ATV'nin 'Onu Çok Sevdim' adlı tarihi derslerle dolu dizisi önceki akşam son bölümüyle izleyicilerinin karşısına çıktı.
Adnan Menderes'in idamıyla final yapan dizi izleyenleri gözyaşlarına boğdu. "Halka hizmet, hakka hizmettir" diyerek, 1946'larda yola çıkan demokrasi şehitleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın vatan ve milletlerimizi hayırla yâd ederek idam sehpasına yürümeleri, halkımızca derin üzüntüyle seyredildi.
Menderes fikir adamı Sezai Karakoç'un şiiriyle cuntacılara şöyle sesleniyordu: "Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar.
Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar."
Darbeler gerisindeki sermaye
Büyük sermaye temsilcisi TUSİAD toplantısında, 28 Şubat darbesine destek olmanın tartışılmasından bir gün sonra, ATV'de Adnan Menderes'in idam edilişine yönelik dizinin yayınlanması büyük bir tesadüf oldu.
27 Mayıs'ın arkasındaki koalisyonda büyük sermayenin yer alışı çok düşündürücü ise, daha sonraki darbelerde büyük sermaye temsilcisi TUSİAD'ın yer alışı dikkatlerden kaçmamalıdır.
DP döneminde, dünyaya açık ekonomik modelle tarım ve ticaret sayesinde sağlanan muazzam sermaye birikimi sanayiye akıtıldı. Sanayi burjuvazisinin, 27 Mayıs ihtilalıyla iktidarda CHP'yi görmek isteyen sivil ve asker bürokratlarla işbirliği yapmaları acı bir tecellidir. Büyük Sanayi'nin yeni teşvikler koparabileceği yeni bir iktidar odağına gözünü dikerek darbeye destek olması, Türk demokrasisinin şanssızlığıdır.
27 Mayıs'ta sanayi burjuvazisin darbenin yanında olmasından başlarsak, 1971 yılında kurulan TUSİAD'ı tüm askeri darbelerin harcında görmekteyiz.
Bugün, yine bir siyasi ve ekonomik suikastlar içeren bir darbe ile karşı karşıyayız. Paralel devlet'in cuntasal girişimleri ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrarını bozacak nitelikte. 2023 vizyonuna göre, dünyanın 10. ekonomisi olma hedefimizi köreltecek özellikler içeriyor. Buna karşın, TUSİAD ne yapıyor?
Büyük patronlar kulübünden, 'paralel devlet'e tavır koyması, cuntasal girişimlere TOPYEKÛN karşı çıkması beklenirken, son 10 yılda büyük ekonomik gelişmelere imza atan Başbakan Erdoğan'a karşıtlık içinde bulunması düşündürücüdür.
TUSİAD'ta, Arzuhan (Doğan) Yalçındağ (2007-2010) ve Ümit Boyner'in (2010-
2013) başkan oldukları dönemlerde, Ak Parti iktidarına karşı bir muhalefet odağı gibi duruşlar da bir kenara yazılmalıdır.
SONUÇ: Burada önemli bir gerçeğin altını çizelim. Türkiye'yi pek parti hegemonyasından kurtarmış, milli iradenin gerçek temsilcisi olarak 3 defa seçim kazanmış Adnan Menderes'i 27 Mayıs'ın eli kanlı darbecileri ile onların uşaklığını yapan ittihat ve terakki'nin devamı siyasi kuruluşlar ve sivil cuntaların alçakça şehit etmeleri hiçbir zaman unutulmuyor.
17-25 Aralık suikastlarına ve her türlü cuntasal girişimlere destek olanlar da hiçbir zaman unutmasın.
Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklardır.