CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

Yeni Anayasa maymuncuğu

Eklenme Tarihi 15 Nisan 2013
Türkiye, büyük bir restorasyon (yenilenme) yaşıyor. Büyük restorasyon, iç siyaset restorasyonu ve demokratikleşme, ekonomi ve dış politika olmak üzere 3 ayak üzerinde sürüyor.
Yeni anayasa ve barış süreci Türkiye'nin sıcak gündemi.
Bu sıcak gündem, yeni anayasa çıkacak mı?
Başkanlık sistemi nasıl gelir?
Misakı Milli ile çizilen haritayı 100 yıl sonra gerçekleştirme imkânımız olacak mı? sorularını da cevaplandırmaya aday görünmektedir.
Bir yandan ilk sivil toplumsal sözleşme gibi 140 yıllık bir kaderi değiştirebilecek iddialı bir çalışma. Diğer yanda bu çabaya eklemlenen çözüm sürecini AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ile konuştum:
Sayın Soylu, iç siyasetin kılcal damarlarında neler oluyor? "2010 yılı anayasa referandumu siyasi kılcal damarları gösterdi. Türkiye ikili bir sisteme doğru gidecek. 20. Yüzyıl'ın tahribatı siyasi olarak siyasi partilerin de milletin üzerinde de ciddi şekilde vardı. Bu tahribatları onarıldıkça iki partili bir siyasi yapıya doğru Türkiye gider. Diğer siyasi partiler olur mu, onların da olması lazım. .
2010'da nasıl bir siyasi bir formül oluştu?
2010 referandumunda ülkemiz iki ayrı bloğa ayrıldı. Evetçiler ve hayırcılar, yüzde 58, yüzde 42 formülünü sağladı. Bu Türkiye'nin bir siyasi karakteri olarak bundan sonra devam eder. Siyasi partiler, özellikle bugün kavram üretmekte zorlanan CHP ve MHP, kendisini yenilemek zorundadır ama ben yenileyebileceği kanaatinde değilim, yenilemesini de arzu ederim.
Tarihi dönemeç

l Yeni anayasa çıkar mı, çıkmaz mı?
Bu meclisten bir anayasa çıkarılamazsa yapılması gereken şey AK Parti'nin kendi anayasa teklifini meclise sunmaktır. Elbette ki bizim anayasa teklifini referanduma getirebilmemiz için 330, anayasa teklifini mecliste oylatabilmemiz için 367'nin üstünde bir sayıya ihtiyacımız var. TBMM'ye anayasayı götürürüz, bunun için çabayı ortaya koyarız. Anayasa seçimin en önemli gündem maddelerinden birisi haline gelir.
Buradaki sıkıntıyı aşma şansını nasıl görüyor sunuz?
Aritmetik olarak tablo ortada. Ya CHP ile birlikte yapmalıyız, 367'nin üzerine çıkmalıyız, ya MHP ile birlikte yapmalıyız, ya CHP-MHP ile AK Parti birlikte yapmalı. Bu konuda bizim yapılabilecek en önemli meselelerden bir tanesi diyalogları mümkün olduğunca zorlamak, ama hiçbir şey olmuyorsa AK Parti'nin kendi anayasa teklifini halkın önüne koyup "Biz Türkiye'yi böyle bir ortak toplumsal sözleşmeyle yönetmek istiyoruz" anlayışnı ortaya koymak isteriz.
Referandumdan ne çıkar?
Yüzde 58 (Evet), yüzde 42 (Hayır) formülü aynen çıkar. Halkımızın bu eğilimi aynen sürüyor.
Çözüm sürecine toplumun bakışı nasıl?
Halkımız tepki değil, destek veriyor. "Ne olursunuz bu meseleyi çözün" diyor.
Halkın hissiyatı

Türkiye'de çözüm süreci başladığı andan itibaren çözüm sürecinin hem şeffaflığı, hem vatandaşla olan diyalog konusunda ortaya koymuş olduğu doğru iletişim yöntemi çok önemli bir şekilde yüzde 58'lere çıkıyor.
Sadece çözüm sürecindeki desteğin yani yüzde 33'lük bir pay, "Desteklemiyoruz" diyor. Geri kalan yüzde 7-8'lik bir pay da çok büyük bir oranda diğer yüzde 58'in üzerinde "Destekleyebiliriz" şeklinde bir düşünceyi ortaya koyuyor.

Sonuç: Türkiye; Kasım 2013'
te yeni anayasa referandumuna hazırlanmalıdır.
Çünkü Türkiye'nin tarihi dönemecinde "yeni anayasa'' çıkarmak zorundayız.
Yeni bir ruh ve heyecanla yapılacak toplumsal sözleşme, gelecek yüzyıllık parantezimizi açacaktır, Cumhuriyeti demokrasi ile daha geniş bir perspektifle taçlandıracaktır. Yakın coğrafyanın bölgesel gücü olarak ufkumuzu genişletecektir.