CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye geleceğinde 730 günün anlam ve önemi

Eklenme Tarihi 22 Temmuz 2010
Türkiye'nin geleceğinde "730 günün" büyük anlam ve önemi var. Günümüzden başlarsak, Cumhurbaşkanlığı seçimine iki yıl var. Gün olarak 730 gün demek. 730 günün içinde, üç sandık olacak. 12 Eylül 2010 referandum sandığı, Haziran 2011 genel seçim sandığı, Temmuz 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimi sandığı. Üç tarihin Türkiye'nin geleceği açısından anlam ve önemi üzerinde değerlendirmeler siyasetin sisli bulvarlarında ve dar koridorlarında bütün hızıyla sürüyor. 12 Eylül'de yapılacak referandum sadece bir referandum değil, Türkiye'nin geleceğinin planlandığı bir sandık özelliği taşımaktadır. Verilecek oylar, sadece 12 Eylül anayasasını değiştirmeyecek, Türkiye'nin gelecek Cumhurbaşkanı ve Başbakanı'nın ortaya çıkmasına imkan verecektir. 12 Eylül referandumu ve 2011 genel seçimleri, Başbakan Erdoğan'ın 'gelecek planlaması'nda iki hayati duraktır. 12 Eylül'de çıkacak "Evet" oyları, CHP'nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na ciddi bir darbe indirecek ve Başbakan Erdoğan'ın genel seçimlerde elini güçlendirecektir. Bu iki durak iyi geçilirse, Erdoğan, Çankaya yolu için düğmeye basacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günden bu yana halkımız ilk kez, "beş artı beş" formülü ile Cumhurbaşkanı'nı direkt olarak seçecektir. Burada seçilecek Cumhurbaşkanı için, ikinci kez Cumhurbaşkanı olma şansı da bulunmaktadır. 2012'de seçilecek Cumhurbaşkanı 2017 yılına kadar görev yapacak. Tekrar aday olup kazanırsa, 2022 yılına kadar Çankaya'da oturacaktır. "Türkiye Cumhuriyeti'ni 100. yılına hazırlayan Cumhurbaşkanı olmak" heyecanı gönüllerde başladı. Birinci Cumhurbaşkanımız Atatürk, Peki Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına girerken, kim Cumhurbaşkanı olacak? Başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli, sadece referandumda "Hayır" oyu çıkartmaya çalışmıyor, ötesinde Erdoğan'ı iktidardan düşürmek ya da onun elini kolunu en azından bir koalisyon ortağıyla bağlamak ve de kendilerinin koalisyon hükümeti kurmaları ile Erdoğan'ın Çankaya yolunu şimdiden kesmenin peşindeler. Ve bu açıdan ilk aşama 12 Eylül. 12 Eylül darbe anayasasında büyük demokratik değişimler getiren paket için CHP, MHP, BDP, DP ile HSYK ve YARSAV'dan oluşan cephe referandumda "Hayır" vereceğini açıkladı. Referandumdan "Evet" oyu çıktığı zaman, bu ittifak ne yapacak? "Biz kaybettik" deyip, köşeye çekilmeyecek, hemen kolları genel seçim için sıvayacaklar. Genel seçimde sonuç alamazlarsa, Çankaya seçimi için yollarına devam edeceklerdir. Tabiidir ki, Türk milleti de sandıkta 'ders verme'ye devam edecek.

* * *

SİYASETİN KARA KUTULARI
Büyük liderler ne zaman atılım yapacağını bilenlerdir, yani zamanlamayı iyi kestirenler ama aynı zamanda ne zaman duracağını iyi hesap edenlerdir. Büyük liderlerin iyi adam seçmelerinin de önemi çok büyüktür. Türk siyasetinde, liderlerin "en yakını, her şeyi çekinmeden konuştuğu" isimler olarak şu kişileri sıralayabiliriz: Başbakan Erdoğan'ın Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Rahmetli Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Hüsnü Doğan, Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Ekrem Ceyhun ve Necdet Seçkinöz, CHP eski lideri Deniz Baykal'ın, Önder Sav, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Hakkı Suha Okay ve Prof.Dr. Sencer Ayata, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Oktay Vural ve Deniz Bölükbaşı, Rahmetli Bülent Ecevit'in, Hüsamettin Özkan, Necmettin Erbakan'ın Recai Kutan ve Oğuzhan Asiltürk, SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un Ertan Yülek ve Ahmet Cemil Tunç." Bu isimler hatıralarını yazarsa Türk milleti tarihin bütün derinliklerine tanık olacaktır.