Türkiye kendi uydusunu üretebildi, fakat uzaya fırlatma teknolojisine sahip olmadığı için uzaya ancak başka ülkelerin fırlatma üssünü ve füzesini kullanmak zorunda. Türkiye, stratejik bir karar alarak ÇİN'İ seçti Türkiye, ilk milli askeri gözlem uydusunu, NATO ittifakına üye bir ülkeden değil de, neden Çin'den atılmasını düşündü? Bu stratejik kararın arkasında ne olabilir?
Amerika, Rusya, Fransa, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore uzaya füzeyle uydu gönderme imkânlarına sahip. Uzay yarışında, İran'ın da Şubat-2012'de uzaya bir uyduyu kendi fırlatma füzesiyle gönderebilmesi üzerinde de dikkatle durmalıyız.
ÇİN'İN KONUMU
Türkiye'yi stratejik karara sürükleyen olayların ardında Fransa'nın (Sarkozy) olumsuz tutum ve davranışları yatıyor.
1994 yılına dönelim. Kendi imalatımız değilse bile, Türk adıyla anılan bir uydumuz olacaktı.
Türksat 1A, Fransız Guyanası'ndan fırlatıldıktan bir süre sonra düştü. Bu düşüş (bazı komplo teorilerini akla getiriyor), Türkiye'nin telefon ve televizyon yayınlarındaki hamlesini kesmiştir. Türkiye, doğan boşluğu milyonlarca dolar vererek başka uydular üzerinden sağlamak durumunda kalmıştır. O günlerde doğan kuşku hep devam etti.
Milli ve bağımsız politika izleyen yeni Türkiye, yıllar sonra bir taraftan fatura kesti? Diğer yandan, dünyanın yeni küresel gücü, ÇİN ile yakın işbirliği ortamını yarattı.
TÜRKİYE UZAY ÜSSÜ
Tarih: 17 Temmuz 2012 Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanan ve Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in de katıldığı Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde Uydu merkezi fırlatma projesinin başlatılmasına karar verildi. O günlerde bu konu pek tartışılmadı. Aslında, Yeni Türkiye'nin çok hassas bir hamlesiydi bu karar. Çünkü Uydu fırlatma merkezinin kurulması Türkiye'ye atmosferin dışına füze gönderme yeteneği kazandıracakt.ı Böylece füze için kritik eşik aşılacaktı. Bu teknolojiyi edinmek, bir ülkenin kendi topraklarından dünyadaki herhangi bir noktayı vurabilme gücüne sahip olması demekti.
O toplantıda, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 2500 km menzilli füze yapılmasını istediği duyulmuştu.
YENİ EKSENLER
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 8-9 Nisan'da Çin'e gitmişti. Erdoğan ve Çin Başbakanı Wen Jiabao, o gün çok stratejik kararlara imza atmışlardı: "Nükleer enerjide işbirliği anlaşması. Müzakereleri biten yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması (YKTK) niyet bildirgesi.
Demiryolları arasında işbirliği protokolü. TRT ve Çin'in devlet televizyonu CCTV arasındaki işbirliği.
Gıda güvenliği anlaşması."
ÇİN'İN SURİYE İLGİSİ
Çin'in Suriye ile ilgisi, Ortadoğu'da yaşanan küresel güç kavgasının ne kadar önemli noktalarda olduğuna işaret etmektedir. Ortadoğu'da yeni haritalar çizilirken, Türkiye'nin üç küresel güçle geliştiği ilişkiler ağı (ABD-Rusya-Çin), yenidünya düzeni kuruluş masasında, oyun kurucu olma özelliğimizi yakından ilgilendirmektedir.
Türkiye'nin Çin'le kurmakta olduğu stratejik ekonomik işbirliği, siyasi boyutlarda kazanmaya adaydır.
SONUÇ: Bölgesel Güç Türkiye, yeni küresel güç ÇİN ile yenidünya düzenine uygun ittifaklar zincirini kuruyor. İlk milli uydumuzun Çin'den uzaya gönderilmesi kararını, bu anlaşmalar bağlamında değerlendirmek yararlı olacaktır.
Yeni Türkiye'nin aldığı stratejik kararlar ile yakın coğrafyamızda, anahtar ülke konumunu daha ileriye götürme şansı artık karşımızda duruyor. Tarih, büyük fırsatlar yarattı, bunu kullanmalıyız.