CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İşte Mavi Marmara'nın büyük başarısı

Eklenme Tarihi 10 Haziran 2010
Bir kelime kalıcıdır unutulmaz. Ne çok şey anlatır bir kelime. Bazen söylenemeyen sözlerin sesi, bazen bir pişmanlığın diyeti, bazen de bir sevda nefesi... Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gözyaşları... Anlatılamayanı anlatmak ister. Çok şey yazmaya gerek yok. Sayfalarca yazılacak yazıyı bir kelime ile anlatırsınız.

Mavi Marmara, herhangi bir gemi değil artık: insanlık limanlarına uğrayan, bütün vicdanları yoklayan, bütün kalpleri harekete geçiren, bütün yüzleri güldüren, bütün gönülleri gönüllülerin gönüllerine, yüreklerine açan aziz ve mukaddes bir varoluş yürüyüşünün adıdır Mavi Marmara. İşte Mavi Marmara'nın başarısı. Önce, Mısır'ın Gazze Kapısı'nı araladı, Şimdi, İsrail'in geri adım atarak Gazze'ye meyve suyu, kurabiye ve baharat gibi gıdalar üzerindeki kısıtlamaları hafifletmesini sağladı.
Gerisi gelecek
, hem de çok yakında.

* * *

Malum kalemler içte ve dışta hareketli
Malum kalemler içte ve dışta, Türkiye aleyhine yazılara, yorumlara hız verdi. Türkiye'deki 'İsrail muhipleri'nin köşeye sıkışan İsrail'in üzerindeki baskıyı azaltmak için neler yaptıklarını görüyorsunuz. İçteki ve dıştaki İsrail muhipleri ne yaparlarsa yapsınlar, Akdeniz'de 'suçüstü' yakalanan 'haydut devlet'i kurtaramazlar. İsrail 'hukuki, siyasi, insani ve medeni' açıdan 'savunulamaz' durumdadır. Malum tetikçiler, bugünlerde tekrar serbest bırakıldı. 'Türkiye Batı'dan uzaklaşıyor mu? Hamas'a, İran'a kefil mi oluyor?' sorularını gündeme taşıyarak Türkiye'yi savunmaya sokacaklarını sanıyorlar. Her kriz döneminde olduğu gibi, her kriz çıkarmak istediklerinde olduğu gibi... Onları biliyoruz biz. Çok iyi tanıyoruz. Bugüne kadar bu ülkede hangi senaryolarda görev aldıklarını, ne tür kirli ve onursuzca roller üstlendiklerini biliyoruz. Türklere, İslam'a karşı yürütülen, Müslümanlara karşı projelendirilen o acımasız kampanyanın küçük figüranları onlar. Türkiye cezalandırılmalıymış, Türkiye'nin önü kesilmeliymiş, askerler darbe yapmalıymış. AK Parti tasfiye edilmeliymiş. Bunlar ve daha niceleri onların teziydi. Onları günü gününe izliyoruz, her yazdıklarını, konuştuklarını not alıyoruz. Kimler adına söz söylediklerini, ne zaman ortaya çıktıklarını ve çıkacaklarını biliyoruz. Kopardıkları yaygaraların, Türkiye'ye yönelttikleri utanmazca saldırıların başarısız olması çıldırtıyor onları. İçteki ve dıştaki malum kalemleri artık Türkiye tanıyor. Malum kalemlerin yazılarını, yorumlarını, hangi gözlükle yaptıklarını iyi tanıyor. Dünya değişti. Türk Milleti neyin eğri, neyin doğru olduğunu gayet iyi biliyor. İsrail muhipleri, dünyadaki Yahudi asıllı medya patronlarının emrindeki kalemler ne yaparlarsa yapsınlar, umduklarını bulamayacaktır.

* * *
Erken seçim tezgahını görmemek mümkün mü?
Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Tezkan, "Eğer, Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliğini hukuk devleti ve değişmezlik ilkelerine aykırı bulursa, Anayasa Mahkemesi'nin yeni yapısı ile HSYK'nın oluşma biçimini düzenleyen maddeleri iptal ederse. 12 Eylül'de sadece referandum değil, seçim de olur" diye yazıyor. Siyasetin dar koridorlarında kaos senaryoları da, karanlık planları da bir türlü bitmiyor. Birileri karanlık senaryoyu hayata geçirmeye çalışıyor. Birileri gizli odalara kapanıp, halka huzuru nasıl göstermeyiz diye planlar yapıyor. Kulislere söylentiler yayıp, cesur adımların atılmasının önünü kesmeye çalışıyor. Aylar öncede Vatan Gazetesi'nde Okay Gönensin, karanlık senaryolardan birisine yer vermişti. "En Kara Senaryo" başlıklı yazıda Türkiye'yi siyasi kaosun içine sokacak senaryonun ayrıntılarına yer veriliyordu. Senaryoya göre CHP anayasa değişikliklerini, "değiştirilemez maddelerine aykırı" olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürecek. Mahkeme de gerekçeyi haklı bularak, referandumun önünü kesecek. Daha sonra, AK Parti hakkında kapatma davası açılması sağlanacak. Yasaklar getirilecek. İsrail merkezli olduğu açıkça görülen Türkiye'nin iç politikasına dair yayınlara bakınız. Mehmet Tezkan'ın yazısı ile Okay Gönensin'in yazısını birlikte değerlendiriniz. Ne görülüyor? Erken seçim tezgâhlarını daha iyi anlamak zor değil. Birilerinin karanlık senaryolar ürettiğine ve bunları gerçekleştirmek için çalıştığını görmemek mümkün mü?