CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkmen stratejisi

Eklenme Tarihi 16 Haziran 2014
Irak'ta ne oluyor? Ortadoğu nereye gidiyor? Bu sorulara cevap almak için aradığım uluslararası stratejistlerimizden MİT eski Daire Başkanı Mahir Kaynak, kilidi açacak formülünü verdi: "Bundan sonra neler olabileceğini tahmin için iki yol vardır. Birincisi, son olayları incelemek ve bunun nereye doğru gideceğini tahmin etmektir. İkincisi, olayları kontrol edecek güçlerin politikalarını ve bunu nasıl gerçekleştirebileceklerini tahmin etmek ve buna göre tedbirler almaktır.
İkinci yol, ülkemizin geleceği açısından daha hayati önemdedir. Öncelikle yapılması gereken iş, önümüzdeki dönemde bölgede etkin olan güçlerin hedefini tahmin etmek ve tedbirleri buna göre almaktır."
Mahir Hocam, gelişmeleri yorumladı: "Yeni Ortadoğu haritası çiziliyor.
Amerika ve Rusya, yeni Ortadoğu eksenlerini oluşturuyor. Yeni dengenin oluşturulması mezhep üzerine inşa edilmek istenmektedir. Sünni ve Şii olarak sistem oturtulacaktır. Muhtemel plana göre Türkiye Sünni tarafta yerini alacak. 100 yıl sonra Türkiye, genişleme şansını elde edecek. Irak ve Suriye'deki Türkmenler'i de içerecek, Türk-Kürt Federasyonu'na gidişin yolları açılacaktır."
Ortadoğu gelişmeleri, Ankara'da çok dikkatle takip ediliyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın "Önümüzdeki dönemde bölgede etkin olan güçlerin hedefini tahmin ederek, tedbirleri buna göre almak" üzerine kurulan kripto raporların değerlendirildiği belirtiliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Suriye olayları başladığı sıralarda hazırlattığı "Ortadoğu'da Türkmenler" dosyasının, son toplantılarda dikkatle incelendiğinden bahsediliyor.
Nitekim Başbakan Erdoğan'ın, "Irak'ta Telafer gelişmesi de hafife alınamaz bir gelişmedir. Telafer'de Türkmenler'in ağırlıklı olduğu bir yapı var. Çok titiz ve çok yönlü olarak takip ediyoruz" açıklaması dikkatleri çekti.
Erdoğan'ın 'Türkmen stratejisi' bağlamındaki gelişmelere göz atalım: 'Ortadoğu'da 10 milyondan fazla Türkmen yaşıyor. Irak ve Suriye'de 7 milyon Türkmen hayatını sürdürüyor. 2002 yılında AK Parti iktidara gelince Ankara, Ortadoğu'ya yönelerek yeni ve çok yönlü bir dış politika izlemeyi seçti. Türkiye'nin, AK Parti döneminde ekonomik alanda önemli gelişmelere imza atmasıyla bölgedeki olayların şekillenmesinde rol alma isteği de paralel olarak yükseldi. Bu hedefe ulaşmak için Ankara'da iktidar olan yeni kesim, Irak, İran, Lübnan, Ürdün, Suriye ve Mısır olmak üzere civar ülkelerle derin ekonomik ve politik ilişkiler kurma yoluna gitti.
Türkiye'nin 2002 yılından itibaren Ortadoğu bölgesine odaklanması onun sadece bölge hükümetlerine değil, Türkmenler'e ve Kürtler'e ayrı bir gözle bakmasına vesile oldu. Türkmenler'in örgütsüz oluşlarına çare aranırken, kültür erozyonundan daha az etkilenmelerinin önüne geçecek çalışmalar yürütüldü. Suriye Türkmen Platformu'nu oluşturarak Suriye Türkmenleri Meclisi Kuruluş Toplantısı, Ankara'da gerçekleştirilirken, Türkmenler'in "büyük bir şemsiye altında toplanmaları" yolunda ciddi adımlar atıldı. Yeni politik tercih, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını ve gelecek yıllara göre etraflı biçimde ele alındı.

SONUÇ:
Ortadoğu'da Türkler'in varlığının Türkiye adına bir güç odağı konumuna getirilmesi, Türkmenler'in Türkiye'nin dış politikasında önemli bir aktör olmaları yolunda ciddi adımlar sürdürülüyor.
Barış ve çözüm süreciyle beraber, Türkiye'deki Kürt vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü, Türkiye ile Barzani yönetimi arasındaki yakın ilişki, gelecek dönemlerde Türkmenler'in Kürtler'le ortaklaşa yeni nüfuz alanları çıkarmaya yönelik özelliklere kavuşması sağlanıyor.
Ortadoğu coğrafyasında önder ülke olma iddiasını taşıması, Türkiye'nin en temel hakkıdır. Abbasiler'den, Selçuklular'dan, Tolunoğulları'ndan, Memluklular'dan, Osmanlılar'a kadar bu coğrafya, yaklaşık bin yıldır Türkler'i tanımaktadır.