O güzel anneler, gülücüklerle dünyaya getirir, yetiştirir, geliştirir, çocuklarının her karesinde olur, asla kızmadan, yüzündeki gülümsemeyle saçlarını okşayarak tecrübelerini anlatır.
Sırası gelir azarlar, arkadaşı gibi sever, dostu gibi sırdaşı olarak görür.
O'nunla hüzünlü günlerimiz olur, beraber ağlarız. Sevinçli günlerimiz olur beraber güleriz, az kazanırız, çok kazanırız. Yağmur, yaz, kış demez hep beraber oluruz.
Ama bir gün gelir ebedi yolculuğa çıkınca dünyada ne kadar yalnız olduğumuzu anlarız.
Uzaklarda olan annelerimizi en sevdiği çiçeklerle ziyaret etmekten, dua etmekten, hayır dualarını istemekten başka çaremiz yoktur.
Bu sevgiyi, üstat şair Necip Fazıl Kısakürek ne güzel anlatır iki şiirinde:
ANNEME MEKTUP
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içine mermer döşeli,
Bu soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lahza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye:
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
ANNECİĞİM
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!
* * *
KENDİ SESİNDEN ANNESİ
Başbakan Erdoğan, yıllar önce kendi seslendirdiği şiir albümünde, İbrahim Sadri'nin "Bizim Yaşadığımız" adlı şiirini annesi için okumuştu.
Erdoğan o şiirde kendi sesiyle "Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim biz de soluk alıp vermedeyiz, yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği bayramlar da kınalı koçları başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları.
Mektubun geldi bugün haziran, kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından haberin geldi. İyiyim diyorum ya inan olsun iyiyim anne, insan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe, bak üzülme yazıyorum bir daha nolur üzülme, üzülmüyor analar oğulları üzülmüyorum dedikçe" diye eklemişti.
Annesi Tenzile Erdoğan'ı kaybeden Başbakan Erdoğan, en acı günlerinden birisini yaşadı. Sevdi, sevildi, büyüdü, yükseldi, millete hizmet kervanının başında yürüyor. Annesine olan düşkünlüğünü her zaman gösterdi.
Hapislerde yatarken, siyasetin gergin ve haşin mücadeleleri ortasında huzuru anne sevgisi ve aile sıcaklığında bulmuştu. "Aile Değerleri"ni yüceltmesini bilmiş, annesinin şefkatinden ve dualarından güç almıştı. O şefkati özleyecektir.
Onun başarısı devletimizin, milletimizin başarısıdır.
Milletimizin şefkati annesinin yerini tutamaz ama anne eksikliğini bir noktaya kadar telafi edebilecektir.
Duygularını anlıyor, milletimizin manevi bağrında huzur bulacağına inanıyoruz. Milletimizin başı sağ, merhume Tenzile Erdoğan'ın ve tüm annelerimizin mekânı cennet olsun.