Siyasi ve iktisadi istikrar devam edecek.Hedefine 2019'u alarak, Büyük Türkiye trenine hız verecek. 2- Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlıktan ayrılacak.
Devlet Bahçeli ve Selahattin Demirtaş sarsılacak.
MUHALEFET NEDEN GERGİN?
1) Anketlerin dili: Anketlerde muhalefetin durumu umutlu görünmüyor.
Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş'ın yaptırdığı (açıklanmayan) anketlerde, durumlarının pek iyi olmadığı anlaşılıyor.
Başbakan Davutoğlu'nun yüzde 46-47 bandında gezmesi, morallerinin bozulmasına yol açıyor. Sinirli ve tahrik edici konuşmalarla karşımıza çıkıyorlar.
2) Koalisyon bataklığı: Muhalefet, aşağı koyuyor olmuyor, yukarı koyuyor koalisyondan başka bir formül bulamıyor.
Koalisyon demek, yıkım demek, korku, kavga demek. Bunun altında kalıyorlar.
3) İngiltere korkusu: Seçimden başarısız çıkınca, genel başkanlıklarının sona erececeğini hissediyorlar. Kılıçdaroğlu 5, Bahçeli 12, Demirtaş 2 defa seçim kaybetmiş lider konumuna gelecek. Sonuç:Halkımız İngiltere gibi istifa bekleyecek.
4) Meydanların dili: Başbakan Davutoğlu'nun mitingleri her gün kalabalıklaşıyor. Yani, çığ gibi büyüyor.
Davutoğlu'nun konuştuğu ilin manevi büyüklerine ve coğrafyasına atıflar yapması sıcak bir iklim yaratıyor. Coğrafya üzerinden yaptığı değerlendirmeler, dinleyenlere haritayı hayal ettiriyor.
Saraybosna'yı, Filistin'i, Kerkük'ü söylemesiyle, gönül coğrafyası netleşiyor.
Davutoğlu'nun MHP stratejisini, "Milliyetçilik lafla olmaz", CHP stratejisini "Hazineyi biz doldurduk, onlar boşaltacak", HDP stratejisini, "Kamu düzenini bozan, şiddet yanlısı" sloganı çerçeveliyor. Sık sık, "Var mısınız?" diyerek, katılımcıları diri tutuyor.
Monologtan dialoğa geçiyor.
Muhalefeti yıkan sözleri, "IMF'ye borç veren ülke haline gelmek" oluyor.
Muhalefetin, koalisyon dışında iktidar formülü bulamaması karşısında, bu söz, muhalefetin erimesine yol açan bir güneşi işaret ediyor. Bu sözlerin, Devlet Bahçeli'nin Türkiye'yi krizi götüren 2001 şartlarını hatırlatması, çok etkili oluyor.
5) Erdoğan etkisi: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan meydanları sallıyor. Bu sallanma, muhalefete bugün 6 şiddetinde deprem etkisi yapıyor. Bu etki Haziran başında 7.1 şiddetine yükselme eğilimi içinde seyrediyor.
CHP-İMAM/HATİP, HDP-MEZHEP KARŞITLIĞI CHP'nin, 'İmam-Hatip'lerin Orta kısmını kapatma', HDP'nin 'Diyanet İşleri'ni kapatma' düşüncesi, seçimlerden sonra da çok konuşulacak. Tartışılacak.
Selahattin Demirtaş'ın, suni-alevi fay hattını kırmaya yönelik, diyanet karşıtlığı çok düşündürücüdür. Çünkü Demirtaş'ın çıkışı, öyle tesadüfen olmadı. Bir tarihi arka planı var.
Siyasi kolu HDP olan hareketin silahlı kolu PKK, 20. yüzyıla ait Marksist-Leninist ideolojiye sahiptir. Klasik Marksizmin dine karşı tutumunun keskin, BAAS'çılığın tek partici olduğunu unutmayalım.
Öcalan'ın "Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru" adlı kitabında, Marksizmin din karşıtlığı ile Batı'nın İslam'a karşı duyduğu endişeyi buluşturuyor.
İslam karşıtlığını vurgularken devrimci solun-devrimci askeri yapıların çizgisinde, kendisini siyasi İslam'a karşı mücadele için kullanılacak önemli bir GÜÇ olarak öne sürüyor. BAAS'çılık ruhlu PKK'nın kendisi dışındaki hiçbir gücü kabul etmediğini, fırsatları değerlendirerek muhaliflerine karşı saldırıdan kendini alıkoyamadığını göz ardı edemeyiz. Bunun son örneği, 6-7 Ekim olaylarıdır. Dindar kesimlerle bağlantılı Hüda-Par'a karşı saldırıları unutulmamalı.
PKK-PYD'nin, Kobani merkezli, İslami orijinli IŞİD terör örgütüne karşı yaptığı savaşı, uluslararası alanda, din ve dindarlık karşıtlığı bağlamına oturtmasını, Hıristiyan Batı'nın sevmesi-beğenmesini çok konuşmalıyız, çok.
SONUÇ: İnsanlar ölür, ruhlar ölmez. İdeolojik partiler isim değiştirir ama ruhu değişmez.
YARIN: CHP VE HDP'NİN RUH HARİTASI