CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İnadına demokrasi

Eklenme Tarihi 16 Aralık 2009
Demokratik açılımda hangi noktadayız? Başbakan bu sorulara son noktayı koydu: "Türkiye'nin geleceğini düşünüyoruz. Bunun için inadına kardeşlik, demokrasi ve inadına milli birlik ve beraberlik diyoruz." Erdoğan'ın büyük bir cesaretle başlattığı demokratik açılım süreci yeni siyasi ve sosyolojik dinamikleri yaratıyor, toplumun çözüm kabiliyetini geliştiriyor. Son dinamiklere bakarak, yeni gelişmelerin üzerinde duralım. Açılımın, Öcalan ve PKK'ya darbe vurmaya başladığı ortaya çıktı. "Öcalansız ve PKK'sız" bir çözüm, örgütü ve İmralı sakinini fena halde endişelendiriyordu. PKK, demokratik açılımdan rahatsız oldu. Önceleri, DTP üzerinden temsil şartı ile halkı ve devleti bir fikre alıştırmak istiyordu. Bu sayede örgüt, müzakere yapılabilir bir aktör haline gelmeyi de umuyordu. Başbakan'ın tüm vatandaşları ayrım yapmadan ele alması, legal olmayanlarla ilişkisini kesmesi sonuçlarını verdi. Hükümet PKK'yı besleyen vasatı ortaya kaldırmaya başladı. Öcalan'ın ümitlerinin kırılması ve örgütün etrafındaki çemberin daralması, bu işin sonunun geldiği hissine getirmek kilit önemdedir. Dışarıda örgüt önemli ölçüde destek kaybetti. ABD'den Suriye'ye kadar PKK artık "ortak düşman"dır. Fikri alanda demokratikleşme ve iktisadi alanda nispi zenginleşme terör örgütünün temellerine zarar vermeye başladı. Örgütün uyuşturucu şebekesi olarak ilan edilmesi, Kuzey Irak idaresinin "Artık sizi taşıyamıyoruz" diyerek PKK'ya "Biran önce buradan çıkın" uyarısında bulunması elbette sonuçlarını verecek.

Yeni arayış

DTP'ye oy vermeyen ve çoğunluğu oluşturan Kürt kökenli vatandaşlarımızın başka arayışlar içine girdiği gözleniyor. Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan son araştırmada şu tablo ortaya çıkmıştı: "Doğu ve Güneydoğu'da yaşayanların yüzde 47.5'i, DTP'nin bütün Kürtleri temsil etmediğini, yüzde 23.5'i temsil ettiğini, yüzde 29'luk bölüm ise fikrinin olmadığını söyledi. Terörün en önemli sebebi hakkında, işsizlik yüzde 31.6 ile en önemli sebep olarak öne çıktı. Yüzde 19.7'si terörün nedeni olan ayrımcılığı gördü. Yüzde 12 yabancı güçleri gösterdi. Yüzde 21.6'sı ise fikri olmadığını belirtti. Ankete katılanların yüzde 94.4'ü "Türkiye Cumhuriyeti devleti benim için önemlidir" dedi. Görüşülen kişiler için vazgeçilmezlik listesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kişilerin yüzde 79.8'i için vazgeçilmez olarak görülürken, etnik kimlik yüzde 68.3'ü tarafından vazgeçilmez diye nitelendiriliyor

Bölgede gelişmeler

Halk artık kendi günlük sorunlarına çözüm getiren bir parti istiyor. Silah ve şiddetten usanan bölge insanı, geçmişte yaşanan acı ve gözyaşı dolu günlere tekrar dönmek istemiyor. İnsanlar, bu konuda o kadar kararlı ki örgütün silah bırakması yönündeki beklentisini yüksek sesle dile getiriyor. Oysa eskiden böyle değildi. Şimdi bölgede "İntikam alınmasın, kimse ölmesin, iş olsun, altyapı olsun, töre cinayetleri bitsin, çocuklar sokaklarda kalmasın, herkes demokrasinin nimetlerinden yararlanabilsin, sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmanın önündeki şiddet engeli ortadan kalsın artık" sesleri yükseliyor. Tabanda böylesine radikal bir değişim olduğu için de PKK-DTP'nin bölgedeki desteği değişti. Demokratik açılımın mesajlarını Kürt kökenli vatandaşlarımızın aldığı anlaşılıyor. Bir yandan teröre karşı askeri mücadele yürürken, PKK tabanı daraltılacak adımlar atılıyor. Silaha karşı silahla mücadele yapılıyor. Sivil tabanı kazanmak için onların kimlik sorunlarını demokratik açılımlarla çözmeye yönelmek üzere adımlar atılmaya devam ediyor. Açılım devam ettiği sürece, PKK-DTP ekseninin "hareket zemini"ni daha da daraltacağı görülüyor.

Kandil'in temizlenmesi

Demokratik açılım, Kürt sorunuyla silah ve şiddetin bağını koparmayı amaçlıyor. Açılımın ilk aşaması olan "PKK'nın silahsızlandırılması" üzerinde dikkatli çalışmalar yapılıyor. Türkiye-ABD-Irak (Kuzey Irak yönetimi) ve Türkiye-İran, Kandil operasyonu üzerinde çalışıyor. Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Obama'nın bir plan üzerinde anlaştığı belirtiliyor. Ne küresel, ne bölgesel, ne ulusal rüzgârlar artık PKK'nın yelkenlerini dolduracak rüzgârı estirmiyor. PKK'daki panik "tasfiye senaryosu"ndan kaynaklanıyor.