CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

İktidara gelebilme riski!..

Eklenme Tarihi 22 Nisan 2015
CHP'nin seçim bildirgesindeki ekonomik vaatlerin bütçeye getireceği ek yükün ne kadar tuttuğu konusunda muhtelif rakamlar var. CHP'liler vaatlerinin 60 milyarlık bir yük getireceğini söyleseler de, ekonomi uzmanları 150 milyardan bahsediyorlar. 'Sosyal yardımlar iki misli artırılacak' gibisinden bazı vaatler sebebiyle, kesin hesap yamak da pek mümkün değil.
Ancak, Kılıçdaroğlu'nun 'kaynağın nereden bulunacağı' sorusuna, 'kaynak, bütçe' cevabını vermesi sonrasında, tartışmaların hızının kesileceğini söylemek mümkün.
SSK Genel Müdürü olduğunda kurumu kendi kendine yeter ve dahası karlı bir halde devir almışken, zarar eder halde teslim eden Kılıçdaroğlu'nun, kaynak açıklamak yerine 'ben bu işi bilirim' demesi, bıyık altı gülümsemelerle karşılanıyor çünkü. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun açık verdiği için Hazine tarafından desteklendiği malum. Dolayısıyla, emekliler başta olmak üzere toplumun nerdeyse tamamına bütçeden yeni imkanlar aktarma vaadi cazip gibi gözükse de, bunların nasıl karşılanacağı konusu makul bir şekilde izah edilmediği sürece, bir anlam ifade etmiyor. 'Ne veriyorlarsa, iki misli' şeklinde izah edilebilecek ekonomik vaatler, bildirgenin öne çıkarılan yönü olsa da, CHP'nin bilinen reflekslerinin halen yerli yerinde olduğunu gösteren birçok husus da ihmal edilmemiş.
Ve ilginçtir, ölçüsüz ekonomik vaatler sebebiyle geri planda kalan bu hususlardan bazıları, 'sakın CHP'ye oy verme gafletine düşmeyin' der gibi.
Mesela, Temel Eğitimin (1+8+4) şeklinde kesintisiz olması ve Zorunlu Din Dersleri'nin kaldırılması...
Araştırmalar, insanımızın büyük bir ekseriyetinin 'Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi' derslerinden ve eğitim sisteminin (4+4+4) halinden memnun olduğunu ortaya koyuyor. Yani CHP'liler bu konularda ısrar ederlerse, her hanenin kapısına sabahları birer altın koyma vaadinde bile bulunsalar bu millet kendilerine oy vermeyecektir...
Ekonomik vaatlerle genel kitleyi ve bildirgenin geri planda kalan maddeleri ile de kendi çelik çekirdeklerini memnun etme gayreti güdüyorlar anlaşılan.
Ama yine de kesintisiz eğitime geçilmesi ve mecburi din dersinin kaldırılması gibi hususlar, akla başka bir şeyi de getiriyor.
Bunlar, mesela 'iktidara gelebilme riskleri olmadığını' iyi bilseler de, ne olur ne olmaz diye düşünen CHP'lilerin gaza gelip kendilerine oy verebileceklerin önünü kesmek üzere koydukları maddeler de olabilir, kim bilir...

CHP BİLDİRGESİNDE 28 ŞUBAT İZLERİ...

28 Şubat döneminde İmam Hatipler ve meslek liselerine yapılan zulümler, 'meslek liselerinin üniversiteye girmelerini engelleyerek, meslek eğitimini geliştirmek' gibisinden kargaları bile güldürecek bir argümanla savunuldu.
Sürecin devamında, sadece İmam Hatiplerin önün kesilmemiş, meslek liselerine de büyük darbeler vurulmuştu. Böylelikle sanayileşme eşiğindeki Türkiye, etkileri halen hissedilen ara eleman eksikliği sebebiyle ciddi kayıplar yaşadı.
O günlerde ara eleman eksikliğinden şikayet eden sanayiciler de: 'İmam Hatiplerin önünü kesmek için meslek liselerini de yaralayan bu düzenleme şart, sakın şikayet etmeyin' şeklinde uyarılıp, susturuldular.
CHP'nin seçim bildirgesi, (1+8+4) şeklindeki kesintisiz eğitim vurgusu ile İmam Hatipler'le ilgili açık niyetin yanında; meslek liselerini geliştirme adı altında da, 28 Şubat'ta yapılan büyük hatayı, bile isteye tekrarlama niyetini açığa vuruyor.
CHP'liler, 'bin yıl sürecek' denilen 28 Şubat'ı devam ettirme hayali kuruyorlar anlaşılan...
Neyse ki iktidara gelebilme riskleri yok!..