CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Bize serbest, size yasak!..

Eklenme Tarihi 05 Nisan 2016
Son zamanlarda yoğunlaşan medya özgürlüğü ile ilgili dış kaynaklı eleştirilerin mantığı şu: 'Batılılar olarak bizler, sıradan eleştiriler yapan medya mensupları ve sosyal medya kullanıcılarına bile alabildiğine sert davranabiliriz. Mesela ABD Başkanını tehdit manasına gelebilecek söz edenlere 5 yıla kadar hapis, 250 bin dolara kadar para cezası, 3 yıl gözetim gibi cezalar verebiliriz. Aynı kuralları Almanya, İngiltere, Hollanda ve Fransa'da da uygularız. Ama siz, daha aşırı olaylarda bile kesinlikle böyle bir şey yapmamalısınız. Yaparsanız, Türkiye'yi yönetenleri medya özgürlüğünü engellemekle suçlarız... ABD Başkanı Barack Obama'nın medya özgürlüğü ile ilgili son açıklamasının anlamı esas olarak bu.
Eksik olan tek şey, 'içeriden size yönelik olarak yapılan haber ve eleştiri kılıfına sarılmış yayınların arkasında biz varız ve bunlara sahip çıkmak zorundayız' bölümü...
Dışarıdan birileri ve onların içerideki uzantıları, 'biz bizden olanlar ne yaparsak yapalım katlanmalı, ne söylersek söyleyelim tahammül etmelisiniz' havalarında.
Adamlar istedikleri gibi saldıracak, yalan yanlış iddialarda bulunacak, bulabildikleri bütün malzemeleri eğip bükerek üzerinize gelecek, ama siz sabredeceksiniz. Kuralsız ya da kurallarını başkalarının belirlediği bir oyun bu. Tek hedefi de, her nasıl yapılabilecekse Millet için çalışan ve bu uğurda hiçbir zorluktan yılmayan insanları bir şekilde alt edebilmek. Türkiye'nin arzu edilen şekilde davranan ve kesinlikle kendisine çizilen sınırlar dışına çıkan bir ülke olmaması gerek onlara göre.

Kuyruklarına dokununca...

Basın özgürlüğü denilen şeyin ülkemizdeki uygulaması, herhangi bir Batı ülkesinde hayal bile edilemez.
Ana akım medya tamamen kontrol altında, sosyal medya ise sıkı takipte oralarda.
Bizde yapılmasına normal baktıkları şeyler oralarda yapılamıyor. Türkiye'de yapılabilen bazı şeyleri sıralayıp, 'bunlar ya da benzerleri sizde yapılabilir mi' diye sorduğunuzda, 'tabii ki yapılabilir' diyorlar. Ama yapılıyor mu sorusunun cevabı, 'hayır' oluyor genellikle. Neden yapılmadığını anlamak ise çok kolay. Bırakın hakaret etmeyi ya da casusluk manasına gelebilecek yayınlar yapmayı, eleştiri manasına gelebilecek yayınlar bile en ağır şekilde cezalandırılıyor. Sınırları zorlayan işler yapanların başına da, ortadan kaybedilmek gibi garip işler gelebiliyor.
Bizde ise birileri adına gazete ya da dergi dedikleri paçavralarda, başta ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı olmak üzere yöneticilere hakaretler yağdırıyorlar. Yetmiyor, devletin güvenlik güçlerinin görevleri gereği yaptıkları operasyonları dillerine dolayıp olmadık yorumlarda bulunuyorlar.
Bununla da yetinmiyor ve devlet sırrı olarak değerlendirilmesi gereken konuları yalan yanlış bir takım iddialarla şişirerek ülkemizi zor durumda bırakmayı hedefleyen yayınlar yapıyorlar.
Yapılıp edilenlere mevcut mevzuat gereği müdahalede bulunulduğu zaman da, dışarı ve içeriden Türkiye'de medya özgürlüğünün ayaklar altında olduğuna dair eş zamanlı saldırılar başlıyor hemen. Türkiye'yi kendi anlayışları doğrultusunda hizaya getirmeye çalışan birileri, buna uygun faaliyetler yapan içerideki uzantılarına dokunulunca, bağırıp çağırmaya başlıyorlar yani: Mesele bu...