CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

"Cezayir" dosyasını açma zamanı

Eklenme Tarihi 10 Ekim 2011
"Su uyur düşman uyumaz" atasözümüzün derin anlamını hiçbir zaman unutmamalıyız.
Kimi akarsular vardır ki sanki akmıyormuş, durgunmuş gibi görünür. Buna asla kanmamak gerekir. Çünkü durgun akan sular daha ziyade tehlikeli olanlardır, asıl akış ve hareket diptedir. Düşman ise daha tehlikelidir. Her zaman çok dikkatli ve uyanık davranmak gerekir. Çünkü ne zaman harekete geçeceği belli olmaz.
Unutulmamalıdır ki, düşman fırsat düşkünüdür.
İşte, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy harekete geçti.
Ermeniler'in sözde soykırım iddialarına destek verdi. Sarkozy'nin yaptığı, kara bir lekedir. Fransa'nın, kanlı sömürgeci geçmişinden "utanması" gerekirken, sözlerine tahammül etmek gerçekten çok zor.
Bilinmelidir ki, Türkler şu dört önemli özelliğin pazarlığını yapmaz:
Din, vatan, şeref, namus... Bunlara tecavüz varsa, er veya geç yapılması gerekeni yapar. Her toplumun bir tahammül sınırı vardır. Bu zorlandığında, kıyamet kopar...
Bugünlerde, o sınırdayız...
Gururumuzla oynamaya kalkan zararlı çıkar.

MÜSLÜMANLARI KATLETTİLER

Hatırlayalım:
Fransa, 1945'de gerçek bir soykırım yapmıştı. 8 Mayıs 1945'te Fransız askerleri işgal ettiği Cezayir'in Setif şehrinde bağımsızlık için gösteri yapan Müslüman halkı makineli tüfeklerle taramış, katliamın en vahşisi gerçekleştirilmişti. Cezayir, 1.5 milyon evladını bağımsızlık savaşında Fransızlar'ın elinde kaybetti. Fransız askerleri savunmasız halk üzerinde işkencenin binbir çeşidini denedi. Pek çok Müslüman kadın tecavüze uğradı.
Bu apaçık soykırım girişimiydi.
Çünkü Fransızlar'ın amacı, diğer sömürgelerinden farklı olarak Cezayir'i Cezayirliler'den arındırmak ve Fransa'nın yeni bir vilayeti haline getirmekti.
Cezayir lideri Bouteflika, Fransa'nın sadece insanlara değil, kimlik ve kültürlerine karşı da bir soykırım uyguladığını söylemiştir.
Fransa soykırım bir yana, olaylardaki sorumluluğunu dahi kabul etmiş değildir.
Sarkozy'nin akıl almaz açıklamaları karşısında, Çanakkale Üniversitesi Rektörü Sedat Laçiner, "Sarkozy'nin yaptığı en son çıkış ve Cezayir Soykırımı karnesi onun ne kadar samimiyetsiz olduğunun açık kanıtı" yorumunda bulundu.
Prof. Laçiner, Sarkozy'nin, "dün başka bugün başka konuşma yaptığını" vurguladı.
Şunları söyledi: "2006 yılında Fransa'nın İçişleri Bakanı olan Nicolas Sarkozy, Cezayir'de olanlardan dolayı kendilerinin suçlanamayacağını iddia ederek, 'Babalarının hatalarından dolayı çocuklarından özür dilemesi istenemez' demişti.
Aynı Sarkozy bugün, neredeyse 100 yıl önce yaşananlardan dolayı Türkiye'nin özür dilemesini, hatta çok daha fazlasını yapmasını bekliyor. Üstelik bunu kendisi için değil, Ermeniler için istiyor. Bu konuda Fransızlar'a düşen bir tek kelime dahi yoktur. Hatta Fransızlar öncelikle 1915 ile ilgili kendi dileyecekleri özürleri düşünmelidirler."

KISASA KISAS
Osmanlı Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
, "Fransa, 1. Dünya Savaşı yıllarında Ermeniler'i de silahlandırdı, Güneydoğu'da 800 bin Müslüman, Fransız silahları ile katledildi. Yıllar sonra Cezayir'de Müslümanlar'a karşı soykırım yaptı" açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, "Şu an Fransa'nın en büyük sıkıntısı, katliam yaptığı Cezayirliler ve Faslılar'dır. Bir tarafıyla Yahudi olan Sarkozy'nin, durup dururken bu iddiaları gündeme getirmesinin nedeni İsrail'dir. Sarkozy bir İsrail piyonudur" derken dikkati çeken bir önerisi de var: "Türkiye Büyük Millet Meclisi hemen toplanıp, (Fransa'nın Cezayir'de yaptığı katliamı kabul etmeyenler cezalandırılır) diye bir karar almalıdır."
Sonuç olarak, Sarkozy'ye tarihi hatırlatmanın zamanı gelmiştir.
Yıllardır sömürgeci geçmişinin kara lekesini taşıyan Fransa, tarihin çarptırılmasına imkân bulamamalıdır. Sarkozy'in "zihinsel körlük" seviyesinde olduğu gözler önüne serilmelidir.