CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Psikolojik sonuçları önemli seçim

Eklenme Tarihi 11 Haziran 2009
Pazar günü yapılan "yenileme seçimleri", kapsadığı alan ve seçmen sayısı itibarıyla çok küçük olabilir; ancak psikolojik sonuçları itibarıyla çok önemli. Başbakan Erdoğan, mini seçimlerin sonucundan memnun oldu. Deniz Baykal'ın "sonuçları, psikolojik anlamda önemli" bulduğu için özel önem atfettiği ara seçimlerden memnun olmadığı anlaşılıyor.
Erdoğan, "Her şeyden önce milletimizin görüşleri ortaya çıktı. Partimizin 29 Mart seçimlerinde oy oranı 37.5 şimdi ise 43. 5.5'lik bir artışımız var" dedi.
CHP, pazar günkü seçimde 7 ilçe ve 23 beldedeki oylarını yüzde 14'e düşürdü. Oy kaybeden bir diğer parti de MHP oldu. 29 Mart'ta 30 ilçe ve beldede yüzde 22 oy alan MHP, mini seçimde yüzde 17'de kaldı. SP yüzde 16'yı korurken, oyunu kayda değer oranda artıran tek parti AK Parti oldu.
Akyazı seçimleri Erdoğan'ın yüzünü güldürdü. "Buradaki durum çok ilginç, oy dağılımında 11 bin civarında bir oyumuz var. 9 bin 800 SP oyu var. CHP'nin ise 138 oyu var" diye konuştu. "

PEK MEMNUN DEĞİL"

Baykal'ın, "İktidarın, 29 Mart'ta başlayan düşüşü sürüyor. Diri bir muhalefet var" sözlerine rağmen, "psikolojik anlamda önemli" bulduğu yenileme seçimlerinden, pek memnun olmadığı anlaşılıyor. Bu sonuç CHP'nin ara seçim sonrası gündeme getirmeyi planladığı "iktidar alternatifi" söylemini olumsuz etkiler mi? Etkiler.
AK Parti'yi geçerek bir sonraki genel seçimlere "iktidar alternatifi" vurgusuyla girmeyi hedefleyen ana muhalefet, 29 Mart'ta ulaştığı yüzde 17'lik oranını bile tutturamadı. Toplam 76 bin seçmenin oy kullandığı seçimlerde yüzde 16 oy alan SP herhangi bir belediye başkanlığı kazanamadı. 10 bölgede seçimleri kazanan CHP ise oy oranında AK Parti, MHP ve SP'nin ardından 4. olabildi.
Baykal, ara seçimlerin yapılacağı birçok ilçe ve beldeyi bizzat ziyaret ederek, mini mitingler yaptı. CHP iktidarı için öncelikle ara seçimlerden birinci parti çıkmaları gerektiğinin altını çizmişti.

SİYASİ TAKTİK

Sabah Gazetesi'nde, "halkın içinde yaşayan, halkın nabzını yansıtan" duayen gazeteci-yazar Yavuz Donat, bir siyasi taktiği gündeme getirdi. "Rahmetli İsmet İnönü, Lozan Barış Konferansı'ndadır. İngiliz Dışişleri Bakanı ve baş delegesi gururlu Lord Curzon'un taktikleriyle" uğraşmaktadır. İnönü "tecrübeli bir Fransız diplomatla" dostluk kurar. O diplomat, İnönü'ye bir "öğüt" verir. Seneler sonra İnönü, o öğüdü anlatır:
"Hep aklımdadır o öğüt: Karşındakinin sinirlerini yıpratmayı hedefleyeceksin. Yıprat oğlu yıprat." Ve İnönü bu taktiği "siyasi hayatı boyunca uygular."
Çok partili siyasi hayatımız 60 yılı buldu. Siyasi olayları yakından takip edenler, "İnönü taktikleri"- nin, aynen uygulandığını belirtiyor.

DAMARA BASMA

Erdoğan, duygusal bir kişiliğe sahip. Muhalefet, Erdoğan'ın "damarına basma" politik taktiğini uyguluyor. Gündem ısıtılıyor, siyasi hayatın tansiyonu yükseltiliyor. Muhalefetin çıkışları, müthiş bir mücadele dönemini gösteriyor.
Muhalefet, Erdoğan'ı sinirlendirmeye, kontrol dışı adımlar attırmaya çalışıyor. Tam bir sinir harbi, gerçek bir psikolojik kuşatma operasyonu planlanıyor, uygulanıyor.
Özellikle, Baykal'ın, "İnönü taktikleri" ne karşı, Erdoğan, "çelik gibi sağlam sinire sahip olma zamanını" ve "daha fazla tahammül gösterme dönemini" yaşıyor.