CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Muhteşem dönüş

Eklenme Tarihi 31 Mayıs 2017
Vatan şairi Namık Kemal, Hürriyet Kasidesi'nde der ki: "Ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin, gerçi kurtulduk esaretten senin aşkının esiri olduk..." Bu sözlerin günümüze uzanan eseri ve tesiri, dün TBMM'de aynen yaşandı. İçimden, "Ey aziz milletin güzel yüzü, sen ne büyüleyiciymişsin, verdiğiniz kararla, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ı TBMM-AK Parti Grubu ile buluşturdun" demek geçiyordu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 22 Temmuz'da AK Parti Grubu'na veda edişini, aziz milletin kararıyla aylar sonra AK Parti'ye üye oluşuna, 21 Mayıs'ta genel başkanlığa yeniden gelişine ve dün de AK Parti Meclis Grubu'yla buluşmasına tanıklık etmiş, duygulu anları yaşamış bir gazeteci olarak söylüyorum, "Erdoğan'ın dönüşü muhteşem oldu". 22 Temmuz 2014 günü Meclis grubu toplantısında Cumhurbaşkanı adayı olduğunda Tayyip Erdoğan veda etmişti. Aradan 34 ay geçtikten sonra, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, TBMM'de AK Parti Grubu'yla yeniden buluştu, yeniden kucaklaştı. Bunu sağlayan da 16 Nisan'da Büyük Türk Milleti olmuştu. 34 ay önce, 22 Temmuz 2014'te veda eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı milletvekilleri ve vatandaşlarımız gözyaşları içinde uğurluyordu. O gün, helallik isteyen BÜYÜK LİDERE, "Helal olsun. Hep kalbimizdesin" diyerek sesleniyordu. Dün, TBMM AK Parti Grubu'nda "Hasret bitti. Hoşgeldin. Durmak yok" sesleri yükseliyordu. Tayyip Erdoğan veda ederken, "Kardeşliğimiz, inşallah bu salonun eski sahipleriyle sizlerle ve bu salonun gelecek sahipleriyle, bu can bu tende olduğu müddetçe devam edecek. Bugün belki de son kez buradan veda ederken, herkesin haklarını helal etmelerini istiyorum?" diyordu. Erdoğan, veda konuşmasını, yer yer gözleri yaşlı sürdürüyordu: "3 Kasım 2002'nin hemen ardından ilk grup toplantımızı 19 Kasım 2002'de bu salondan, bu kürsüden yaptık. Eğer milletim yetki verir, beni seçerse, 12. Cumhurbaşkanı olursam, bu benim bu kürsüden sizlere yaptığım belki de son konuşmam olacak. Hiç kimse ölümsüz değil baki değil. Yarın bizler de bu kürsüyü bizden sonra gelenlere devretmiş olacağız. Önemli olan baki olan hoş bir seda bırakmak. İnanıyorum ki biz bu salonda ve bu kürsüde hoş bir seda bıraktık?
BU KÜRSÜYE BELKİ DE BUGÜN VEDA EDERKEN GÖZÜM ARKADA KALMIYOR" derken, salonda bulunan milletvekilleri ve vatandaşlarımız gözyaşlarına boğulmuştu.
Erdoğan önündeki Meclis kürsüsünü göstererek, "Bu kürsünün hem de bu salonun nabzı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece hak ve millet için atacak. Canımız, kanımız, şerefimiz bildiğimiz bu kürsü ve bu grup, inşallah var olduğu müddetçe hakkı haykırmaya, millet için hizmet üretmeye devam edecek. Bu kürsü milli iradenin söze, kelimelere, cümlelere büründüğü bir kürsü olmuştur. Hem bu kürsüde hem bu salonda ifade edilen sözler suya yazılır gibi kaybolmamış, havaya gitmemiş, milletin hafızasında silinmez bir kitabeye dönüşmüştür?" diye konuşmasını bitiriyordu. Büyük Türk Milleti, 16 Nisan'da verdiği kararla, Cumhurbaşkanımız'ı 34 ay sonra TBMM'ye döndürdü.

SON SÖZ: Yine milletin kürsüsündeydi Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan. Meclis'te konuştuğu salon, bir büyük mücadelenin şahidi olan bir salondu. O kürsüden Cumhurbaşkanımız TAYYİP ERDOĞAN, AK PARTİ'NİN NE OLDUĞUNU NET VE AÇIK ANLATTI: "Bu ülkeye gerçek manada demokrasiyi de cumhuriyeti de refahı da getiren AK Parti olmuştur. AK Parti cumhuriyetçidir. AK Parti millidir, yerlidir. AK Parti kucaklayıcıdır. 80 milyon vatandaşımızın tamamının gönlünü kazanmak hedefimizdir.
AK Parti devrimci bir partidir.
Cumhuriyet tarihinde en köklü değişiklikler bizim dönemimizde atılmıştır." Milletin kürsüsü TBMM, inşallah daha nice yıllarda o kutlu mücadeleye tanıklık edecek. O kürsünün onuru ve aziz hatırası sarsılmadan geleceğe taşınacaktır.