CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Ters takla da isterler mi?..

Eklenme Tarihi 13 Mayıs 2016
Türkiye vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girebilmesine imkan sağlayacak düzenlemenin Haziran'a yetişmeyeceği netleşti. Daha önce söz verildiği üzere, Ekim 2016'da olup olmayacağı da belirsiz. Belirsizliği doğuran sebep olarak talep edilen 72 kriterden gerçekleşmeyen üçbeş tanesi gösterilse de, belli ki asıl sebepler çok daha derinlerde.
Türkiye açısından psikolojik önemi ağır basan vize serbestisi konusunda ileri sürdükleri 72 kriterin tamamı, hem de onların istediği gibi yerine getirilmiş olsa da, vize serbestisi çantada keklik değildi zaten.
AB-Türkiye ilişkilerinin tarihi, Türkiye'ye yönelik çifte standart dolu uygulamaların da tarihidir aynı zamanda.
Şu anda ertelenmiş olan vize konusu tekrar gündeme gelse bile, yapılması gereken bir dizi işlem var. Ve AB kurumlarındaki bu işlemlerin, Türkiye söz konusu olduğunda ne kadar sıkıntılı geçeceğini de hepimiz biliyoruz.
Bahsi geçen kriterlerin 72'sini de yerine getirmenin üzerine, bir de ters takla atmamızı isteyecek değiller tabii ki. Ama süreç boyunca yaşananlara bakıldığında, vize serbestisini kabul etmemek için çeşitli yeni bahaneler üretecekleri de kesin.
Avrupa Birliği mevzuat olarak oldukça demokratik gözüküyor, bu tamam. Ancak, istenmeyen hususlarda ipe un serilebilmesini sağlayabilecek bin bir türlü mekanizmaları olduğunu da biliyoruz. Ve iki ucu da keskin bu mekanizmaların şu ana kadar Türkiye aleyhine atılan birçok adıma zemin teşkil ettiğini de...

Teröristime dokunma!..

Kriterler konusunda işin gelip dayandığı nokta, Terörle Mücadele Yasası'nda AB ülkelerinin yapılması istediği değişiklikler gibi gözüküyor.
Bu değişikliklerin, ülkemizin canını sıkmaya devam eden terör örgütünün elini kuvvetlendirecek olması, işin en ilgi çekici tarafı. Biraz komplo teorisi kokacak olsa da, AB adeta şöyle diyor bize: "Benim teşviklerimle ülkenizi karıştırmakta olan terör örgütlerine karşı daha kibar davranabileceğiniz hukuki düzenlemeleri yapmalısınız." Hani biraz daha cesur olsalar, içimizdeki bazıları gibi yapıp, "Terör örgütünün saldırılarına karşı durmaktan vazgeçin ve her ne istiyorlarsa verin" diyecekler nerdeyse... Bunu demiyorlar ama 'teröristime dokunma' demekten de çekinmiyorlar...
Bu talepler PKK ya da bir başka terör örgütünün mesela TBMM karşısında çadır kurup propaganda yapabilmesini sağlamaz elbette.
Ancak, resmi olarak terör örgütü olarak kabul edilseler de PKK ve başka terör örgütlerinin Avrupa Parlamentosu karşısında çadır kurabildiklerini unutmamak gerekiyor. Tabii unutulmaması gereken bir başka şey de, bize kibarlık tavsiye hatta telkin eden AB ülkelerinin, terör tehdidi ile karşısında devreye soktukları sıkıyönetime rahmet okutan uygulamalar...
Fransa ve Belçika'da normal hayatı altüst eden tedbirleri AB kriterlerine aykırı bulmuyor, ama sürekli olarak terör saldırılarına muhatap kalan Türkiye'nin aldığı sıradan tedbirlere bile aşırı demekten kaçınmıyorlar nedense...
AB, yıllar önce verilmiş vize serbestisi sözünü yerini getirmemek için bin dereden su getirme derdinde.
İşin en güzel tarafı ise, gerek yöneticilerimizin ve gerekse insanımızın konu ile ilgili vakur duruşu... Bu da Türkiye'de çok güzel şeyler olduğunun ve olacağının işareti...