'nin Genel Başkanı, "Kitleler Sayın Erdoğan'a oy veriyorsa o kitlenin sorgulanması gerek. Toplumsal sorunumuz vardır" demiş... Sözün ilk kısmında Kılıçdaroğlu kastedilseydi eğer bu, doğru bir tespit olabilirdi. Bunu kendisi de biliyor olmalı ki, güya sözünü izah sadedinde, 'bir sosyolojiden bahsederek, özeleştiri yaptığını' söyleme ihtiyacı duymuş.
Ülkemizin varlığı, birliği ve bekası hususunda hayırhah niyetleri olmadığı bilinen 'dostları' başta olmak üzere her türlü marjinal kesimle beraber hareket eden birisi Kılıçdaroğlu. Terör örgütü ile bağlantısını inkara bile tenezzül etmeyen HDP ile de iş birliği yaparak aldığı yüzde 47.8 oy, hakikaten sorgulanması gereken bir kitlenin varlığına işaret.
CHP'nin başını çektiği altılı -ya da yedili- masaya mensup partileri yönetenlerin ortak özelliklerinin AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan husumeti olduğu, malum. Ancak, altılı masadaki partilere oy verenlerin Türkiye'nin varlığı, birliği ve bekası konusunda mesela AK Partililer ya da MHP'liler kadar hassas olmadıkları söylenemez.
Memleket söz konusu ise her şeyin teferruat olduğunu söyleyeceklerinde şüphe olmayan 25.5 milyon insanın, memleket aleyhtarı söylemlerine rağmen Kılıçdaroğlu'na oy vermeye ikna edilebilmesi, hakikaten toplumsal bir problemimiz olduğunun göstergesi.
Türkiye'nin ve KKTC'nin Akdeniz'deki enerji hakları ile ilgili Yunanistan'ı sevindiren sözlere imza atan bir ekibe sahip olan Kılıçdaroğlu'nun, bir kere bile Mavi Vatan'dan bahsedemediği hatırlardadır. Danışmanlığını yapan emekli bir büyükelçinin, Dağlık Karabağ'ın azatlığa kavuşmasında Azerbaycan'a sağladığımız desteklere Ermenistan'dan bile sert tepkiler göstermesini, suskunlukla karşıladığı da.
Ülkemizi tehdit eden terör örgütleri ile mücadeleye yönelik 'Sınır Ötesi Harekat Tezkeresi'ne hayır demekle yetinmeyen Kılıçdaroğlu, eğer seçimi kazanırlarsa sınır ötesi harekatları durduracağını söylemekten de çekinmemişti. HDP'yi, PKK'yı ve tabii onları kontrol eden dostlarını memnun etmek için kayyım uygulamasına son verme, AB Yerel Özerklik Şartı'nı kabul ve benzeri sözleri de unutulmuş değil tabii.
Seçimin ikinci tura kalması üzerine yüzde 2.5 oyu olan Zafer Partisi'ne verdiği sözleri artık herkes öğrendi. Ancak Kılıçdaroğlu'nun, destek karşılığında HDP'ye kapalı kapılar ardında verdiği sözlerin halen ciddi bir merak konusu olduğu da unutulmamalı… Bunlar ve benzeri birçok söz ve davranışları ile tanınan birisinin; varlığımız, birliğimiz ve bekamız konusunda milletimizle aynı kanaate olan milyonlarca insanın oyunu alabilmesi, hakikaten üzerinde düşünülmesi gereken bir husus… Evet, seçmenlerin yüzde 47.8'inin algılarla Kılıçdaroğlu'na oy vermeye ikna edilebilmesi, sorgulanmalı… Bu, hakikaten toplumsal bir problem çünkü…