Papa'nın, 1915 şartlarında Osmanlı üzerinde emelleri olan devletlerin tarafından kışkırtılarak, vatandaşları oldukları devleti içeriden yıkmak için kullanılan Ermenilerin işlediği melanetler konusuna girmesini beklemek de abes olur tabii.
Ermeni iddialarında 'Soykırım' tarihi olarak verilen 24 Nisan'ın da, aslında çeşitli bölgelerdeki Ermeni isyanlarını koordine eden Ermeni Komitelerinin kapatılması ve sayıları 2.435 olan yöneticilerinin tutuklanmalarının tarihi olduğunu biliyor olmalı Papa.
Osmanlı Arşivlerinde bulunan bilgilerin, ABD başta olmak üzere birçok devletin arşivlerindekilerle aşağı yukarı aynı olduğunun da farkındadır Papa.
Dolayısıyla, arşivlerdeki belgeler üzerinde yapılacak ortak bir araştırmanın gerçekte ne olduğunu açıkça ortaya koyacağı görüşünün, Türkiye'yi idare etmekte olanlar tarafından sıklıkla dile getirildiği de malumatları arasındadır...
Arşivlerde yapılacak araştırmaların, gerçekte neler olduğunu açıkça ortaya koyacak olması sonrası cevaplanması gerekecek soru, belki de meselenin bam telini oluşturuyor.
Gerçekler ortaya tam olarak çıktığında kaçınılmaz olarak sorulması gereken soru şudur: Osmanlı'ya saldıran güçlerle işbirliği yapan; çeteler oluşturup katliamlar ve isyanlarla asayişi yok eden vatandaşları konusunda Osmanlı'nın yerinde olsaydınız, siz ne yapardınız? Ermeni Meselesi'ni sadece Türkiye'yi köşeye sıkıştırma malzemesi olarak kullanma derdinde olanların tamamı ve bu arada Katolik Alemi'nin Papa'sı Francesco da, bu soruya cevap bulmak mecburiyetindedir...
Ancak maksat Türkiye'ye yönelik suçlamalarda bulunarak ülkemizi köşeye sıkıştırmak olunca; 1915'te gerçekte ne olduğu, niçin olduğu, nasıl olduğu... gibi hususlar, tıpkı diğerleri gibi Francesco'yu da pek ilgilendirmiyor. Adam eninde sonunda Papa... Yani yakışır...
ALKIŞLAMA İŞİ BİRAZ KARIŞIK!..
İsminde 'halk' olmasına rağmen halkımıza olan uzaklığı ile tanınan Cumhuriyet Halk Partisi'nin alkış temelinde yürüteceği kampanyanın neticesi, ciddi bir merak konusu. Olaya insanımızın çoğunun yaklaşabileceği basit bir mantıkla baktığımızda, ortaya şöyle tablolar çıkacak gibi:
- Alkışlayalım arkadaşlar!
- Alkışlamak mı? Kimi alkışlayacağız ki?
- AK Parti iktidarını ve tabii ki AK Parti'yi.
- İyi de biz onlara karşı değil miydik, neden alkışlıyoruz?
- Tabii ki karşıyız. O yüzden alkışlıyoruz ya zaten.
- Tamam da anlayamadım ben bu işi, karşı isek neden alkışlıyoruz?..
- .............
Neyse, madem ki CHP'liler AK Parti'yi alkışlamayı düşünüyorlar,
alkışlasınlar bakalım.