Akhisar'da bulundum.
Bir gerçeği hemen vurgulamalıyım.
Türkiye siyaseti, 12 Eylül referandumudemokratikleşme paketi ile Cumhuriyetin değişen kuruluş döneminin "paradigması"nı da geride bırakmış olarak, yeni koordinatlar bazında şekillenme sürecine hızla devam ediyor. Ve 2014 sonrasında, bambaşka bir Türkiye siyaset tablosuyla 2023 hedefine yürüneceği mesajını veriyor.
Vatandaşlarımızın gündeminde ilk sırayı, "Ankara'da ve İstanbul'daki siyasi gelişmeler" almış durumda. Yeni başkent (Ankara), eski başkent (İstanbul) sisli bulvarlarında-gizli labirentlerinde neler oluyor? özellikle merak ediliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan Çankaya'ya çıkacak mı? Abdullah Gül, AK Partiye dönecek mi? Belediye Başkanı olacak Bakanlar, yeni Bakanlar? CHP, İstanbul ve Ankara seçimlerini alabilir mi? Oyları yüzde 30'u geçmediği takdirde, Kemal Kılıçdaroğlu gidici mi? CHP'den başka parti çıkar mı?
Bu gelişmeyi ekonomik bir tabirle söyleyelim: Vatandaşımız, "Çankaya'ya Tayyip Erdoğan'ın çıkacağı, genel seçim sonrası Abdullah Gül'ün Başbakan olacağı" fikrini; şimdiden, satın almış durumda. Velev ki Erdoğan Çankaya'ya çıkmadı. Ne olur? Konusu da akıllarda. Bana göre, Erdoğan kesinlikle Çankaya'ya çıkar. Onun için önemli olan birinci turda yüzde 50 üstüne çıkmak.
Başkanlık 2019 yılına
Vatandaşlarımız, yeni bir anayasa çıkmadığı ve olası bir anayasa referandumu olasılığı görünmediği için BAŞKANLIK konusunun 2014 sonrasına kaldığını düşünüyor. Kulislerden aldığım bilgilerde, vatandaşlarımızın bu düşüncesini destekliyor.
Bu durumda, Başbakan Erdoğan Çankaya'ya çıkar.2015 genel seçimlerinde AkParti en az 330 milletvekili üstüne çıkarsa, yeni anayasa ve başkanlık için Türkiye'nin enine boyuna tartışması, 2018'e kadar işi bitirmesi söz konusu olur. Halkımız kabul ederse, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimini CHP, İstanbul ve Ankara seçimlerini alabilir mi? Mustafa Sarıgül-Gürsel Tekin olayı merakla takip edilmesine karşın, İstanbul'un Başbakan Tayyip Erdoğan'dan alınması zor görünüyor. Ankara'da, Melih Gökçek karşısına muhalefetin halen güçlü bir aday çıkaramamış olması nedeniyle, CHP'nin; İstanbul ve Ankara belediye seçimlerini kazanamayacağı ağırlıklı görüş.
Kılıçdaroğlu, yerel seçimler için kendisine önceki seçimde alınan oy oranını başarı kriteri olarak koymuş ve "Oylarımızı artıramazsak ayrılırım" demişti. Yani yüzde 25.9, Kılıçdaroğlu'nun kırmızı çizgisi oldu.