CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Referandumun gölgede kalan sosyal hayat maddeleri

Eklenme Tarihi 22 Ağustos 2010
Muhalefetin referandumu "hükümete güvenoyuna" çevirme taktikleri yüzünden, referanduma giden önemli birçok maddenin ruhu ve Türk demokrasisine kazandıracağı ivme ne yazık ki konuşulmuyor.
Referanduma giden maddelerden, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştiren maddeler öne çıkarılırken, pakette sosyal içerikli çok önemli değişiklikler gölgede kalıyor.
Tamam, siyasi tartışma olsun, HSYK ve Anayasa Mahkemesi konuşulsun, ama siyasi içerikli diye tabir edilen maddelerin gölgesinde kalan sosyal hayatı ilgilendiren konular da ele alınsın.
Yargı bürokrasisinin merkezi sayılabilecek kurumlarda değişiklik öngörülmesi, anayasal düzenlemelerin yalnızca bir kısmını kapsıyor. Toplumsal alanda ciddi değişikliklere yol açabilecek bu pakette gündelik hayatımızı etkileyebilecek çok sayıda değişiklik mevcut. Kadınlara ve çocuklara yönelik haklar, bilgi edinme hakkı, özel hayatın korunması ve örgütlenme hakkı gibi tartışılan alanlarda önemli değişiklikler getiriyor.

POZİTİF AYRIMCILIK

Referandum (Evet) oyları ile kabul edilirse, devlet eliyle "pozitif ayrımcılık" dönemi başlayacak.
Kadın ve erkek arasındaki eşitliğin sadece korunması yönünde alınacak tedbirlerin yetersiz kaldığı, kadının mevcut durumunun bulunduğu noktanın ötesine geçirilmesi için alternatif politikaların hayata geçirilmesi gerektiği görülmektedir.
Yapılacak değişiklikle, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özellikle korunması gerekenler için uygulanacak olan ekstra politikaların eşitlik ilkesine aykırı düşmemesi sağlanıyor.

ÖZEL HAYATIN KORUNMASI
Son yıllarda yargıda insanların başına en çok gelen sorunlardan birisi de, özel hayata dair bilgilerin yargıya taşındığı andan itibaren ortalığa saçılmasıydı. Paketle birlikte "Herkes, kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir" denilerek, bu durum temel bir vatandaşlık hakkı seviyesine çekiliyor.

SEYAHAT HÜRRİYETİ

Yapılan değişiklikle yurtdışına çıkma hürriyetinin "vatandaşlık ödevi" gibi gerekçelerle sınırlandırılmasının yolu kapatılırken, yalnızca hakkında suç soruşturması veya kovuşturması olan kişilerin seyahat özgürlüklerinin hakim kararıyla kısıtlanması yoluna gidilmiştir.
Diğer bir ifadeyle, hakkında ceza davası açılan birisi, tutuklu olmamak şartıyla, hakim kararı olmadığı takdirde yurtdışına çıkmakta serbesttir. Böylece, daha önce olan "vatandaşlık ödevi sınırlaması" (vergi borcu gibi) tamamen kaldırılırken, hakim (mahkeme) kararı olmaksızın, ceza soruşturma veya kovuşturması "seyahat özgürlüğü"nün önünde bir engel oluşturmayacak.

ÇOCUK HAKLARI
Burada göze çarpan en önemli vurgu "çocuk hakları ve çocuğun yüksek yararı" ibarelerinin anayasal statüye kavuşturulmak istenmesidir. Madde çocuğu, onu suça iten veya buna müsaade eden ailesine karşı korumayı amaçlamıştır.
Ülkemizde 27 milyon çocuk bulunmaktadır. Bu sayı pek çok Avrupa ülkesinin nüfusundan fazladır. Bu anlamda ülke nüfusunun yarından fazlasını oluşturan çocuklara yönelik yasal düzenlemelerin yapılması önemlidir.

SENDİKAL HAKLAR

Memura toplu sözleşme hakkını veren değişiklik önemli bir gelişmedir. Zira değişiklik kabul edilirse memurlar ilk defa toplu sözleşme hakkına kavuşacaklardır. Yeni düzenlemeler yasak olan 'siyasi amaçlı grev', 'dayanışma grevi' ve 'genel grev' yapma hakkını getirmektedir.
Paket kabul edildiği takdirde ilgili kanunların ivedilikle çıkarılması demokrasi yönünde atılan adımları tamamlayıcı nitelikte olacaktır. Diğer yandan kadın ve çocuklara yönelik koruyucu politikaların hayata geçirilmesi de sosyal devlet ilkesi açısından ortaya konulan iradenin tamamlayıcısı olacaktır.

KKTC ,KOSOVA OLABİLİR Mİ?
2010 yılı sonuna kadar
somut bir sonuç alınamaması durumunda KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak yoluna devam edeceği ve hatta KKTC'nin de Kıbrıs Rum Kesimi gibi AB üyeliğinin gerçekleşeceği bir formülün tartışılacağı sürecin işaret fişekleri görülmektedir .