CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kilit isim Şükrü Karahasanoğlu nerede?

Eklenme Tarihi 11 Kasım 2012
Eski Başbakan Tansu Çiller konuştu. Verdiği bilgiler yeterli mi? Hayır. Çok daha fazla bilgi sahibi. Buna da şükür diyelim. "28 Şubat darbe döneminde batan bankaların, çıkan krizin toplam bedeli 251 milyar TL olduğunu" içeren sözleri insanın kanını donduruyor. 75 milyar dolar, 100 milyar dolar lafları geçmişti ama ilk defa 251 milyar dolar rakamı açıklanınca, 'Büyük Resim'e daha dikkatle bakılması gerekiyor.
Bu rakamın o günün Türkiye milli gelirinin 1,5 katı olduğunu düşünürsek, buna bölücü terör çetesi PKK ile mücadele için harcanan 500 milyar doları da eklersek, Türkiye'nin kanının emildiğini görmek, insanı çıldırtıyor.
Toplam 750 milyar dolar, kalkınma için harcanabilse, Türkiye'de, refah olacaktı, milli gelir 20 bin dolar civarında bulunacaktı, Türk ekonomisi dünyanın ilk 15 içinde ön sıralarda yer alacaktı. İşsizlik olmayacaktı. "Olmadı" diyemeyiz, "Oldurmadılar."
Büyük resime bir daha bakalım:

18 BÜYÜK AİLE
28 Şubat sürecinde batan bankalardan birisinin sahibi de Ali Balkaner'di. Yurtbank patronu, mahkeme ifadesinde "Bizler 18 büyük aileyiz. Hepimizin bağlı olduğu bir başkanımız var. 18 büyük aile bir havuz oluşturduk. Tüm ekonomi bunların elinde toplanıyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı manipüle eden kişi, bizim bağlı olduğumuz başkanımızdır. Tokyo Borsası'nda 800 milyon dolar kaybetti, bana mısın demedi" diye konuşmuştu.
Ali Balkaner'in bahsettiği, 18 aile kimler olabilir?

TANTAN ANLATIYOR
Ali Balkaner'in Yurtbank'ına el konduğunda İçişleri Bakanı olan Sadettin Tantan, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz tarafından bir operasyonla görevinden alındıktan sonra, çok önemli açıklamalar yapmıştı. Kapalı kapılar ardında dönen dolapları anlatmıştı: "Balkaner'in borsa ve para hareketleri, sermaye hareketleri iyi araştırılırsa, her şey ortaya çıkar. 18 kişilik aile de ortaya çıkar, ne yaptıkları da, başka şeyler de. Biz müfettişlerle bunu yapmaya çalıştık ama başaramadık.
Bunun önünü açamadık.
Birileri tarafından bu sermaye hareketliliğini ortaya çıkartmamız engellendi. O zamanki hükümet nezdinde bu engellendi.
Yalnız Ali Balkaner mi suçlu?
Halk Bankası'ndan, kendi bankasından kullandığı paralar, kaçırılan paralar... Kim ne kadar komisyon aldı, kimler aracı oldu bunlar hiç bilinmiyor. O alınan krediler nasıl ve nerelerde kullanıldı?
Ne kadarı amacı için kullanıldı?
Kimler bu paraları paylaştı?
Bu insanlar bu paraları, bankaları tek başına boşaltmadılar. O günkü siyasetçiler, bürokratlar kimlerdi?"

KİLİT BİR İSİM
El konulan bankalarla ilgili süreçte ilginç bir çizgi izleyen isim vardı: Şükrü Karahasanoğlu...
Bankacılığa 1972 yılında Garanti Bankası'nda müfettiş olarak başladıktan sonra 1973'te Akbank Teftiş Kurulu'na girdi. 1976'da müfettişliğe, 1984'te ise Akbank Personel Başkanlığı'na terfi etti. 17 yıl süre ile Akbank'ta çalışan Karahasanoğlu, 1989 - 1991 yıllarında Türkiye Tütüncüler Bankası'nda Genel Müdür Yardımcısı oldu. Tanınmış siyasetçiler ile görülmeye başlandı.
Karahasanoğlu, CHP - DYP koalisyonunca, Emlakbank Genel Müdürlüğü'ne getirildi. Aynı süreç içinde Emlakbank'tan sonra KKTC'de Kurulu Tuncabank'ın yönetim kurulunda görev aldı. Bu banka, öldürülen Musevi işadamı Nesim Malki tarafından kurulmuştu. İlişkiler onu, Nesim Malki ile iş ortaklığı bulunan Hayyam Gariboğlu'nun Sümerbankı'na götürdü. Bu bankada genel müdürlük görevi yapan Karahasanoğlu, oradan Etibank'a genel müdür oldu.
Sonra Bilgin ailesine bağlı Medya Holding Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirildi. Görev yaptığı bankalar battı, el konuldu.
Doğal olarak, girdiği her bankadan bir batak yaratan Karahasanoğlu'nun kariyerinin bitmesi gerekiyordu.
Ama durum böyle olmadı.
Bankalar batmış, Tansu Çiller rakam veriyor, '251 milyar dolar'...
Bir hesap sorulanlara bakınız, bir de büyük resimde, bizim sadece çok küçük bir karesini verdiğimiz olaylara ve insanlara.
Kentbank' da el koymuşlardı.
İnsan hakları mahkemesi, Türkiye'yi suçlu buldu. Banka sahibi Mustafa Süzer'e 5 milyar dolar ödenmesine karar verdi.
Demirbak'a da el konmuştu.
Avrupa'dan aynı yolda karar çıkacak.
Peki, bu bankalara el koymayı sağlayan, eski merkez bankası başkanı, hazine müsteşarı, Bankacılık denetleme kurulu başkanı kimlerdi? Şimdi ne yapıyorlar?

SONUÇ: Yetimin hakkı, garip gurebanın rızkı, halkımızın alın teri, 251 milyar doların hesabını verecekler nerede?
Er veya geç adaletin karşısına çıkarılacaklarını ümitle bekleyen milyonların bedduası var:
"Türkiye'yi büyük sıkıntılara sokanların elleri kırılsın, ruhları kararsın."