Güya Amerika darbeyi bilmiyormuş, 12 Eylül gecesi tanklar JUSMAT'ın önünden geçiyormuş, Amerikalılar sormuş, Evren de "Söyleyin" demiş.
Bu sözlere kim inanır? CIA gibi dünyanın en büyük istihbarat teşkilatı darbe hazırlıklarını duymayacak, onların yan kolu MOSSAD, gelişmelerden haberdar olmayacak, böyle bir şey olabilir mi?
Bırakın haber almayı, Amerika, bizzat 12 Eylül darbesinin arkasındaki gizli güçtür. Ama Kenan Evren hala, ABD'nin 12 Eylül darbesi arkasında olduğunu gizlemek çabasında. Bir sebebi olmalı.
Bayrak harekatı
Aslında, 1980 darbesi 12 Eylül'de değil, 11 Temmuz 'da yapılacaktı. "Bayrak Harekatı" ismi verilen plan devreye sokulmuş, sonra geriye çekilmişti. Bu geri çekişten Kenan Evren ve cuntanın adeta ödü kopmuştu.
17 Haziran 1980 günü Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, kuvvet komutanları ve 2.
Başkan Necdet Öztorun'u çağırmış ve kod adı "Bayrak Harekatı" olan bir darbenin 11 Temmuz 1980 günü gerçekleştirilmesini gösteren harekat emrini uzatmıştı: "Bütün ordu komutanlarına; Bayrak Planı'nın uygulamaya giriş günü 11 Temmuz, saati ise 04.00'dür. Bayrak Planı özel kuryelerle dağıtılmaya başlansın."
8 Temmuz 1980 günü, Genelkurmay'dan ikinci bir emir çıktı; "Bayrak Planı uygulamadan kaldırılmıştır.
Plan kolordulardan geri toplansın."
Geri toplama kararı çok nazik bir konuydu. Bu nedenle de plan bazılarının ellerinde kalmıştı.
Askeri Şura kararıyla elinde plan olanlardan bazıları da emekliye sevk edilmişlerdi.
Genelkurmay'ın kaygısı, emekliliğin getirdiği bir kırgınlık veya sinirlenme sonucu Bayrak Planı'nın hükümete sızdırılmasıydı.
Bu gelişmeleri Başbakan Sülayman Demirel duymuştu.
Ama, Amerikan istihbaratı CIA ve MOSSAD duymayacak. Olacak bir şey mi bu?
Afganistan işgali
1980'e girerken Ortadoğu'da ilginç gelişmeler oluyordu. Bu gelişmelere yeniden dikkatle bakarsak, Amerikan'ın 12 Eylül darbesinin adeta planlayıcısı olduğunu daha iyi anlarız.
Sovyetler, Afganistan'ı işgal etmiş, ABD'nin Ortadoğu'daki ileri karakollarından biri olan İran'daki Şahlık rejimi de devrilmişti. ABD böylelikle en önemli müttefikini kaybediyordu. Ortadoğu'daki anti-Amerikancı politikalar Pentagon'u rahatsız ediyordu.
Pentagon Ortadoğu'nun jeopolitik ve jeostratejik bakımdan en önemli ülkesi olan Türkiye'ye ayağını sağlam basmalıydı.
ABD açısından, Kıbrıs ve Ege'deki meseleler yüzünden Yunanistan'la çıkan pürüz ve kriz, U–2 Casus uçaklarının Türkiye'de üstlendirilmesi için yoğunlaşan talepler, mevcut demokratik ortam içinde halledilemezdi. O günlerde ABD, Türkiye'de sivil bir yönetim yerine askeri bir yönetim kurulması için çok ciddi temaslarda bulunuyordu.
ABD'nin stratejik beyni Brezinski, TÜSİAD heyetiyle ve zamanın Genelkurmay Başkanı Kenan Evren'le yaptığı görüşmelerde "Türkiye'de istikrarlı bir yönetim istiyoruz" diyordu. İstikrardan kastedilen ise 12 Eylül sonrasında Brezinski'nin yayınladığı anılarından anlaşılıyordu. Acaba Brezinski'nin yapmış olduğu temasların müdahale günlerinde gerçekleşmiş olması bir tesadüf müydü?
Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'yı darbe öncesi Amerika'ya gönderip, "Bayrak Planı" üzerinde son rötuşların yapılmasını sağlarken, Kenan Evren'in, 12 Eylül darbesi arkasındaki Amerika'yı hala neden saklamak istediği merak ediliyor.