CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Büyükanıt neden sustu?

Eklenme Tarihi 03 Ekim 2012
"Balyoz darbe planı" davasından karar çıktıktan sonra, dört eski genelkurmay başkanının, ne diyecekleri, nasıl tepki verecekleri? kamuoyunca merak ediliyordu.
Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman'ın açıklamaları hemen geldi. Hatta darbeyi kim önledi? Tartışması, "Darbeyi Aytaç Yalman önlemiş" olduğu noktasında tatlıya bağlandı.
Balyoz seminerinin yapıldığı Mart- 2003 yılında ordunun hassas görevlerinde bulunan Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ'un yorumları bekleniyordu. "1.ordu seminerinin amaç dışına çıkılarak darbe konuşmaları yapıldığı" iddiaları yoğun olarak kamuoyunda tartışılırken, o dönemde Genelkurmay 2. Başkanlığı gibi stratejik bir görevde olan Büyükanıt'ın yorumu özellikle beklendi. Önceki gün bir gelişme oldu.
Beykent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Danışmanı olarak bir toplantıya katılan Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt, "Balyoz davası kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz ?" sorusuna "Kusura bakmayın" diyerek yanıt vermekten kaçındı. Yaşar Paşa, 2003 Ağustos'ta Birinci Ordu komutanı, 2004'te Kara Kuvvetleri Komutanı, 2006 yılında ise Genelkurmay Başkanı oldu. 2008 yılında emekliye ayrıldı.
Ergenekon davaları sürüyor.
Sarıkız, Ayışığı darbe planları üzerinde mahkemeler devam ediyor.
Büyükanıt'ın, darbelerin önlenmesinde Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök'ün yanında yer aldığını içeren belge ve bilgiler mahkeme dosyaları arasında yer alıyor. Özden Örnek Paşa'nın yazdığı iddia edilen günlüklerde de darbe karşısında yer aldığı gözleniyor. Aytaç Yalman'ın emekliye ayrılmasından sonra Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün yanında bulunması anlamlı bir duruştu. Hilmi Özkök konuşurken yardımcısı konumunda bulunan Büyükanıt'ın yorumdan kaçınmasının bir sebebi muhakkak olmalıydı.

İFADE İPUÇLARI
"Yaşar Büyükanıt, Balyoz darbe cezaları üzerine yorum yapmaktan neden kaçınmış olabilir? düşüncesiyle, darbe davasına bakan mahkemede, tanık olarak verdiği ifadesini tekrar okudum.
Büyükanıt'ın ifadesinde bazı önemli ipuçları vardı. Tekrar hatırlayalım...
Büyükanıt: Genelkurmay 2.Başkanı olarak bana sunulan seminer sonuç raporunu imzaladım. Raporu imzalamak, içeriğinin onaylandığı anlamına gelmiyor.
Soru: Seminerde yasal olmayan şeylerin konuşulduğu hissine kapıldınız mı?
Büyükanıt: Raporu Genelkurmay Başkanı'na arz etmeden önce hukukçulara incelettik, görüş aldık. Raporlarda alınan tedbirler olabilir. Bu raporu bu kapsamda bir belge olarak görebiliriz.
Soru: Mahkeme Başkanı; "Plan seminerine ilişkin düzenlenen Genelkurmay Başkanlığı sonuç raporunda "öncelikle Milli Mutabakat Hükümetinin kurulması gerektiği, MİT Başkanlığı'na asker kişinin getirilmesi" gibi bazı bölümlerin altının çizilmiş?
Büyükanıt: Kim çizdi bilmiyorum. Benim çizmediğim belli.
Soru: Mahkeme Başkanı, sonra ne oldu?
Büyükanıt: Birkaç gün sonra Komutanın makamına çıkarak bu konuda bir direktifi olup olmadığını sordum. Olmadığını söyledi
Savcı: Seminerin sonuç raporunda İstanbul ili için ilave 4 Tugaya ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Ancak o döneme ilişkin basında yer alan bazı söylentiler, rivayetler var. Sayın Genelkurmay Başkanımız, Çetin Doğan'ın İstanbul'da istenilmeyen işler yaptığını öğrenmiş ve bu durum ciddi sıkıntılar doğurmuş. Doğan'ın 4 Tugay daha istemesine rağmen 1. Orduya bağlı bulunan bazı birimler, farklı komutanlıklar emrine kaydırılarak olası bir darbeyi engellediği rivayet ediliyor?
Büyükanıt: İstanbul'da 1. Ordu Komutanlığı yaptım. İstanbul, idare edilmesi güç şehirlerden biridir.
Takviye ihtiyacı olan bir ildir. Bu takviye, savaş durumu nedeniyle değil, toplumsal olaylarda emniyet güçlerine takviye olmak amacıyla gereklidir
Soru: Savcı; Ülkenin yönetilemeyecek duruma gelmesi halinde milli mutabakat hükümetini kurmak 1. Ordu Komutanlığı'nın görevi midir?
Büyükanıt: Hükümeti Meclis kurar. Meclis'in görevini, 1. Ordu'nun yüklenmesi eşyanın tabiatına aykırıdır'' Bu son soru ve verdiği cevap, Balyoz'un arka planını ortaya çıkarıyor... Peki, Meclis sadece Hükümet mi kurar? Hükümeti, göreve o getirir ve o götürür. Egemenlik milletin önüne konan sandıktan çıkar. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu gerçeğini TBMM temsil eder.

* * *
SONUÇ:
Büyükanıt'ın, Balyoz cezaları konusunda yorum yapmaktan kaçınsa bile gelecek aylarda arka arkaya kararları verilecek diğer darbe davaları üzerinde kamuoyuna önemli açıklamalar yapacağı düşünülüyor. Ekim ayında TBMM Darbeleri İnceleme Komisyonu'nda bilgisi istenecek. 27 Nisan e-muhtıra döneminde kapalı kapılar ardında ne olduğuna ilişkin bazı gizli noktaları aydınlığa kavuşturması da bekleniyor. Gerçekten, 27 Nisan'ı kendisi mi yazdı? Ne bekleniyordu? Ne oldu? Vereceği cevapların, 27 Nisan kitaplarının tarihe daha açık bilgilerle ulaşmasına yol açma umudu taşıyoruz.