CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Demokratik açılımın yeni dinamikleri

Eklenme Tarihi 09 Kasım 2009
"Çözüm"e varmak, esasen bir "süreç" işidir; daha doğrusu, "çözüm" ün kendisi bizatihi bir süreçtir, üstelik "uzun ve meşakkatli" bir süreç. Demokratik açılımla beraber, Kürt sorunu gibi köklü ve karmaşık bir sorunu "çözme süreci" nin doğrusal bir hat izlemesi beklememeli. İnişler ve çıkışlar, konum değiştirmeler, yeni denge arayışları, tıkanma ihtimalleri vs. bu tür süreçlerin normalleri"nden sayılır. Başbakan Erdoğan, 18 Ekim'deki ilk eve dönüşlerde yaşanan sorunların ardından aksadığı görüntüsü veren Kürt açılımı sürecini Meclis'in 12 Kasım oturumuyla yeniden canlandırmayı amaçlıyor. 12 Kasım Perşembe günü yapılacak oturumda Erdoğan'ın 14-15 maddelik bir önlemler dizisi açıklaması bekleniyor.

Yeni dinamikler

2002-2009, AK Parti'nin tek başına iktidar olduğu, ülkede siyasal ve ekonomik istikrarın oluştuğu bir dönemdi. Özellikle 2002- 2005 yılları arasında Avrupa Birliği'ne uyum için yapılan yasal düzenlemeler sonucunda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandı. Böyle istikrarlı bir dönemde şu yaşandı. Kürt veya Türk, farklı etnik kökenlerde ve inanç kesimlerinde, bu sorunun demokratik standartlar yükseltilerek çözülmesini ve kanın durmasını isteyenlerin sayısı arttı. Nitekim 2009 yılına gelindi ve Başbakan Erdoğan, toplumdaki çözüm talebini dillendirmeye ve sürecin başlatılmasına karar verdi. Devlet projesi yürümeye başladı.
Amerikan kuvvetlerinin Irak'tan çekilmesinin gündeme gelmesi, Ortadoğu'da yeni güçler dengesinin kurulmaya başlanması, Türkiye için "dış dinamikleri" oluşturdu. Kürt sorununun sadece Türkiye'yi değil; Kürtlerin yaşadığı diğer ülkeleri ve bu ülkelerin yer aldığı bölgede çıkarları olan başta ABD olmak üzere "büyük güçleri" ilgilendirdiği de aşikârdır.
Erdoğan'ın, Suriye, Irak, İran'da yaptığı temaslar. Erbil'de de toplantı yapılması, Barzani'yle görüşme. Bu temaslardan sonra, TBMM'de konuşmalar yapılması, hükümetin demokratikleşme projesinin dış dinamikler doğrultusunda, PKK'ya silah bıraktırmayı tırmandıracak yeni pozisyonu gösterir. 7 Aralık'ta Amerika'da, Erdoğan ve Obama buluşması yeni bir dinamik olacaktır.

Yol Haritası

Demokratikleşme sürecinin geliştirilmesi için Meclis'te bir irade oluşursa, Erdoğan'ın söylediği "kısa, orta ve uzun vadeli" bir yol haritası sürecine tanık olacağız. Kasım ayı içinde yeniden başlayacak proje ile yeni yılda gözle görülür sonuç alınması hesaplanıyor. Bunun için PKK'nın silahsızlandırılması, eve dönüşler teşvik edilecek. Bir yandan da demokratikleşme adımları atılacak. Kısa vadede yönetmeliklerde ve idari kararlarda değişiklikler yapıldı, yapılacak. Üniversitelerde Kürtçe açılımının yapılması, üniversitelerde Kürtçe dahil doğu dilleri enstitüleri kurulması, Kürtçe bir sinemanın desteklenmesi, valilerin Kürt politikacılarla ve belediye başkanlarıyla irtibatlarını geliştirmeleri, özel TV'lerde Kürtçe yayın, hapishanelerde Kürtçe yasağın kalkması, taş atan çocuklara yönelik düzenlemeler, Kandil ve Mahmur kampından Türkiye'ye dönecek PKK'lıların uyacağı yeni düzen. Orta vadede yapılacaklara gelince...
Terörle Mücadele ve Ceza Kanunlarında değişiklikler yapılacak. Seçim Kanunu değiştirilerek seçim barajı düşürülecek. Yerel yönetimler yasası çerçevesinde yeni adımlar gündeme girecek. Uzun vadede ise yepyeni bir anayasa yapılması planlanıyor. 2011'deki genel seçim sürecinde yeni anayasa.
"Anayasal vatandaşlık" konusunda yeni kavramın gündeme girmesini sağlayacak mı? İşte, demokratik açılımın en kritik virajlarından birisi de bu olacak.