CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Cemil Çiçek'e bravo

Eklenme Tarihi 07 Kasım 2011
Bugün dünya olarak, ülke olarak vatandaş olarak, tam bir geçiş döneminin ortasındayız. Güç dengeleri, siyasal yapılar değişiyor, sınırlar, değer yargıları, ahlak anlayışı, alt yapısıyla, üst yapısıyla dünya değişiyor.
Artık yeni yönetim anlayışları yükseliyor. Eski yapılar yerini, kurmaylardan oluşan, kolektif çalışan takımlara bırakıyor.
Kısaca yeni bir dünya kuruluyor.
Artık dönüşümü olmayan bir noktadayız.
Türkiye, yeni döneme Yeni Anayasa ile girme heyecanı, mücadelesi ve sancıları ile hazırlanıyor.
Bulunduğumuz noktada, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yatıştırıcı tavırları ve akıl dolu hamleleri ile Yeni Anayasa'nın herkesin katılımını sağlama çabası içinde. Başlangıç noktasındaki başarılı hamleleri, halk için halkın anayasasını yapma şansının önünü açmış durumda. TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e, "Barış dilli" yönetim anlayışından dolayı "Bravo" demenin zamanı gelmiştir. ''Bravo" dememizin alt yapısı şu gerçekten kaynaklanıyor. Bilindiği gibi, stratejik hataları taktik manevralarla düzeltemezsiniz. Yıkıcı olan 'strateji hatası'dır. Yeni Anayasa için uygulamaya sokulan strateji doğru olduğu için, çalışmalar başarı ile yürütülmektedir. Olumlu adımlarla yürümektedir.
Anayasa yapımı süreci sadece bir kanun metni yapma, değiştirme işinden ibaret değildir.
Anayasa bir devlet ve siyaset anlayışının somutlaştığı bir hukuk metnidir. Türkiye kangren olmuş meselelerini Yeni ve sivil bir Anayasa ile çözmeye karar vermiştir. Türkiye'de her yeni anayasa, asker-sivil gerilimini takip eden bir darbe ortamı içerisinde ordu tarafından yapıldığından, yeni dönemde sivil bir Anayasa yapılması iradesi bile başlı başına değerlidir.

ANAYASA'NIN RUHU
Türkiye büyük değişimini sivil bir anayasa ile taçlandırmak zorundadır. Her şeyden önce anayasanın temel değeri, özgürlük olmalıdır.
Yeni Anayasa, demokratik yapının güçlendirilmesi esasına oturtulmalı. Egemenlik millettedir; millet adına egemenlik yetkisini milletin seçtikleri kullanır. Bu nedenle atanmışlar iktidarın ortağı olmamalıdır. Demokratik Batı ülkelerindeki "liberal demokrat" anlayış, esas alınmalıdır. Yeni Anayasa ruhunda, sivilleşme ve demokratikleşme perspektifi bulunmalıdır.
Bundan önceki anayasalarda "kişi" ve temel haklar daima arka planda kalmıştır. Anayasa, kişileri devlete karşı koruyan, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini korumayı esas alan metindir.
Yeni dönemde "Birey" öncelik almalıdır.
Laiklik ilkesinin resmi ideoloji çerçevesinde tanımlanmış din ve vicdan hürriyetiyle bağdaşmayan tanımı terk edilerek liberal demokrasilerdeki laiklik anlayışı esas alınmalıdır.
Bir hukuk devleti olma özellikleri tutarlı biçimde şekillendirilmelidir. Kurumların temel refaransı uluslararası hukuk, insan hak ve hürriyetleri, tarafsızlık olmalıdır. Sosyal devlet olmanın yeni versiyonu şekillenmelidir.
Yeni Anayasa'da, sosyal boyutun ön plana çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Yeni sosyal devlet ilkesinin, kamu kaynaklarının gerekli bölümünün insan kaynaklarının beşeri gelişmişliğine kaydırılmasını öngörmesi, bilgi toplumuna geçiş ile manevi ve moral değerlere yatırım yapılmasını sağlamaya yönelik şekillenmesini içerdiği vurgulanıyor.
Devletin beşeri gelişmişlik konusunda eğitim ve sağlık alanlarındaki hizmetlerinin tüm bireyleri kapsamasını sağlaması, yaygın bir burs ve sağlık sigortası sisteminin kurulması için, eğitim ve sağlık alanında özel sektörün geniş katılıma sokulması ve sağlık sigortası ile sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkân hazırlanması üzerinde önemle duruluyor.
Yeni dönemde, kırsal alandan kentsel alanlara göçün önemli bir konut ihtiyacı doğuracağı, bu nedenle hazine ve belediye arazilerinin konut alanı olarak kullandırılması ve piyasa mekanizması içinde uzun vadeli konut finansmanını sağlayacak mali piyasaların kurum ve enstrümanlarının çıkartılması üzerinde duruluyor.