2011 seçimlerinin kaderini büyük ihtimalle, "ekonomi" belirleyecek. AK Parti'nin, "yeniden iktidar olma" kaderi ekonomideki gelişmelere bağlıdır. Başbakan Erdoğan, "bu gerçeği görerek, geleceği okuyarak", teşvik paketiyle büyük hamlesini yaptı. 12 Eylül müdahalesi ANAP'ı, terörist başı Öcalan'ın yakalanması DSP'yi iktidara taşıdı. 2000'li yıllarda yaşanan iki ekonomik kriz ve 28 Şubat sürecinin artçı şokları AK Parti'yi tek başına hükümet yaptı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinin kaderini belirleyen olay ise Anayasa Mahkemesi'nin kararı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananlar oldu.
29 MART SEÇİMLERİ
29 Mart seçimlerinden sonra yapılan bir ankette, AK Parti'nin oy kaybında 29 Mart seçimlerinde en belirleyici faktör olarak "ekonomik kriz" öne çıktı. Buna göre deneklerin yüzde 20.7'si küresel ekonomik kriz, yüzde 14.5'i işsizlik, yüzde 5.8'i ise başta doğalgaz ve akaryakıt olmak üzere zam, gelir yetersizliği ve hayat pahalılığının oylarına tesir ettiğini belirtiyor.
Seçmenler bariz bir şekilde ekonomik faktörlere atıfta bulundular. İktidar partisinin oy kaybında birinci sırada ekonomik kriz, ekonomik krize bağlı olarak artan işsizlik ve ekonomik koordinasyon eksikliğinin yol açtığı anlaşılıyor. Bu üç faktörün oy kaybında toplam etkisi yüzde 41'dir.
ANALİZ
Erdoğan'ın, 2002'den bu yana geçen 7 yılını, 3 döneme ayırarak analiz edebiliriz.
1. Dönem: (Kasım 2002-Mart 2004):
2001 yılında Türkiye ekonomisi reel anlamda yüzde 5.7 küçülme yaşadı. Sonuç, AK Parti, 2002 genel seçimlerinde yüzde 34.4 oy aldı.
AK Parti'nin görevde bulunduğu 2002 yılında ekonomi yüzde 6.2'lik bir büyümeyle eksi büyümeden artı büyümeye doğru bir trende geçmiş oldu. AK Parti, 2004 yerel seçimlerine ekonomik anlamda "güçlenmiş bir Türkiye" ile girdi. Sonuç, AK Parti 2004 yerel seçiminde yüzde 41.67 oy aldı.
2. Dönem: (Mart 2004-Temmuz 2007):
2004 yılında reel gayrisafi yurtiçi hasıla yüzde 9.4 gibi tarihimizdeki nadir artışlardan birini yakalamıştır.
Bu trend 2005 yılında yüzde 8.4 ile devam etmiştir. 2006 yılında ekonomi yüzde 6.9 gibi bir büyüme kaydetmiştir.Sonuç, ekonomik başarı devam ederken, Cumhurbaşkanlığı seçim sıkıntısının yarattığı siyasi doping ile AK Parti, 2007 genel seçiminde yüzde 47 oy aldı.
3. Dönem: (Temmuz 2007-Mart 2009):
Türkiye ekonomisi 2007 yılını yüzde 4.6 ile kapattı. 2008 yılını ise eksi büyüme korkusuyla geçirdi. Küresel kriz gelip ekonomiyi etkiledi.
Sonuç, AK Parti 2009 yerel seçiminde yüzde 38.8 oy aldı.
TÜRKİYE YATIRIM ÜSSÜ OLACAK
Türkiye, küresel krizin etkilerini atlatmaya çalışıyor. Erdoğan'ın 81 ile teşvik paketi "büyük hamledir". Diğer hamlelerin bazıları Kütahya'da açıklandı. Erdoğan, 2009 yılında doğalgaza zam yapılmayacağını, indirimin de dolar kuruna bağlı olduğunu söyledi. Dolar kurunda düşme olursa bu yıl içinde yeni bir doğalgaz indirimi de gündeme gelecek.
VASIFLI İŞGÜCÜ OLUŞTURULACAK
120 bin işsiz vatandaş çeşitli sosyal işlerde istihdam edilecek. 200 bin işsiz vatandaş vasıflı işgücü haline getirilecek.
2011 MAYIS AYI
Başbakan Erdoğan'ın ekonomik başarısı, şu kıstaslarla değerlendiriliyor.
1) 2002 ile 2007 arasında ekonomiyi büyüttü (ortalama yıllık yüzde 7).
2) Enflasyonu denetim altına aldı (yüzde 10'lar altında).
3) İstihdam konusunda da önemli kazanımlar sağladı (işsizlik yüzde 9'un altına gerilemişti).
Ekonomik koşullar iyiye gidiyorsa, iktidar partisi de başarılı görünmektedir.
Ekonomik büyüme, enflasyon oranı ve diğer makro unsurlar kötüye gidiyorsa, iktidar partisi de başarısız görünmektedir.
Başbakan Erdoğan,2011 yılı Mayıs ayına kadar,''kalkınma hızını yükseltirse,istihdam kanallarını açarsa,dar ve orta direğe can verirse'', etkili bir seçim kampanyası yapma imkanı çıkacaktır.
Sonuç olarak, ekonomik başarıyla süslenmemiş siyasi başarının varlığı imkansızdır., Siyasi başarı aslında ekonomik başarının beslediği bir nehirdir.