CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Murat Karayılan'ı kim konuşturuyor

Eklenme Tarihi 23 Temmuz 2010
İngiliz medyasında üst üste PKK ve şimdiki görünür lideri Murat Karayılan ile yapılan röportajlar yayınlanıyor. Önce Daily Telegraph muhabiri Kandil Dağı'na çıktı ve Karayılan'la konuştu.
Ardından Anglo-Yahudi ittifakının uluslararası yayın organı BBC, Kandil'e çıkarak Karayılan'la görüştü.
BBC sonuçta İngilizler'in "özerk yapıdaki" bir devlet kurumu. Böyle bir kurumun terörle ilgili bir konuda Karayılan'ı muhatap olarak alması üzerinde düşünülmüş, çalışılmış bir konu olduğunu gösteriyor.
Peki, ne oluyor da İngilizler PKK terör örgütüne bu kadar yaklaşıyor ve örgüt liderlerini konuşturup bunu dünya kamuoyu ile paylaşıyor?
Türkiye üzerinde uzun yıllardır planları olanlar, gelişmeleri planlayanlar, PKK'nın iç yüzü daha fazla deşifre olmadan Uluslararası kuruluşları devreye sokma telaşına düştüler.
Sürecin aleyhlerine işlediğini, hesapların dönmeye başladığını fark eden çevreler, onların ağababaları ve PKK gibi taşeronlar, sanki bir panik içindeler. Kozlar ellerinden gitmeden bir şeyler yapma telaşındalar.
BBC'de yer alan açıklamalara biraz bu açıdan bakmakta yarar olacaktır.
Murat Karayılan'ın derin güçlerin kontrolünde olduğu seziliyor. CIA ve Mossad ile ilişkileri göz ardı edilemez.
Özellikle İran'a karşı terör koyan Pjak, kandil'den beslenirken...
Neden BM

Murat Karayılan ve onu konuşturanlar BM'yi, yani bir uluslararası gücü denkleme katma derdinde görünüyor.
Batılıların ajandasında Türkiye'yi bölme arzularının yer aldığı yıllardır biliniyor. Bunu sağlamak için neler yapacaklarını da Türkiye'deki stratejistlerin bilmemesi düşünülemez. "Büyük oyun" nedir?
PKK ve ayrılıkçı Kürtçü örgütler kanlı saldırılar, büyük toplumsal eylemler yapacaklar. Arkasından Kürt-Türk çatışmasının varlığına delil oluşturacak olaylar çıkarmaya çalışacaklar. Güvenlik güçlerinin eylemcilerin üstüne şiddetle, kanla gitmesini isteyecekler.
Bu tablo ortaya çıkarsa, Dünya kamuoyuna "birlikte olunamayacağına" dair tablolar sunacaklar. Dünyayı ikna edecek argümanlar, malzemeler üretmek için çalışacaklar.
Bu noktada BM gibi Uluslararası güçlerin devreye girmesini isteyecekler.
Bölgeye bu güçlerin konuşlandırılmasını sağlamak'' Karayılan'ı konuşturanların kafası çalışıyor. Türkiye'de büyük oyunu görüyor. Tedbirlerini buna göre alıyor.

* * *
SANDIĞA GİDERKEN SEÇİLEN İLK ŞEHRİN ÖNEMİ
Başbakan Erdoğan, 12 Eylül'de yapılacak referandum mitinglerine Bingöl'den başlama kararı aldı. Bingöl özellikle seçilmiş bir şehir. Bingöl'ü özel kılan 12 Eylül darbesi sonrası hazırlanan 1982 anayasasına, yüzde 90 oranında (Hayır) oyu kullanmış bir şehir gelmiş bir şehirdir. Bu sefer de 12 Eylül 2010 referandumunda unvanını koruyacağa benziyor. Bingöl'lüler 12 Eylül sonrası, korkmadan (hayır) dedikleri anayasanın önemi maddelerinin değiştirilmesine imkân veren önümüzdeki referandumda yüksek oranla (evet)diyerek yeni bir rekora imza atabilir. Siyasi liderlerimiz ilk geziye nereden başlar? Başbakan Erdoğan, 22 Temmuz 2007 genel seçim startını Siirt'ten vermişti. Kendisini, 2002'de ilk kez milletvekili yapan şehre borcunu ödemek için gitti. 29 Mart yerel seçim startını genel seçimde AK Partiye en yüksek oyu veren şehre sevgisini göstermek için Kocaeli'nden verdi. CHP eski lideri Deniz Baykal, 29 Mart mahalli seçim gezisine Adıyaman'dan başladı. Sonra Gaziantep'e geçti. MHP genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mersin'den başladı, Çankırı ve Yozgat'la devam etti. Rahmetli İsmet İnönü; Malatya İzmir, Rahmetli Adnan Menderes; Aydın, Erzurum, Rahmetli Turgut Özal; Malatya, Bursa, Süleyman Demirel; Bursa, Antalya,Rahmetli Bülent Ecevit; Zonguldak, Kocaeli, Necmettin Erbakan; Konya, Erzurum, Rahmetli Alpaslan Türkeş; Adana, Erzurum'dan başlardı.