CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkler'in imparatorluğu

Eklenme Tarihi 22 Nisan 2012
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışını temsilen Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 92 inci yılını kutluyoruz. Bayramın kutlu ve mutlu olmasını temenni ediyoruz.
Bu bağlamda genç nesillerimiz için, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye'nin derin kodlarına odaklanmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği uluslararası çapta tanınan tarihçilerimizden, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, son yıllarda "Osmanlı'yı yeniden keşfetme" konusunda önemli çalışmalara imza atıyor. Yakın tarihimizin gerçekleri onun kaleminde yeni boyutlar kazanıyor.
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet'e yaşananları daha iyi anlamak için Prof. Dr. Ortaylı'nın son yazılarına bir göz gezdirelim: (Yakın tarihin gerçekleri, Osmanlı'nın küllerinden doğan Cumhuriyet'e isimli yeni kitabı.
Timaş yayınları) Türk
tarihi uzun bir dönemi kapsar. Onun içinde Osmanlı Devleti, Türkiye'nin devlet hayatında 622 yıl süren uzun ve önemli bir aşamadır. Dolayısıyla bizim kesintisiz süren devlet hayatımızın ve varlığımızın bir parçasıdır. TBMM ve Cumhuriyet'le, devletin şekli değişmiştir. 1923'te Osmanlı devletinin bütün mevzuatı ve kurumları kaldırılmamıştır. Tarihi kurumlar devam etmektedir. Sadece yönetim şekli değişmiştir. Devlet hayatı devam ettiğine göre, 'bu devletin resmen kuruluşunun ilan edilişinin 700 üncü yıl olarak kutlayamayız' düşüncesi biraz fazla gayretkeşliktir. Osmanlı Devleti, milletimizin hayatında önemli bir aşamayı gösterirken, bunları ciddiye almamak gerekir.
Osmanlı'nın Cumhuriyet etiketi altında devam etmesi, bizim ecdatla olan bağımızın, sosyal ve kültürel hayatımızın devamını işaret eder."
Prof. Dr. Ortaylı, "Osmanlı'yı doğru anlamak için nasıl bir bakış tarzı geliştirmek gerekir?" sorusunu "Tarih sonsuz bir antremandır. Yani sporcunun idman yapması, müzisyenin hergün çalması gibidir. Tarih devamlı okumak ve araştırmaktır. Osmanlı tarihi bol bol ve her devri okunmalıdır. Bunlar tam yapılmadığı için, Türk tarihi kolayına kaçan bir şekilde yapılıyorsa, bunda tembelliğin rolü vardır" diyerek yanıtlıyor ve analizini sürdürüyor:
Osmanlı kendini Müslüman ve Türk olarak görür. Aynı millet olduğumuza göre, mirasın yaşayan tarafları var. Osmanlı, toplumumuzun, insanların, dedelerimizin rejimiydi. Osmanlı demek, devamlı reform yapan, kendisini değiştiren bir toplum demektir. Türkiye'de, büyük bir kültürel değişim geçiriyor. Değişim sürüyor. Türkiye'nin kurulduğu topraklar Osmanlı Devleti'nin anavatanıdır. Bu nedenle cumhuriyetle beraber devlet devam ediyor, diliyle, diniyle, toprağıyla ve insanlarıyla. Osmanlı'nın halefi biziz" "Osmanlı haritasına bakıyoruz. Büyük bir coğrafya.
Düşünceleriniz nedir?"
sorusunu, Prof. Dr. Ortaylı yorumluyor: Bu büyük bir imparatorluk. Bir milletler mozaiği. Bir Kültür.
Bugün bazı aydınlar maalesef bunu anlamaktan aciz. Bu tarihi anlamadan, kavramadan, öğrenemeden konuşuyorlar." 'Osmanlı Millet üretmemiş' diyenlere bakınız. En hafif derecede dahi iktisat tarihi bilgisi yok.
İmparatorluğun içinde çok, türlü renkler var. Dilimiz bu imparatorluğun resmi dili olabilir ama unutulmamalıdır ki, burada başka hususiyetlerde mevcuttur.
Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel yapısını kavrayacak bir anlayışa sahip değiller." "Saltanat'ın kaldırılmasıyla Türkiye'nin yeni bir devlet olarak Osmanlı'nın inkârı üzerine kurulduğunu'' iddia edenleri, Prof. Dr. Ortaylı, "Saçmalık yapmasınlar"diye uyarıyor:
Saltanat'ın kaldırılması ile Osmanlı'nın kurumsal yapısı dağılmadı. Devletin iktidar yapısında değişiklik olmuştur. Devlet kurumları ile devam etmektedir. Türkiye, kısa sürede yurttaş toplumu olmayı becerdi. Bunda, Osmanlı'da yaşayan gelişmelerin önemli bir payı vardır.
Siyasi partiler, seçimli parlamento gibi siyasi ve idari kurumlar Osmanlı'da da vardı. Osmanlı'dan devir alınan siyasi ve idari yapı belli bir gelişmişlik düzeyi yakaladı.
Benim, aydınlara sürekli söylediğim bir şey var: Osmanlı mirasını reddetmek veya benimsememek gibi bir lüksünüz, böyle bir tercih hakkınız yok. Yüzyıl öncesini okumamız, geçmişle diyalog halinde olmamız gerekir. Bugün bazıları, (resimli Osmanlı tarihi) okuyarak ahkâm kesiyor. Tarih bilgisi bu düzeyde olan insanlar, Osmanlı'yı tartışamaz."
SONUÇ: Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Son Padişah'ın kızı, halifenin gelini, Yahya Kemal'in deyimiyle, Türkçesi İstanbul'un en iyi on kişisinden biri olan ve Fransız kültürü de ondan aşağı kalmayan Sabiha Sultan'ın sözlerini hatırlayalım: Sabiha Sultan, saltanat ile Cumhuriyet'in alakası için, 'Osmanlı Devleti; Türkler'in imparatorluğuydu, Türkiye'de Türkler'in Cumhuriyetidir' demişti."