Orada sıcak, rutubet, kalabalık, trafik sıkışıklığı ve hava kirliliğinin sizi beklediğini düşünürsünüz çünkü. Tıpkı bizler gibi.
Ancak şehre inip otelimize doğru giderken bir farklılık dikkatimizi çekti.
Trafik açık, yollar alabildiğine tenha, işyerlerinin çoğu kapalı... Çin'in herhangi bir şehri için alışılmış bir durum değildi bu, hele de Çin'in ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisi olarak bilinen, en az 7 milyon nüfuslu Hangzhou için hiç...
Mihmandarımıza sorduğumuzda konu aydınlandı: Çin, G20 Zirvesi için Hangzhou'yu, tabir caizse, boşaltmıştı.
'Şehir boşaltmak' bizim kolay anlayabileceğimiz bir şey değil. 2008'den beri bir her yıl bir ülkede toplanıldığı için diğer ülkelerde de G20 toplantıları sırasında tedbirler alınmıştı tabii olarak.
G20'nin 2015 zirvesine ev sahipliği yaptığında Antalya'da da olağanüstü günler yaşanmıştı mesela.. Ancak Hangzhou'da yaşanan bambaşka bir durum.
Çin Hükümeti, G20 için, şehrin etkinliklerin yapılacağı kesiminde oturan insanlara kişi başına günlük belirli miktarda ödemeler yaparak, onları tatil yapmaya ikna etmiş ve göndermiş.
Bölgedeki işyerlerinin çoğuna da aynı formül uygulanmış. Dolayısıyla şehrin o bölgeleri adeta boşalmış durumda.
Tabii o bölgelere giriş çıkışlarda da ciddi güvenlik kontrolleri söz konusu.
2015 tahminlerine göre nüfusu 1 milyar 340 milyon olan Çin'in bir şehrine gelip, araçların ve hele insanların olmadığı sokaklarda dolaşmak biraz garip kaçsa da, G20 Zirvesi için kente gelenler durumdan memnundu. Sıcak haricinde şikayet edebilecekleri bir şey yoktu çünkü.
Türkiye şimdi daha güçlü...
G20'nin Çin'deki zirvesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı temasların, Türkiye ve bölgemiz açısından oldukça önemli olduğu malum. Bunların detayları önümüzdeki birkaç günün önemli gündem konuları olacaktır.
Ancak Cumhurbaşkanımızın özellikle Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Barack Obama ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel'le yaptığı görüşmelerin özel önemleri olduğu biliniyor.
Türkiye ile Çin arasındaki münasebetlerin daha da geliştirilmesi için, öteden beri yürütülen faaliyetlerle alakalı olarak ciddi bazı adımlar atılması bekleniyor mesela.
Rusya ile 'uçak krizi' olayından sonra düzelen ilişkiler sonrası yüz yüze gerçekleşen ikinci görüşme, Türkiye- Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesi açısından büyük ehemmiyet taşıyor.
Suriye'de yaşananlarla alakalı olarak Türkiye ve Rusya'nın ne gibi kararlar alacağını nefesini tutmuş bekleyenlerin sayısı da epeyce yüksek.
Suriye meselesi ve FETÖ liderinin Türkiye'ye iadesi Türkiye, ABD ilişkilerinin iki önemli kriz noktası.
Barack Obama artık AB D'lilerin deyimiyle 'Topal Ördek' olduğu günleri yaşıyor olsa da, heyetler arası görüşmelerde bu konularda ciddi adımlar atılması bekleniyor.
ABD'nin Suriye'deki ikircikli tutumuna artık bir son vermesi ve F. Gülen'in iadesi ile ilgili işlemleri hızlandırması ülkemizin beklentisi. 15 Temmuz, Gülen konusunda ve son harekatlar da Suriye konusunda AB D'nin hareket alanını daraltmış ve tabii ki Türkiye'nin elini güçlendirmiş durumda...
Kısaca söylemek gerekirse: Türkiye'yi daha güzel, daha rahat günler bekliyor inşallah...