AK Parti milletvekillerinden birisi, işi dolayısıyla bir makama uğrar.
İçerde bir şahıs vardır ve makam sahibine, önemli bir göreve atayacağı birisinin 'aslında Paralelci olduğu' yönünde ihbarda bulunmaktadır.
AK Partili milletvekili, kim olduğu konusunda bilgi sahibi olduğu ve ne tür bir oyun oynamaya çalıştığını anladığı şahsa, "ne zamandan beri hocasına ihanet etmeye başladığını" sorunca, ihbarcı kaçarcasına ayrılır oradan...
Bu olay, "At izinin it izine karışmaya" 15 temmuz öncesinde bile başladığının göstergesi.
FETÖ mensupları ile mücadelede bazı sıkıntılar olduğu ve çeşitli sebeplerle aslında bu yapı ile alakası olmayan kişilerin de mağduriyete uğradıkları ile ilgili şikayetlerin haklı tarafları olduğu aşikar.
Yetkililerin sıklıkla vurgulama ihtiyacı duydukları gibi, bu durumun oransal karşılığının pek yüksek olmadığı da.
İdeal olan, bu yapı ile bağlantılı olup gerçekten suçlu olanların tespiti ve haklarında gerekenin yapılması.
Ancak bütün gayretlere rağmen, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı gibi, 'at izinin it izine karıştığı' bir durum ortaya çıkmış durumda.
Bunun temel sebeplerinden birisi de, aslında FETÖ mensubu oldukları halde kendilerini gizlemeyi halen başarabilen birilerinin yaptıkları.
Bulundukları kurumlarda, aslında bu yapı ile uzaktan yakından bağlantısı olmayan insanları ihbar ederek ortalığı mümkün olduğu kadar karıştırmak, FETÖ mensuplarının başvurdukları yollardan birisi.
Böylelikle çok sayıda mağdur oluşturup, kendileriyle mücadele sürecini sabote etmeye çalışıyorlar.
Şifre hırsızlığı...
15 temmuz sonrası, bir büyükşehir belediyesinin önemli kuruluşlarından birisinde 'FETÖ'cüleri ayıklamakla' görevlendirilen komisyonun başkanı olan şahsın, örgüt mensupları yerine başkalarının ayağını kaydırması dikkat çeker.
Uyarılar artınca da, komisyon başkanının kripto bir FETÖ mensubu olduğu ve FETÖ üyeleri yerine, hiç alakası olmayan başkalarını işten çıkardığı anlaşılır... Suçsuz insanların ekmekleriyle oynamak, onun açısından peynir ekmek yemek kadar normal bir şeydir çünkü...
Bireysel husumet, rekabet hırsı ve başka birtakım sebeplere FETÖ mensubu olmayan insanların ihbar edilerek mağdur edildikleri de, bir vakıa.
Bu şekilde mağdur edilen kişilerin söz konusu yapı ile herhangi bir bağlantıları olmadığı için, işin açığa çıkarılması ve telafi edilmesi mümkün. Uygulamalar da zaten bu yönde ilerliyor bilindiği kadarıyla.
Ancak bu örgüt mensuplarının tuzağa düşürdükleri insanlar var ve bunların aklanması daha uzun bir zaman alabiliyor.
Sözgelimi bir bahane ile komşusunun wi-fi şifresini öğrenen ya da açıkça çalan ve onun üzerinden ByLock programını kullanarak başkalarını mağdur eden çok sayıda FETO mensubu olduğu biliniyor.
Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı, valiliklerde oluşturulan ve mağduriyetlere mani olmak için çalışacak komisyonların üzerine çok vazife düşecek gibi. Kurban Bayramı tatili sonrası, 'at izinin it izinden' ayırt edilmesi yönünde yapılacak çalışmalarla, mağdur olanların haklarının iadesi ve bu arada gerçekten suçlu olanların tespiti ile ilgili süreç daha da hızlanacak anlaşılan...