CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

CHP hep aynı

Eklenme Tarihi 06 Eylül 2014
CHP, gerçekten enteresan bir parti...
Dünyanın ve Türkiye'nin gündemi başka,olağanüstü toplantıda 'sağa mı açılıyoruz,sosyal demokrat mıyız?' tartışmasıyla saatleri geçirdiler.
Dünyada ve Türkiye'de, sağsol bitmiş, toplumumuz büyük değişim yaşıyor. CHP'de sağa açılma kavgasının sürmesi gerçekten şaşırtıcı oluyor.
Sağı solu bırakıp, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, A Haber'de yayınlanan Deşifre programında, CHP ve Kılıçdaroğlu ile ilgili şok belgelere açıklık getirseler, inanın, halkın nezdinde daha çok inandırıcılık kazanırlar.
Gökçek, "Kılıçdaroğlu istemediği sürece kimse onu koltuktan indiremeyecek. Yani baronlardan emir almadığı sürece koltuktan inmez. Yalçın Küçük "Kılıçdaroğlu bir CIA projesidir" derdi. Kılıçdaroğlu kendi iradesi ile hareket eden birisi değil'' diyor, CHP'liler, nereye açılacaklarına bir türlü karar veremiyorlar. CHP'nin 18. Olağanüstü Kurultayı'na Mehmet Bekaroğlu'nun CHP'ye katılması ve CHP'nin sağa açılışı tartışmaların odağına oturdu. Kılıçdaroğlu'nun, konuşmasının her cümlesinin sonunda, 'Ben sağcı değilim' demesi dikkati çekti. Bekaroğlu, CHP'ye üye olunca,geniş kitle nasıl bir iştir bu? diye düşünüyordu. Hayatı,milliyetçi muhafazakar dünyada geçti. Refah Partisi, Fazilet Partisi, Has Parti'de statükoyu yıkmak için uğraştı. Sonunda öyle bir şey yaptı ki, statükonun sembol partisi CHP'ye katıldı. Görünen köy kılavuz istemez.
Mehmet Bekaroğlu, CHP'ye katıldığına pişman edilecek.
CHP'ye ilk kez adım attığı olağanüstü kurultayda bir kanalda, CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz tarafından öyle sert sözlerle eleştirildi ki, sözleri taş çatlatırdı. İran yakınlığından başladı, Kemalist CHP'ye yakışmayacak bir isim olduğuna kadar eleştride bulundu.
Bekaroğlu orada olsa herhalde, "Ben ne yaptım.Neden buraya geldim.Burası nasıl bir yer" demekten kendisini alamazdı.
Kılıçdaroğlu ne kadar çok isterse istesin, eski Türkiye'nin statükonun partisi CHP'de Bekaroğlu'na yer olmayacak. CHP'nin ulusalcılarının kılıç gibi sözleri, yürek yakan sözleri karşısında, yaptığına pişman edilecek. Mansur Yavaş'ta geldiği zaman haşat edilmişti. Belediye seçimlerinden sonra Mansur Yavaş tartışmalardan o kadar rahatsız oldu ki, CHP'den kaçmak için yol aradı. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı kurultaya damgasını vururken, onun kurultaya gelmemiş olması da, komedi oyununa benziyordu. Düşünün Cumhurbaşkanlığı gibi zirveye kendisini aday yapan partinin Kurultay'ına gelmiyor ama onun üzerinden CHP'liler kavga ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının en sert bölümü hizipcilik yapan ulusalcılara yönelikti. 'Ya uyacaksınız,ya ayrılacaksınız. Başka yol yok' diyerek, masaya elini vurdu. Önde gelen ulusalcı Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan, Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Mersin Milletvekili İsa Gök, İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, İstanbul Milletvekili Nur Serter ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'e yol göründü. CHP'li ulusalcılar partiden atıldıktan sonra ne yaparlar? Ya İşçi partisine geçerler, ya da ayrı parti kurarlar. Kendilerini destekleyen kitleleri de arkalarından götürürler. Sonuçta, CHP'nin alması düşünülen yüzde 28 oyun en az yüzde 3'ünü götürürler, Kılıçdaroğlu seçimlerden yüzde 25 le çıkınca, ona da yol görünür. Dün yazdım. Yerine; İstanbul'da çizilen plana göre, Mustafa Sarıgül gelir.

SONUÇ:
CHP'de kimlik açmazı var.
Sosyolojik bir gerçek olarak, dinamizmini dışa yansıtamayan bir parti kendi içine dönüyor.
Birbirini yiyen insanlar ve hizipçilik büyüyor.
Halka gidemediği için halktan destek görmüyor. Kılıçdaroğlu sıkıntıya el attı. Elitist eleştrisi yaparken, "Elitisler, rakı sofrasında Türkiye'yi kurtarıyorlar, CHP'yi bunlardan temizleyeceğim" ifadelerini kullanması, ana muhalefet partisi'nin nelerle uğraştığını gözler önüne seriyor. İnşallah, sonraki olağanüstü kurultayında şunlar olur?
CHP kendisini sorgular, tarihiyle yüzleşir, parametrelerini değiştirir. Statükoyu savunmaz, eski imtiyazları istemez,millet ile arasındaki mesafeyi kapatır...
OLABİLİR Mİ?