CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Çömez ve Dalan'ın arkasındaki güçler

Eklenme Tarihi 19 Kasım 2011
Yüzyılın davası Ergenekon nasıl başlamıştı, hatırlayalım? MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı), Ergenekon'u ilk olarak 3 Temmuz 2002'deki bir ihbar ile öğrendi. O dönemde MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'du.
Ekinde 6 adet CD bulunan ve kendini polis olarak tanıtan bir kişinin yazdığı 2 sayfalık mektupta Türk Silahlı Kuvvetler'i içerisinde faaliyet gösteren Ergenekon örgütlenmesinden söz ediliyordu.
MİT, "Devleti/rejimi hedef alan bir grubun kendi çıkarları çerçevesinde organize olma izlenimi edinilmesi, bu bilgilerin müsteşarlığa farklı kanallardan gelmesi ve birbirlerini büyük ölçüde teyit eder olması nedeniyle" elde ettiği bilgileri bir kitapçığa dönüştürüp 10 Temmuz 2003'de Genelkurmay'a iletti. O dönemde Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'tü. MİT'in Ergenekon hakkındaki bilgi notu 4 yıl sonra 19 Ocak 2006'da Başbakanlığa gönderildi.
2007'nin Haziran ayında Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'na İstanbul Ümraniye'de bir gecekonduda patlayıcı madde bulunduğu, patlayıcıları ise bir astsubayın temin ettiği ihbarı gitti. 12 Haziran 2007'de Ümraniye'deki eve düzenlenen operasyonda savunma ve taaruz tipi 27 adet el bombası ve fünyeler bulundu. İstanbul'un gözde eğlence yeri Reina'nın özel güvenlik müdürlüğünü yapan emekli astsubay Oktay Yıldırım gözaltına alındı. Yıldırım'a ait bilgisayardan Ergenekon'a bağlı sivil unsurların örgütlenmesinin anlatıldığı Lobi Dökümanı bulundu. Ergenekon davasının ilk duruşması 20 Ekim 2008'de başlarken, Bedrettin Dalan ve Turan Çömez yurtdışına kaçtı.

Ergenekon'un 1 numarası
İşte bu noktada, MİT Eski Daire Başkanı, Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın, "Bana göre, Ergenekon'da 'bir numara' sivil bir isim.
Avrupa bağlantılı. Küresel bir güç odağı ile de bağlantılı. Büyük sermaye ile ilişkisi olan çok önemli bir zat. Dikkat ederseniz, Ergenekoncuların anti-
Amerikancı olduğunu görürsünüz"
sözlerini tekrar düşünmekte yarar var.
Turan Çömez'in 7 Haziran 2008'de Atatürk Havalimanı'ndan yurtdışına çıkış yaptığı belirlendi.
Aradan 3 yıl geçmesine karşın Çömez'in, Londra'da dil kursuna devam ettiği, Dalan'ın Almanya-Hollanda ekseninde bulunduğu biliniyor.
Aradan yıllar geçti, kırmızı bültenle aranan bu iki isim neden bir türlü yakalanamıyor? Arkalarında kim var? Neden var? Bir güvenlik ve istihbarat stratejistinin analizi şöyle: "İngiltere'nin Ortadoğu/İslam dünyası için yıllardır kullandığı çözme, ayrıştırma, dağıtma, çatıştırma stratejisi Türkiye'nin son zamanlarda üslendiği bölgesel rollerle tehlikeye düştü.
Ergenekon oluşumunun arkasında ABD'nin derin Anglo-sakson merkezlerinin neoconlarını da unutmamak lazım. 2002'den itibaren, AK Parti'nin yakın coğrafyası ile canlı, dinamik ilişkileri artınca Türkiye ile İngiltere arasında imparatorluk stratejileri çatışmaya başladı.
Türkiye İngiliz imparatorluk stratejileriyle rekabete girdi. Ergenekon ne zaman çıkmıştı? 3 Temmuz 2002'deki ihbarla.

Türkiye hesapları bozuyor

Dean Andromidas isimli araştırmacı 3 yıl önce ilginç analizler yapmıştı. Bu yazar, Jöntürk hareketinden bugünün Türkiye'sinin başına getirilmek istenen belalara kadar, birçok konuyu araştırmış. Sonunda şu kanaate varmıştı: Türkiye, bölgede tahmin edilenden çok büyüyor, güçleniyor, kendi kendine roller üsleniyor. Bu yüzden de durdurulmalı.
Ona göre; Türkiye, İngiltere'nin Balkanlar ve Ortadoğu'da hesaplarını bozuyor. İngiliz savaş senaryolarını boşa çıkaracak barış projeleri hazırlıyor, bunlara önayak oluyor. Ergenekon, tansiyonu yükseltmek için özellikle planlanmış bir stratejiydi. Terör ve suikastlarla, Tayyip Erdoğan hükümetinin askeri darbeyle devrilmesine zemin hazırlamaya çalıştılar. Ama olmadı. Şu unutulmamalı.
Türkiye'nin uzun yürüyüşünü engellemek için ciddi girişimler olacaktır. Yeni Ergenekonlar çıkacaktır."
Sonuç: Bazı soruları sıralarsak, Turan Çömez İngiltere'de, Bedrettin Dalan Almanya-
Hollanda'da. Neden yakalanamıyorlar acaba?
Bölücü terör örgütü PKK, Avrupa'da nasıl cirit atıyor? Alman istihbarat servisinin Ortadoğu'yla yakın ilgisi ne durumda?
AK Parti iktidarının yakın coğrafyası ile dinamik ilişkileri artınca Türkiye ile İngiltere arasında imparatorluk stratejileri çatışmaya başladı. İngiliz istihbarat servisi yüzyılların tecrübesi ile Ortadoğu'da neler yapıyor?