BDP'lilerin Meclis'e gelip, yemin etmelerinin yolu açılmışken, vatan topraklarında Mehmetçiklerin kaçırılması gibi çok ızdırap veren bir olayla karşı karşıyayız.
Mehmetçiklerin kaçırılmasının altında derin taktiklerin ve yabancı servislerin de bulunduğunu düşünmeliyiz.
Bu olay karşısında, TBMM ve Hükümet, BDP'yi Meclis zeminine çekme ve BDP'li tutuklu vekilleri kurtarma formülüne destek verebilir mi? Hangi parti kukla PKK'nın Türk askerini kaçırdığı sırada, BDP'ye el uzatır. Demek ki bu noktada, PKK bazı ülke ve servislerin taşeronluğunu yapıyor, iktidarın önünü kesmeye çalışıyor demektir.
Olaya tepki gösterecekler diye beklerken, BDP'nin yeni şahinlerinden milletvekili Altan Tan'ın bir mitingde kullandığı sözlere bakın: "Önümüzde iki yol var. Ya hakkımızı, hukukumuzu alarak, birlikte yaşayacağız. Veyahut bu işin sonu hiç iyi olmayacak..."
Derin beyin kim?
İmralı'daki Abdullah Öcalan ise çift taraflı oynuyor. Bir yüzü, BDP'le siyaset yapma ve devlet yetkilileri ile barış için çalışmayı, diğer taraftan, PKK'yı hareket ettirerek pazarlık gücü arttırmayı yürütüyor demektir. Fakat gelişmelere bakınca, Öcalan'ın ötesinde bir derin beyin olduğu anlaşılıyor. Bazı olayların perde arkasına bakarsak bu derin beynin varlığını daha iyi anlarız:
1) Ateşkesin ilan edildiği sırada Bingöl'de 33 askerimiz şehit edildi.
Kangren olmuş soruna neşter atma zamanı ve zemini yok edildi.
2) Tokat'ta hain saldırıda, 7 şehidimiz oldu. Reşadiye Sazak köyü yakınlarında devriye görevi yapan jandarma ekipleri pusuya düşürüldü. PKK ve Avrupa kontrolündeki DHKP-C'nin ortak operasyonu olduğu belirtildi.
Olayın Erdoğan'ın Obama ile son derece önemli görüşmesine denk gelmesi de dikkati çekti.
3) İskenderun'daki saldırının, Mavi Marmara saldırısı ile aynı güne gelmesi anlamlı bulundu. İş, MOSSAD'a kadar uzandı. Derin PKK-MOSSAD konusu halen dikkatle takip ediliyor.
4) Kastamonu'da Başbakan konvoyuna hain saldırı oldu.
5) Son olarak, BDP'lilerin Meclis'e dönüp yemin etmeleri görüşmeleri hızlandı. Bir taraftan BDP'liler Meclis Başkanı Çiçek'le temas kurarken, Mehmetçiklerin vatan topraklarında kaçırılması gibi rahatsız edici bir gelişme yaşandı.
ÇOK TARAFLI OYUNCULAR
Şimdi tekrar düşünelim:
Çok taraflı oynayan PKK'ın arkasındaki "Derin Beyin"
Kandil olabilir mi veya Avrupa olabilir mi?
PKK'nın şu andaki yürütme konseyi Başkanı Murat Karayılan.
Yardımcıları, Mustafa Karasu, Cemil Bayık, Duran Kalkan.
Avrupa kanadı Sabri Ok'ta.
Bazı sorulara yanıt aranıyor?
PKK'yı kullananlar var. Kim kullanıyor? "Kullanılan kişileri değil, kullanan gücü tespit etmek zorundayız" deniyor.
Yabancı servislerle işbirliği yapan PKK'nın yaratacağı sorunlar kimlerin işine yarıyor? İç siyaseti etkileme, Dış politikayı etkileme.
İçte, üçüncü kez iktidara gelen Başbakan Erdoğan'ın hamlelerini yavaşlatma ve kesme hedefleniyor.
Dışta, Türkiye'nin bölgesel güç olarak yıldızının parlamasından, bölgeyi kendi değerleri doğrultusunda şekillendirmek için gayret sarf etmesinden, bazı devletler rahatsız oluyor. Türkiye büyük bir dönüşüm yaşarken buna müdahil olmak isteyenler var.
MOSSAD (İsrail)-PKK işbirliği: Dönem dönem PKK saldırılarının arkasında İsrail ve MOSSAD gizli servisi görülmüştür.İsrail-PKK İşbirliği'nde Kuzey Irak olgusu var. Özellikle İran'a karşı savaşan PJAK'la ilişkiler noktası anlamlı bulunuyor. MOSSAD'ın katalizör görevi gördüğü, ABD'li Neoconlar ve Türkiye'deki uzantılarının destek verdiği PKK'nın da taşeron olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.
Alman gizli servisi (BND)-PKK: Almanya gizli servisi ile PKK derin bir bağa sahiptir.1980'li yıllarda başlayan ilişkiler ağı vardır. PKK, Türkiye'deki eylemleri için Almanya'yı bir mobilizasyon üssü olarak kullanmaktadır ve orada çok sayıda basılı ve görsel medyaya sahiptir.
Dünyada etkin bir istihbarat servisi de Fransızlara aittir.Sarkozy'nin Libya ve Suriye bağlamındaki politikaları Türkiye ile kesişmektedir.
Hem Ermeni diasporası hem de PKK'nın arkasında, Fransa'yı hiç yabana atmamak lazım.