Bu şaşırmışlığı şuradan anlıyoruz.
Türkiye'nin son 3 yılda Afrika kıtasında 19 yeni elçilik açarak 34 Büyükelçilikle Afrika kıtasında son yılların en büyük hamlesini yapması, küresel güçlerin gözlerini açmış, rapor üstüne rapor, analiz üstüne analizler arka arkaya geliyor.
Financial Times gazetesinin, Başbakanın Afrika gezisini "Afrika'da nüfuzunu artırma arayışındaki Türkiye" başlığıyla konu etmesi boşuna değil.
Şimdi, Türkiye'nin Afrika'daki büyük atılımlarının arkasında ismin Hakan Fidan olduğunu söylersek, küresel güçlerin merakının bir başka yönünü anlamakta da zorluk çekmeyiz.
Bugünlerde Türkiye Cumhuriyet'inin kangren olmuş bir meselesini çözmede kilit rol oynayan MİT müsteşarı Hakan Fidan, 2003 yılında, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı'nın (TİKA) başına getirildiğinde ismini duyurmaya başlamıştı. TİKA' da dört yıl boyunca kritik hamleler yapan, gözlerden uzak, Afrika'nın kılcal damarlarında gezen ve Başbakan Erdoğan'ın güvenini kazanan Hakan Fidan, MİT müsteşarlığında da Afrika'ya çok önem veren bir 'devlet aklı' olarak görev yapıyor.
Hakan Fidan'ı parlatan TİKA nedir? Ne yapıyor? Biliyor muyuz?
TİKA'nın Afrika, Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu'da yoğun bir şekilde varlık göstermesi, Türkiye'nin bölgesel güç ve küresel aktör vizyonuna uygun yürümekte.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na göre "Afrika'da TİKA dediğiniz zaman apayrı bir anlamı var. Önce yüzler gülüyor sonra hemen bir yardım geleceği düşüncesiyle her türlü alanı açılıyor.'' Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) insani diplomasinin en önemli enstrümanların başında geliyor.
Türkiye hızla dünyaya açılırken, TİKA da bunun en önemli aracı olarak uluslararası alanda bir marka haline gelmiş bir kurum özelliği kazanıyor.
Ortadoğu uzmanı, Doğu-Batı Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Ömer Özkaya gelişmeleri şöyle yorumluyor:
Afrika Kıtası çok önemli bir kıta. Bugün dünyada 7 milyara yakın insan yaşamaktadır.
Afrika Kıtasında ise 1 milyar insan yaşamaktadır. Dünya yer altı kaynaklarının yüzde 20'si bu kıtada yer alıyor. Tarım alanında en zengin topraklara Afrika Kıtası sahiptir. Gelecek ise nükleer santralarda. Uranyum yataklarına sahip ülkelerin başında Tanzanya ve Moğolistan gelmektedir.
Önümüzdeki dönemde büyük güçler Afrika Kıtası için mücadele edeceklerdir.
Güçlü olmak isteyen ülkelerin mutlaka Afrika ile bir şekilde birlikte olması gerekmektedir. Türkiye, Müslüman Afrika ülkeleriyle tarih yazacaktır'' SONUÇ: İngilizler Afrika'yı çok iyi bilir.
Dünyaca ünlü Financial Times diyor ki, "Türkiye, Afrika'ya girişinde Somali'yi ana karargâhı olarak belirledi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılındaki Somali ziyareti çok önemlidir. Afrika kökenli olmayan bir dünya lideri 20 yıl aradan sonra ilk kez Somali'yi ziyaret etmiştir. Bu çıkışın ardı hızla devam ediyor."
Demek ki Türkiye olarak iyi yoldayız.