CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye'nin şansı şartlar ve aktörler

Eklenme Tarihi 17 Eylül 2009
Bugün, başta Kürt sorunu olmak üzere devasa sorunlarımıza çözümden bahsediyorsak, Türkiye'deki dinamiklere ve aktörlere bakalım. "Çankaya, hükümet ve Genelkurmay" demokrasinin güçlenmesi, yerleşmesi yolunda emin adımlar atılmasını sağlıyor.
Hem uluslararası konjonktür ve hem iç siyasi dinamikler, tarihi sorunları çözme konusunda, Türkiye'yi zorluyor. Türkiye'de bugünkü şartların ve aktörlerin bir araya gelmesi de bir daha mümkün olmayabilir. Başbakan Tayyip Erdoğan, "Demokratik açılım-Kürt açılımı" süreciyle ilgili yaptığı son konuşmalarda, "Sorun daha önce çözülseydi Türkiye bugün çok daha ileride olurdu" mahiyetinde vurgular yapıyor. Başbakan'ın sözleri, bir başka soruyu ortaya çıkarıyor. O halde neden daha önce çözülmedi?
"Niçin daha önce bu iradeyi gösteren olmadı" sorusu üzerinde durmak, analiz yapmak, bizi anlamlı sonuçlara götürecektir.
Sorunun çözümü kapsamında bugün atılan ve atılması planlanan adımlar, örneğin 90'lı yılların başında atılmış olsaydı, Türkiye hem ekonomik açıdan, hem de bölgesel ve uluslararası ilişkilerde, bugün çok daha ileri bir düzeyde olurdu. Sorunu adını koyarak tartışan ve çözümü için irade ortaya koyan ilk hükümet AK Parti hükümeti oldu.
Nüfusunun ezici çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında Türkiye kadar demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti sayılan ikinci bir ülke yok.
Avrupa Birliği'nin doğu sınırlarından ta Japonya'ya ve Güney Kore'ye dek bu özellikleri bu kadar çok taşıyan ve aynı zamanda serbest ekonomiye sahip bir ülke bulunmuyor. Türkiye'nin dünyada geldiği yer, iyi ama, daha iyi olmalı.. Bu yere gelmesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğiyle Cumhuriyete geçmiş, Batı'ya yönelik bir sistem doğrultusunda bir dizi radikal reformu yaşamış olmasının payı büyüktür. Daha iyi yerlere, Cumhuriyet ve demokrasi getirecektir.

Prangalar kırılacak

Türkiye, bu yere ayağındaki birkaç prangayı sürükleye sürükleye geldi. O prangaların hızlanmaktan alıkoyan ağırlığı olmasaydı Türkiye nasıl bir Türkiye olurdu bugün?
O prangalardan en büyüğü olan Kürt meselesini, Başbakan Erdoğan'ın anlamlı bir biçimde sorduğu, çok daha erken aşamalarda hal yoluna koymuş bir Türkiye'nin bugünkü durumu ne olurdu? Tam demokrasiye geçen bir Türkiye, tarihi sorunlarını çözmüş olacaktır.

Türkiye'nin geleceği

Türkiye, içinde yer aldığı coğrafyanın derinliğine nüfuz eden stratejiler üretiyor. Tarihiyle ve kültürüyle bölgesinde varlığını hissettiriyor.
Üzerinde yaşadığımız topraklar yani Anadolu, güç merkezlerince her zaman mutlak kontrol altında bulundurulması gereken, kesin hakimiyet gerektiren bir menfaat bölgesi olarak değerlendirilmiştir.
Türkiye sürekli ve bölgesel tehditleri değiştiremeyeceğine göre güçlü bir devlet olmak zorundadır. Bunun için de kendisine vakit kaybettiren, iç barışı zedeleyen, devlet halk kaynaşmasını zora sokan siyasi, idari ve ekonomik sistemi değiştirecek, geliştirecek ve ihtiyaçlara göre yeniden düzenleyecektir. Bölgenin getirdiği stratejik önem dolayısıyla bu bölgede kurulan devletler ya imparatorluk düzeyinde bir dünya devleti olacaklardır, ya da küçük bir devlet olarak yaşama şansları olmadığından dünya sahnesinden kaybolup gideceklerdir.
Türkiye kendi içinde etnik veya teokratik kavgalarla vakit kaybetmediği takdirde bulunduğu coğrafyada kurulan diğer devletlerin tarihsel gelişimine uygun önemli bir güç olarak dünya sahnesinde yerini alacaktır. Türkiye bölgesinin yükselen gücü olarak idari, siyasi ve ekonomik reformlarını gerçekleştirdiği ölçüde iki bin onlu yılların önemli güçlerinden biri olacaktır.