CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İran ile Çin güçlerini birleştiriyor

Eklenme Tarihi 05 Haziran 2012
Pazar günü gazetelerde küçücük gösterilen, nedense üzerinde yorum yapılmayan bir habere dikkat çekmek istiyorum:
"İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Pekin'e gidecek. ŞİÖ zirvesinde ikili, bölgesel ve uluslararası konular masaya yatırılacak. İran ve Çin arasında stratejik anlaşmalar imzalanacak."
Bu haber küçük bir haber mi?
Hayır, çok önemli bir haber.
Ortadoğu'da ve Yakın Asya'da küresel güç kaymaları yaşanırken ve yeni dünya düzeni haritaları çizilirken, çok önemli bir haber. Siyasetçilerimiz ve diplomatlarımız ötesinde, etrafındaki coğrafya ile yakından ilgilenen, ihracatını 500 milyar dolara çıkarmak isteyen Türk işadamları için de çok önemli bir haber.
Tesadüfe bakın ki, Dünya Devleti Bilderberg'in bu yılki toplantısında, Türkiye-Ortadoğu-İran-Çin'le ilgili detaylı konuşmalar yapılmış. Batı'dan Doğu'ya kaymakta olan küresel güç savaşları, ekonomik dinamizm ve kültürel kimlik değişimleri sırasında, dünyanın beş küresel gücünden Amerika Türkiye ile beraber. RusyaÇin, İran üzerinden Ortadoğu ve yakın Asya hattında beraber.
AB'nin patronları Almanya ve Fransa'nın ve Ortadoğu'nun eski hakimi İngiltere'nin, Türkiye'ye rakip oldukları ortada. İran Irak, Suriye ve Lübnan üzerinden Akdeniz'e uzanmış durumda... Şimdi, Çin'e doğru uzanıyor. İran'ın arkasında Rusya'nın da varlığını düşünürsek, iş daha hassas önem arz ediyor.
Son Suriye olayı gösterdi. Rusya ve Çin, BM düzeyinde aktif muhalefetlerini sürdürürken NATO ve bölge politikaları ile Türkiye'nin yanı sıra İran, bu yeni hattın meydan okuyucu aktörleri olarak gün geçtikçe güç kazanıyorlar.
İşte, yukarıdaki küçük gösterilen haberin arka planı çok derindir.
Bölgesel güç Türkiye'nin oyun sahalarında küresel ve bölgesel alternatif oyunlar sergilenmektedir.

ÇİN NE YAPIYOR?
Şanghay İşbirliği Örgütü: Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan ve Özbekistan'ın katılımıyla dünya politikasında etkili olmaya başladı. İran'ın aktif katılımı ile yakın coğrafyamıza kadar dayanmış olacaklar.
Üç temel konu Çin'i Ortadoğu siyasetine neredeyse kilitliyor diyebiliriz.
Bunlardan birincisi Çin'in ekonomik büyümesinin getirdiği enerji sorunu ve dolayısıyla enerji hatları üzerindeki güvenlik politikalarıdır.
Büyüyen enerji ihtiyacı sonucu, Çin petrolünün yüzde 70'ini İran'dan almaktadır. Hürmüz Boğazı Çin'in kaderidir. Ortadoğu, Çin'in gelecek mücadele alanıdır. Afrika çıkışlarının boğazıdır. Bu alanda, Türkiye yeni bir güneş olarak parlamaktadır.
Çin'in, BM Güvenlik Konseyi yoluyla karar mekanizmasına etki ederek uluslararası sistemin mihenk noktasında olduğunu söyleyebiliriz.(Suriye olayında veto kullanması, Çin Başbakan'ın artan İsrail ve Körfez ülkeleri ziyaretleri) Üçüncü olarak Çin, hem Uygur hem de Hui (Çinli Müslümanlar) nüfusu düşünüldüğünde Ortadoğu ile kültürel bir ilişki kurma azmindedir.
Küresel güç Çin, yakın coğrafyamızda yeni hamleler yaparken, Türkiye hangi pozisyonda bulunuyor?

GELECEK ÖNGÖRÜLERİ

Türkiye'nin bazı tanınmış Jeostratejistlerine göre, Türkiye 2020'de dünyanın ilk 10 ekonomi arasına girecek. 204O yılında, Türkiye Geniş Bir Coğrafyanın Sanayi ve Finans Merkezi Olacak. Türkiye bölgesinin doğal ve insani kaynaklarını kullanacak. Geçmişte nasıl Almanya Türkleri işgücüne dahil ettiyse, gelecekte de Türkiye de bölgenin ekonomik faaliyetlerinde mıknatıs görevini alacak. 2040'ların ortalarında Türkiye önce Arap ülkelerinde, ardından Asya, Afrika, Balkanlar ve Kafkaslarda etkili olan en büyük bölgesel güç haline gelecek.
2040'larda Rusya ve Çin'in ekonomik ve demografik nedenlerden dolayı istikrarları bozulmuş olacak.
Avrasya'nın merkezi de kargaşa içinde olacak. Çevredeki ülkeler ise yeni güçler olarak ortaya çıkacak.

SONUÇ:

Türkiye, 2023 hedefi; 500 milyar dolarlık ihracat rakamına, Avrupa ülkeleri üzerinden ulaşamaz. Batı'dan Doğu'ya kaymakta olan küresel güç ve ekonomik savaşlar, geleceğin, Asya ve Afrika'da olduğunu gösteriyor. Çin'in, Asya'nın değişen güç dengeleri içerisindeki konumu ve Afrika hamleleri düşünüldüğünde yeni küreselleşme çağında bu gerçekliği Türkiye'nin bir fırsata dönüştürmesi mümkündür. Çin ile geliştirilecek ekonomik ilişkiler Türkiye'yi Orta Asya ve güneydoğu Asya'da hem siyasi hem de ekonomik aktif pozisyona getirecektir. Özellikle de Asya ile daha önceden bir işbirliği içine giren ve bu işbirliğinin ekonomik, teknolojik faydalarından yararlanan Türkiye ön saflarda yer alacaktır.