2014-2015 yılları, Türkiye'nin sadece iki yılını değil, 2023 sürecine nasıl, kimlerle gideceğini de belirleyecek bir döneme işaret ettiğinden, Erdoğan'ın, siyasi hayatının en aktif dönemini de yaşayacağını düşünebiliriz. 1 Eylül'den itibaren Türkiye'nin çok sürprizlere gebe bir siyasi sürece gireceğini düşünürsek, 2014 Mart belediye, 2014 Ağustos Cumhurbaşkanlığı, erkene alınmazsa 2015 Haziran seçimleri, büyük Türkiye'nin kader çizgilerini belirleyecek özellikler taşımaktadır.
Bu bakımdan Başbakan'ın başlatacağı yeni demokrasi rüzgârı, 365 gün sonra sadece kendisini Çankaya Köşkü'ne taşımayacak, 2023 vizyonunu sağlayacak yeni siyasi kadroları da TBMM'ye kazandıracaktır.
Manifesto
Başbakan Erdoğan, Ekim-2012'de yapılan kongrede, yeni döneminde yapacağı reformları 63 maddede toplayarak ustalıktaki yol haritasını çizmişti. Reformları "2023 Siyasi Vizyonu" başlığı altında toplamıştı.
Önümüzdeki günlerde üzerinde son çalışmalarını yaptığı demokratikleşme paketini Başbakan açıklayacak. O günden sonra bir demokrasi maratonu başlamış olacak.
Başbakan'ın çantası
Başbakan'ın çantasındaki pakette neler bulunduğuna ilişkin bayram ziyaretlerimde elde ettiğim bilgiler şöyle: "Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu, yargı sisteminin hızlandırılması boyutlarına giriliyor. Şiddet içermeyen düşüncelerin serbest kalması sağlanıyor. Şiddet en sert biçimde cezalandırılıyor.
Özgürlükler genişliyor."
Mart-2014'den Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar, yeni bir DEMOKRASİ RÜZGÂRI daha eserken duyacağımız reformların bazılarını da şimdiden verebiliriz: "Partiler kapatılamayacak. Seçim mevzuatı yeniden düzenlenecek. YSK yeniden yapılanacak. Dokunulmazlık evrensel kriterlere göre düzenlenecek, Nefret suçuna düzenleme yapılacak.
Anadilde kamu hizmetlerine erişilebilecek. Darbe dönemlerinden kalan mevzuat ayıklanacak. Askeri okulların müfredatı yenilenecek.
Jandarmanın kolluk hizmeti sivilleştirilecek. Kadınların işgücündeki payı yüzde 38'e çıkartılacak."
1 yılda 3 seçim ihtimali
Siyasi kulislerdeki derin fısıltıları duyduklarını yakından bildiğim bazı isimlerle yaptığım sohbetlerde, 2014 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin beraber yapılmasını vurgulamaları dikkatimi çekti.
2014 yılında, "3 seçim ihtimali" yabana atılmamalı.
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli
Kulislerde, üzerinde dikkatle konuşulan bir konu daha var.
2014-2015 seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli için son seçimler olabilir mi? "Çankaya'ya çıkan Erdoğan, seçimi dördüncü kez kazanmış bir AK Parti'' karşısında, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin, yerlerinde durmalarının zor olduğu, hatta bizzat iki liderin görevlerinden ayrılmayı kendilerinin isteyebilecekleri konuşuluyor. (Şimdiden hazırlık yapan isimler bir başka yazı konusu olacak)
Sonuç
Böyle bir tablo şunu gösteriyor:
2015 sonrasında, AK Parti, CHP ve MHP yeni Genel Başkanlar tarafından idare edilecek demektir. 2015 yılı gerçekten Türkiye'nin siyaset kadrosu ve ufku açısından kader yılı olacağa benziyor.