3 ay sonra gelinen pozisyon nedir? Derin planı hazırlayanlar umduklarını bulabildi mi?
17 Aralık'ta, küresel koalisyon darbe teşebbüsünde bulunulmuştu.
Büyük Türkiye yürüyüşünü durdurmak istenmişti. STRATEJİK AKIL, merkezine CHP'yi oturttuğu, Cemaat'in paralel yapısı emniyetyargı cuntasını vurucu güç olarak kurguladığı küresel koalisyonu organize etmişti. Türkiye'deki muhalefet ekseninde partileri, batıya eklemlenmiş büyük sermayeyi ve onun sesi medyayı ortak yapmış. Derin planın 1. aşaması, 30 Mart seçimlerinde milli iradeyi sulandırmak ve Tayyip Erdoğan'ı 6 seçim sonra ilk kez mağlubiyete uğratmaktı. 2. aşaması da, 10 Ağustos'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Erdoğan'ın aday olmasını engellemek, muhalefet cephesinin ortak adayının ikinci turda Çankaya'ya seçilmesini sağlamaktı. Akıllarınca, Ankara'daki milli ve bağımsız yönetimi yıkacaklar, Kurulacak koalisyon hükümetini küresel emperyal hedeflerinde yeniden maniple edeceklerdi. 3 ay içinde çok önemli olaylar gerçekleşti.
Global Research yazarı Ödüllü yazar Mahdi Nazemroaya'nın analizi, 17 Aralık'a çok net mercek tutuyor: 17 Aralık operasyonuyla derin Amerika ve İsrail, Halkbank olayında Türkiye ve İran'ı zor durumda bırakmak istedi. Gülen, Amerika ve İsrail tarafından kullanıldı. Türkiye'yi istikrarsızlaştırıp, Türk ve Kürt vatandaşları kutuplaştıracak ve etnik ayrışmaları tetikleyecek olan opsiyonu tercih ettiler. Bu senaryo İsrail'in çıkarlarına yöneliktir...
Başka söze gerek var mı?
Küresel koalisyon hedefine ulaştı mı? Ne umdular, ne buldular?
Başbakan Erdoğan, Star Gazetesi Gen.
Yay.Yön. Mustafa Karaalioğlu'nun sorularını yanıtlarken, Mart ayı başı oy oranlarının %45 ile 48 arasında bulunduğunu açıkladı.
Birkaç gün sonra, (Cemaat'in gazetesi) Bugün'de Ali Atıf Bir, Mart ayı başı özel bir kamuoyu araştırmasını yazdı: AK Parti %45, CHP %29, MHP %16, BDP %7... Bu sonuçlar, küresel koalisyonun umduğunu bulamadığını apaçık gösteriyor. Çünkü Aziz halkımızı tanımıyorlar. İşbirlikçiler ve hainler çok şaşkın.
Hatırlayalım... 'MENDERES'İ ASTINIZ.
ÖZAL'I ZEHİRLEDİNİZ. ERDOĞAN'I YEDİRMEYECEĞİZ' sloganı halkımızca büyük destek görmüştü. Halkımız, Menderes'i yakan projeyi görmüştü artık. Özal'a tuzak kurulduğunu anlamıştı. Erbakan'ı deviren zihniyeti de tanımıştı. Demirel'in, "Türkiye pistte hızlanan uçak misali, tam kalkış -take offanında başına vurulup düşürülüyor" dediği oyunları yaşamıştı. Şimdi, Tayyip Erdoğan'ın şahsında şekillenen Büyük Türkiye'yi durdurma oyunlarını görüyor ve gerekeni yapıyor. İşte, bunun için Erdoğan'a destek azalmıyor...
SONUÇ: Aziz halkımız Mart'ları, Ağustos'ları çok sever. Emperyalist ülkelerin donanması en güçlü saldırılarını 18 Mart 1915 günü Çanakkale'ye yapmışlardı. Çanakkale'yi geçemediler. Emperyalist orduları, 30 Ağustos'ta Afyonkarahisar'da imha edilmişti.
Halkımızın birlik ve beraberliği, BÜYÜK TÜRKİYE yürüyüşünü kesmeye kalkacak her
gücü yok etmeye çok kararlıdır...