Yani, insan unutur. Hatırlatmak da gazeteciliğinin önemli görevlerinden birisidir.
Dünkü yazımda, Petrol Ofisi özelleştirmesinde kilit görevlerde bulunan BÜROKRATLAR'IN heyecan verici "Üstat ilişkileri-destek-yardım" operasyonunun az bilinen perde arkasına değinmiştim.
Bu yazımda, Aydın Doğan'ın Dışbank'ı alışında BÜROKRASİ kanadının, göz yaşartıcı DAYANIŞMASINI hatırlatmak istiyorum. DIŞBANK HİKÂYESİ -YIL 1994: Aydın Doğan, 20 Kasım 1994'te Dışbank'ı alırken, KOALİSYON HÜKÜMET'İ GÖREVDEYDİ. Başbakan Tansu Çiller-DYP ve Murat Karayalçın Hükümeti...
Aydın Doğan'ın, İş Bankası ile arası hep iyi oldu. Dışbank'ı alma sürecindeki manevrası şöyleydi: İş Bankası zor duruma düşen ve alacaklısı olduğu Lapis'ten Dışbank'ı geri aldı. Sonra, Dışbank'ı satışa çıkardı.
Bankaya Doğan talip oldu. Bunun üzerine o zamanki İş Bankası yönetimi Aydın Bey'e 20 Kasım 1994'te Frankfurt İş Bankası kanalı ile libor artı 2 faizle 6 yıl sonra ödemeli 7 milyon dolar kredi verdi.
Ardından Doğan'a 7 yıl vadeli, benzer faizli 11 milyon 468 bin Alman Markı daha kredi sağlandı. Böylece Aydın Bey, cebinden bir kuruş çıkarmadan 14 milyon dolar kredi ile ve ödemeye de 6 yıl sonra başlamak kaydı ile Dışbank'ın sahibi oldu. Aydın Doğan, bürokrasinin önemli adamlarını saflarına çekiyordu. Sembol isimler Vural Akışık, Tevfik Altınok, Selçuk Demiralp'tı.
2001'de Kemal Derviş, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Vural Akışık'ı atadı. Devlet bankalarının battığı, el konulduğu süreçte, bir büyük medya grubunun yöneticisi kamu bankalarının başına geliyordu. Aynı dönemde Fon'a devredilen bankaların ortak yönetim kurulu başkanlığını Tevfik Altınok yürütüyordu. Demirbank'a da el konduğu için Demirbank'ın başında fiilen başında Altınok vardı. Altınok, 31 Aralık 2001'de görevden ayrıldı. Ve 9 gün sonra Doğan Holding'de işe başladı. TBMM Araştırma Komisyonu'nun BÜROKRASİDE GRUP DAYANIŞMASI ve NÜFUZ CASUSLARINA işaret eden bir raporun 164. sayfasının ,adeta Vural Akışık-Tevfik Altınok-Selçuk Demiralp için yazıldığı iddia edildi: "Bürokraside oluşan çeşitli gruplar bir yandan yolsuzlukların oluşmasına zemin hazırlamakta, diğer yanda da yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını, soruşturulmasını, yargıya intikal ettirilmesini engellemekte."
SONUÇ: 2002'de Tayyip Erdoğan'lı tek başına AK Parti iktidarına kadar bürokrasinin zirvesinin 'sığınağı' Doğan Grubu'ydu. Erdoğan, oligarşik bürokrasiyi tarihe gömdü. TÜSİAD-Aydın Doğan-Avrupa "AK Parti tek başına iktidar olmasın" diye neden uğraşıyor acaba?