Turizm sektörünü yönlendiren tanınmış isimlerden gelen bir mesajı özellikle dikkatinize sunmak istiyorum.
KÜRESEL OYUNLAR
Bu mesaja tüm duygu ve düşüncelerimizle katılıyoruz. Çünkü bu mesaj sadece bir turizm hamlesinin çok ötesinde, aynı denizi paylaşan Türkiye ve Yunanistan'ın mümtaz halklarının, dünya savaş makinasına meydan okumasI manasında olacaktır. Türkiye'nin nüfusu: 77 Milyon.
Yunanistan'ın nüfusu: 10 Milyon. Sadece nüfus bakımından bile birbiri ile savaşmamaları, kavga etmemeleri gereken, dost ve kardeş olabilecek iki ülkeyi, Küresel Odaklar, on yıllarca, savaş korkutmasıyla silahlandırdılar. Milyarlarca doları ceplerini indirdiler.
Yunanistan ve Türkiye'nin ekonomiye, kalkınmaya, refaha ayıracakları milyarlarca dolarına göz diktiler. Ne için?
Neden? Yakın tarihe yeniden dikkatle bakmalıyız. Atatürk-Venizelos'un yıllar ne yaptıklarını tekrar analiz edersek, KÜRESEL GÜÇLERİN Türkiye ve Yunanistan üzerinde çevirdikleri oyunları daha iyi anlamamız mümkün olacaktır.
Atatürk ve Venizelos, Çarpışan lki ülkeyi yan yana getirdi. Türkiye ve Yunanistan NATO üyesi olarak beraber oldu. Sonra ne oldu? İki ülkenin arasına karakediler girdi. Silah Baronları, çeşitli taktiklerle iki ülkeyi öyle noktalara getirdiler ki, savaşların eşiğinden dönüldü.
İki ülkenin evlatları, daha büyük hedefler, yani daha büyük düşmanlarla uğraşmak yerine birbiriyle düşman edildi. Kimlerdi bunlar? İngilizler. Yunan ordularını Anadolu'ya süren de İngilizler olmuştu. Kıbrıs'ta Türk ve Rum'u çarpıştıran yine İngiltere idi. Türkler ve Rumlar birbirine düşürüldü. İngilizlerin Kıbrıs'taki üsleri hiç konu oldu mu?
İngilizler'e, sizin Kıbrıs'ta ne işiniz var diyen oldu mu? Tarihe bakınız. Kıbrıs'ı da hile desise ile Osmanlı'dan alan İngiltere değil miydi? On yıllardır, Milyarlarca dolarlık silah sattılar iki ülkeye.
Birbirini yıllarca yiyen Almanya-Fransa'yı yan yana getirdiler, Avrupa Birliği'ni kurdurdular ama Türkiye ve Yunanistan'ı yan yana getirmediler.
DAVUTOĞLU ATİNA'DA
İki ülkenin Devlet Aklı, Atina ve Ankara ikili ilişkileri yeniden değerlendirme aşamasında. Nitekim Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, mevkidaşı Samaras'la Aralık 2014'te Türk-Yunan Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin Atina'da yaptığı görüşmeler, iki ülkenin bu yolda kat edeceği geniş mesafeyi gözler önüne serdi. Davutoğlu'nun 9 bakanla birlikte katıldığı toplantıda ticaretten turizme, enerjiden ulaştırmaya kadar ilişkileri çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik, anlaşmalar imzalandı. Başbakanlar düzeyinde Kıbrıs ve onunla ilintili olarak Doğu Akdeniz'deki uyuşmazlık ele alındı. Bu noktaya parmak basılarak, çeşitli alanlardaki temasların ve işbirliğinin devam edeceği bir ortam yaratmaya karar verildi.
SONUÇ: Türk ve Yunan başbakanları arasında kurulan sıcak ilişki sürdükçe, Doğu Akdeniz'deki gerilim düşecek, EGE BARIŞ GÖLÜ olacak ve ülkelerimiz, KÜRESEL GÜÇLERİN silah satma yolundaki kıskacından muhakkak kurtulacaktır. Bir gerçeği komşularımız hiç unutmamalı. Komşularıyla DOSTLUK içinde yaşamaya kararlı BÜYÜK TÜRKİYE'nin gözü bundan böyle ATLANTİK ve HİNT
okyanusunda olacaktır.