Merhum Menderes'le, Cumhurbaşkanı Mursi arasında tarihi benzerliğin, Mısır ve Türkiye halkı arasında derin damarları vardır. Demokrasi şehidi Adnan Menderes'te, Mursi'de iki sembol isimdir. İnanç birlikteliği, tarihsel ve kültürel birlikteliği bulunan Mısır ve Türkiye halkı yüzyılların derinliğinden gelen beraberliklere imza atmış iki ülkedir.
Halkları birbiri ile kardeştir.
Mısır'ın Türkiye ile bağları, Osmanlı İmparatorluğu'ndan önce MS. 9. yüzyılda Abbasiler'in Türk topluluklarını Mısır'a yerleşmeleri için getirdikleri çağa kadar uzanır.
Gelişen olaylarla birlikte birçok Türk aile Mısır'a ve birçok Mısırlı aile de Türkiye'ye göç etti.
Mısır ile Türkiye, tarihi derinlik itibariyle baktığımızda halkları arasında son derece güçlü bağlar bulunan iki ülke olmanın yanı sıra; günümüz koşullarında birbirine son derece benzeyen iki ülkedir. Türkiye ve Mısır'da uygulanmakta olan demokrasi de birbirine çok benzemektedir. İki ülkenin halkları demokrasi yolunda büyük mücadele verdi, darbelerle karşılaştı, bu anlamda zaman zaman sıkıntılar yaşadı.
MISIR VE TÜRKİYE DARBELERİ
Halk gösterileri ve karışıklıklar ile gündeme gelen Mısır'ın tarihi de Türkiye gibi, kaos planlarıyla başlatılan gösteriler ve peşinden gelen darbelerle ünlüdür...
Ordu içerisinde Hür Subaylar Komitesi, İhtilalcı Komuta Konseyi adında bir silahlı grup oluşturdu ve başına General Muhammed Necip getirildi. 23 Temmuz 1952'de darbe yaptılar ve Kral Faruk'u devirdiler.
Darbenin önderi olarak öne çıkan Nasır, 1954'de Cuntacı arkadaşını devirerek idareye el koydu.
Türkiye'de 1960 yılında gerçekleştirilen darbede, Mısır örnek alınmıştır. 27 Mayıs Cuntacıları içindeki bir General, "Ben Mısır darbesinde orada Türkiye askeri ataşesiydim. Darbe pratiğini orada öğrendim" diyerek İtiraf etti. Cemal Gürsel lider gibi görünse de idare, sol tandanslı General Cemal Madanoğlu'daydı. Sürgüne gönderildiler.
Mısır'da Nasır'ın ölümünden sonra yerine gelen Enver Sedat yıllar sonra öldürüldü.
Devlet başkanlığına Hüsnü Mübarek geldikten yıllar sonra, General Tantavi tarafından devrildi. Yapılan ilk seçimlerde iktidara gelen Cumhurbaşkanı Mursi'yi, General Sisi devirdi.
SİSİ, Türkiye'deki 28 Şubat darbesine benzer senaryoyu uygulayarak idareyi ele aldı. Aynı yolda yürüyor. 2014 yılında senaryosunu Amerika'nın yazdığı senaryoya göre, kendisini Cumhurbaşkanı seçtirmeyi hedefliyor. Aynen, General Kenan Evren'in yaptığı gibi. Bu kadar benzer senaryolar uygulanırken, Mısır ve Türkiye'de gerçekleşen darbelerin arkasında Amerika, İngiltere ve İsrail'in bulunmasını büyük bir tesadüf olarak görebilir miyiz? Tek kelimeyle, HAYIR.
SONUÇ: Hatırlayalım:
Demokrasi şehidi Menderes'in kendisini asma kararı veren hakim ve cuntacılara seslenişi şöyleydi: Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Dirimden korkmayacaksınız. Ama şimdi milletle el ele verecek Menderes'in ölümü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir.
Amma buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir...
Bugün Türkiye'de yüz karası idam kararlarını veren Yassıada mahkemesinin hâkimlerinin, savcılarının, idamları onaylayan 27 Mayıs cuntacılarının isimleri lanetle anılmakta ise, Mısır'ın Yassıada'sı benzer mahkemesinin kararları da Mısır halkı tarafından lanetlenecektir.
Not: Mısır halkının artan öfkesinden korkan Sisi'nin hakimleri, Mursi'nin yargılanmasını 8 Ocak'a erteledi.